1 Aralık 2011 Perşembe

ısı pay ölçer hakkında bir bilgi

Isı payölçeri asla manupile edemezsiniz eğer dokunursanız ve oynarsanız merkeze sinyal ile uyarı gelir ve hemen bu işlmi anlar ve önlem alırız? YANLIŞ !!

ısı payölçer elektronik bir cihaz olduğu için diğer elektronik cihazlar gibi çok rahat bir şekilde manupile edilebilir.ısı payölçerin üzerinde veya herhangi bir yerinde erken uyarı sistemi kesinlikle yoktur. ısı payölçeri yerinden sökseniz bile bunu raporlama yapan firma anlamaz.hatta çoğu kez firmalar ısı payölçer yerinde değilken bile tüketim yansıtırlar.bunu anlamanın en kolay yolu pay ölçeri çıkarıp bir okuma dönemi beklemeniz ve görmeniz.
pay ölçer de diğer elektronik cihazlar gibi manupile edilebilir.

ısı pay ölçer hakkında bir bilgi

Isı payölçer veya ısı sayacı gibi elektronik ısı ölçüm ve paylaşım cihazlarının okunması manuel olarak yapılabilir ancak burada önemli olan bu paylaşımın site veya apartman yönetiminden farklı tarafsız bir firma aracılığı ile yapılması.
ısı payölçerlerin üzerinde gözüken rakam direkt tüketimi yansıtmaz. Bu rakam ısı payölçer birimi denen belirli bir formül ile hesaplanan bir birimdir ( ilgili radyatörün Isıl Katsayısı ( K değeri ) ve ısı farkından ortaya çıkan bir rakam ) .Bu anlamda direkt bu rakamı okuyarak tüketimi bir yazılım olmadan yapmak mümkün değildir.
Burada bir soru daha karşımıza çıkabilir ( ki bazı yerli firmalar bu yazılımı verdiklerini söylerler ) " bu yazılımı satın alıp okuma işlemini kendimiz yapamazmıyız ? " Bu sorunun yanıtı hem ever hemde hayırdır. Nedenine gelince bu yazılım yapılırken bir radyatör veri tabanı oluşturuluyor ve aylık olarak bu veri tabanı güncellenmeli çünki her türlü radyatörlerin K değerleri bu yazılımın veri tabanında olması gerekli.Bunu kontrolüde ciddi bir çalışma gerektirir.
Kısaca sonuca bağlayacak olursak bu okuma işleminin Bayındırlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen firmalar tarafından yapılması hem zaman tasarrufu hede bağımsız bir ölçüm ve raporlama yapılması açısından daha pratik ve doğrudur.

Soru-Cevap devam

SORU:
Yapı ruhsatı ve yapı kullanım izin belgesi yürürlükteki mevzuat uyarınca nüfus ve adrese dayalı olarak tanzim edildiğinden ve her yapının kapı, bina numarası ayrı olduğundan mimari projelerine uygun olarak ayrı ayrı ancak aynı ruhsat numarası ile düzenlenmektedir. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre aynı parselde bulunan 4 bloktan oluşan ve aynı ruhsat numarası ile ayrı ayrı ruhsat verilen projemiz tek bina olarak mı yoksa ayrı ayrı bina olarak mı değerlendirilir? Konu hakkındaki görüşlerinizi rica ediyorum.
CEVAP:
Bir parsel içinde yapılacak bloklar ayrı ayrı yapı ruhsatı alıyor ise ayrı ayrı bina olarak değerlendirilir. Aynı ruhsat numarası alsa dahi binalar aynı zamanda bitmeyebilir. İlk blok birinci yılın sonun da biterken ikinci blok belki üçüncü yılın sonunda bitecektir. Bu durumda ilk bloğa kullanım izni verilecek ise bu blok BEP Yönetmeliğince ayrı bina olarak kabul edilir. Dolayısıyla BEP Yönetmeliği açısından ruhsat sayısı değil her bir bloğa ait ayrı birer ruhsatın varlığı esastır. Eğer parselde birden fazla bina var ve bunlar içinde tek bir ruhsat düzenleniyor ise bu durumda bu binaların toplam kullanım alanları esas alınır. Çünkü bu binaların kullanılmaya başlayabilmeleri için (kullanım izni alabilmeleri için) tamamının bitirilmesi gerekir.
Sonuç olarak eğer tek parselde yapılan birden fazla bina var ise ve her blok için ayrı ruhsat tanzim ediliyor ise tanzim edilen ruhsat baz alınarak kullanım alanı çıkartılmalı ve bu kullanım alanına göre BEP Yönetmeliği hükümleri işletilmelidir.
SORU:
Binalarda Enerji performansı yönetmeliğinin Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 4 üncü maddesinin rr bendinde;
“Kullanım alanı: Binanın inşa edilen ve kullanılabilen tüm bölümlerinin; duvarlar, kolonlar, ışıklıklar, giriş holleri, açık çıkmalar, hava bacaları, saçaklar, tesisat galerileri ve katları, ticari amaçlı olmayan ve binanın kendi ihtiyacı için otopark olarak kullanılan bölüm ve katlar, yangın merdivenleri, asansörler, tabii zemin terasları, kalorifer dairesi, kömürlük, sığınak, su deposu ve hidrofor dairesi çıktıktan sonraki alanı”
İfadesi yer almakta olup, yine aynı yönetmeliğin 13 ncü maddesinin 3 üncü fıkrasında;
“Yeni binalarda; yapı ruhsatına esas olan toplam kullanım alanının 2.000 m2 ve üstünde olması halinde merkezi ısıtma sistemi yapılır.”
Denilmekte olup, yapı ruhsatında belirtilen alan yapı inşaat alanı olduğu kullanım alanı tanımı ile 13/3’ündeki ifade çelişki oluşturmuyor mu? Bilgi vermenizi arz ederim.
CEVAP:
Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinin 13/3 maddesinin uygulanması için öncelikle binanın yönetmelik tanımlarında da bahsedildiği gibi yeni bina tanımına uygun bina olması gerekmektedir.
Bunu sağlayan bina veya binalarda ise her bir bina için ayrı bir yapı ruhsatı var mı yoksa birden fazla bina için tek bir ruhsat mı çıkartılmış bu incelenmelidir. Yönetmeliğin uygulanması açısından yapı ruhsatı esastır.
Yapı ruhsatı üzerinde bulunan yapı inşaat alanından tanımlar maddesinde belirtilen kullanım alanı tanımında çıkartılması gerekliliği sayılan mahallerin çıkartılmasından sonra yapı ruhsatına esas kullanım alanı kalacağından tanım ile 13/3 maddesi hükmü arasında bir çelişki bulunmamaktadır.
Uygulamanın da bu doğrultuda yapılması gerekir.

29 Kasım 2011 Salı

ENERGY Efficiency at Turkey

Energy efficiency
Turkeys bid to join the EU has also increased the country’s urge to achieve energy efficiency in line with EU Directives so as to improve admission chances.

Turkey is currently benefiting from two programmes on energy efficiency decided by the European Commission and European Development Bank in co-operation with Kreditanstalt für Wiederaufbau and the European Investment Bank in 2006. These are aimed at providing financial assistance to Bulgaria, Romania, Croatia and Turkey in order to increase investments in energy efficiency.
The main efficiency savings can be made in industry, which accounts for 43% of Turkish primary energy demand. Turkish industry is quite energy intensive, with nearly 50% being in raw material processing, for example steel- and glass-works. Energy intensity in Turkey is also high compared to EU15 averages, suggesting that further efficiency savings can be made.

Ownership
In March 2001, the Turkish government enacted a new Electricity Market Law, which sets the stage for liberalisation of power generation and distribution activities. Under the law, the state-owned Turkish Electricity Generation and Transmission Corporation (TEAS) was split into separate generation, distribution, and trade companies as follows:
• Turkish Electricity Transmission Joint Stock Company (TEIAS, responsible for operating the national grid, www.teias.gov.tr/eng/)
• Turkish Electricity Generation Joint Stock Corporation (EUAS, responsible for operating power-generation facilities, www.euas.gov.tr/), and
• Turkish Electricity Trading Joint Stock Corporation (TETAS, responsible for purchasing electricity, www.tetas.gov.tr/)
EUAS currently holds 60% of the installed generating capacity in Turkey. TEIAS has a legal monopoly on transmission in the country, with legislation in place to ensure fairness of transmission to all entities. The Turkish Electricity Distribution Joint Stock Corporation (TEDAS,www.tedas.gov.tr/ ) is the state-owned distribution company, established in 2004. The company owns a 75% market share across Turkey.

In 2006, the Balancing and Settlement Regulation (BSR) started to be implemented financially. With BSR, a new market is formed where private sector also could take part actively and sell energy to the public sector indirectly under market conditions. By the balancing market rules the market participants had the opportunity to sell/buy the electricity in the balancing market in addition to their bilateral contracts. The balancing market has developed quickly and the share of energy produced through balancing market is 13% (by volume-MWh) on the average of the total electrical energy produced in Turkey.

As result of the passing of the BSR, the EMRA (Turkey's energy regulator) approved the privatization of Turkey’s 20 regional electricity grids. The EMRA has approved a new electricity tariff structure, the final step before Turkey can invite tenders to auction the distribution grids. The power grids are expected to be sold in groupings of up to 6 regional grids at a time to encourage economies of scale and greater efficiency.

The Natural Gas Market Law (Law No. 4646) was adopted in May 2, 2001. The objective of this law was to establish a fair, financially-sound, transparent and competitive natural gas market.
The oil market in Turkey, as per the Oil Market Law (No. 5015) of 2003, is primarily operated by the Turkish Petroleum Refineries Corporation (TUPRAS, www.tupras.com.tr/) and POAS, the major petroleum products distributor. Privatization of these companies has occurred.

26 Kasım 2011 Cumartesi

Renewable Energy at Turkey

Renewable energy
Turkey’s renewable energy sources are plentiful and extensive and represent the second-largest domestic energy source after coal. Primary renewable energy resources in Turkey are: hydro, biomass, wind, biogas, geothermal and solar.

Geothermal energy
Turkey ranks 7th worldwide in geothermal resources which yield a potential of 2000 MWe (electricity) and 31.500 MWt (thermal), whereas the installed capacity is only 20 MWe and 1,077 MWt.

Wind energy
Turkey has one of the highest potential for wind energy in Europe and there exists an economical potential of 10.000 MW. As of 2007, the installed capacity has increased to 200 MW, with a further 600 MW in construction.

Solar energy
Turkey lies in a sunny belt between 36º and 42ºN latitudes. The yearly average solar radiation is 3.6 kWh/m2-day and the total yearly radiation period is approximately 2640 h, which is sufficient to provide adequate energy for solar thermal applications. Technical solar potential stands at 76 Mtoe. Photovoltaic applications in the country currently stand at around 1000 kW, and are mainly installed in areas where electricity transmission is not economically feasible. In spite of this high potential, solar energy is not now widely used, except for flat-plate solar collectors.

Hydro power
There are 436 sites available for hydroelectric plant construction, distributed on 26 main river zones. The total gross potential and total energy production of these sites are nearly 50 GW and 112 TWh/yr, respectively, and about 30% of the total gross potential may be economically exploitable.

Biomass energy
Considering the natural resources and extent of agro-economic infrastructure, Turkey also has a significant potential in biomass. As of 2003, 15 million tons of forest residues and 5, 4 million ton of plant and animal wastes are used for the production of energy. However, it is estimated that around 50-60 million tons of animal wastes and 50-100 million tons of agro-industry wastes can be used for production of energy. Among the renewable energy sources, biomass is important because its share of total energy consumption is still high in Turkey. Since 1980, the contribution of the biomass resources in the total energy consumption dropped from 20% to 8% in 2005.

24 Kasım 2011 Perşembe

Soru-Cevap devam

SORU:
Belli Bir sayıda konut malikinin onayı gerekli midir?
CEVAP:
Yönetmeliğin, Yönetim planının ve sözleşmelerin Yönetmeliğe aykırı hükümlerinin değiştirilmesi başlıklı ON DÖRDÜNCÜ MADDESİNE GÖRE "Merkezi ısıtma veya sıhhi sıcak su sistemine sahip binaların yönetim planının ve bölgesel ısı dağıtım ve satış şirketlerinin bağımsız bölüm kullanıcıları ile yaptıkları sözleşmelerin, bu Yönetmeliğe aykırı olan hükümleri üç ay içinde bu Yönetmeliğe uygun hale getirilir." yönetim planında bu yönde bir karar yoksa bile yönetim planının yönetmelik hükümlerine göre değiştirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla yönetim planında yapılacak bir değişiklik için verilen sürede 3 ay olup buna göre yönetimin gereğini yapması gerekmektedir. Mevcut merkezi sisteme sahip binalarda bu sisteme geçilmesi için gerekli plan değişikliği yapılamaması halinde yasal anlamda yönetim bu noktada sorumlu olacaktır.
SORU:
18 daireli apartmanınızda bulunan merkezi sistemle ve her daire girişinde bulunan ısı sayaçları ile ilgili olarak;
1. Her dairenin ısındığı oranda ısınma giderine ortak olduğu, hiç kullanmayanın hiç ödemediği ifade edilmekte olup, 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'in hükümlerine göre her dairenin ısınma kullanıp kullanmamasına bakmaksızın belli oranlarda gidere ortak olması ifadesinin doğru olup olmadığı sorulmaktadır.
2. Isıtma sistemini kullanmadığınız halde yönetimin dediği üzere aylık 30 YTL ödemek zorunluluğunuzun doğru olup olmadığı,
3. Yönetime nasıl cevap vermeniz gerektiği konusundaki sorularınız ile ilgili olarak;
CEVAP:
1- 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'in Uygulamalar başlıklı Madde 5'in 5 ve 6 ncı paragraflarında; "(5) Tüketilen enerjiyi sınırlandırabilmek için merkezî ısıtma sistemi kullanılan binalarda TS EN 215’e uygun termostatik radyatör vanası kullanılır. (6) Merkezî sistemlerle ısıtma yapılan bağımsız bölümlerdeki mahal sıcaklıklarının asgari 15 °C olacak şekilde ayarlanır." ifadeleri yer almakta olup, yönetmelik, bir binada özellikle ara dairelerde yaşayan komşuların yaktığımız kadar ödeyeceğiz diye komple sistemlerini kapatarak komşularından enerji çalmalarını engellemek üzere sistemin komple kapatılmasına izin vermemektedir. Ancak, yine yönetmelik kullanılmayan dairelerde de aşırı gider israfını engellememek için daire iç mekan sıcaklıklarının ısıtılmayan iç mekan sıcaklığı olarak kabul edilen 15°C olacak şekilde termostatik vanalar ya da ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanları ile (ki bu ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının merkezi ısıtma sistemli binalarda kullanımı 02 Mayıs 2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Kanununda zorunlu hale getirilmiştir.) sağlanmasını istemektedir. Dolayısı ile hiç kullanmayan hiç ısıtma giderine katılmayacak olması doğru değil zaten hem komşulardan enerji çalınmasının önüne geçilmesi hem de yine yönetmelik hükümleri doğrultusunda ortak mahal ve ısının kullanım mahallerine gelene kadar ki kayıplarının ve işletme masraflarının da (ki yönetmeliğe göre giderin %30'unu kapsamaktadır ve kullanım alanı oranında tüm kullanıcılara paylaştırılmak zorundadır.) kullanıcılara paylaştırılması gerekmektedir.
Konu ile ilgili tüm açıklamalar ve uygulama esasları 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'te bulunmakta olup, resmi gazetenin internet sayfasından yönetmeliğe ulaşılabilmektedir.
2- Isıtma sistemini kullanmadığınız halde aylık 30 YTL'lik sabit gider istenilmesi durumu ile ilgili olarak da, 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'in ısıtma ve sıhhî sıcak su gider paylaşımı hesaplaması başlıklı 8 nci maddesi 1 nci paragrafında; "(1) Merkezî ısıtma sistemlerinde toplam ısıtma giderlerinin % 70’i bağımsız bölümlerin ölçülen ısı tüketimlerine göre paylaştırılır. Toplam ısıtma giderlerinin % 30’u ortak kullanım mahalleri, sistem kayıpları, asgari ısınma ve işletme giderlerinden kaynaklı ısı giderleri olarak bağımsız bölümlerin kullanım alanlarına göre paylaştırılır." ifadesi yer almakta olup, buna göre her ay sabit gider tutarı toplam tüketimler üzerinden gider paylaşımları hesaplanması gerekmekte olup, bu hesaplama sonucu çıkan gider paylaşımı kullanıcılara bildirilmesi gerekmektedir. Size ait gider paylaşımının hesaplamasını ve buna göre payınıza düşen gider tutarını görmek isteyebilirsiniz yönetimden bu şekilde doğru olup olmadığını görebilirsiniz.
3- Yönetime vermeyi düşündüğünüz cevap için yukarı nasıl ulaşabileceğinizi ifade ettiğimiz 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'e ulaşarak incelemeniz ve sizinle ilgili konular için yönetmeliğin açıklamalarını okumanız gerekir ki uygulamada yönetmelik açısından bir aykırılık var mı yok mu daha net olarak görebilir ona göre itirazınızı yapabilirsiniz.

22 Kasım 2011 Salı

Energy at Turkey

Energy sources

Total installed electricity capacity (2006): 40,565 MW
• Thermal: 68%
• Hydro-electric: 31%
• Other RES (Geothermal, Wind): 1%
68% of Turkey’s energy supply comes from conventional thermal sources.
Total Primary Energy Production in 2004: 25.2 MTEP.
Total Primary Energy Consumption in 2004: 87.8 MTEP:
• Oil: 38%.
• Coal: 27%.
• Natural Gas: 23%.
• Renewables: 12%.
In 2004, Turkey produced 143 billion kilowatt-hours (Bkwh) of electricity and consumed 133 Bkwh. In Turkey, electricity is mainly produced by thermal power plants, by consuming coal, lignite, natural gas, fuel-oil and geothermal energy, wind energy (recently) and hydropower plants (TEIAS web page, 2008). The electricity requirement, which is called gross demand, was reported as 174 000 GWh in 2006 by TEIAS (Turkish Electricity Transmission Co.)

Reliance

Turkey is a net importer of energy estimated at 73%. Growing energy demand has not been matched with production and in 2004 Turkey imported over 800 Bcf of natural gas in 2004 according to the EIA.
The imports/exports balance by energy source in 2007 was as follows (all units ktoe):
• Solid Fuel: 14939.0 / 0.0
• Oil and Products: 37581.5 /6168.7
• Natural Gas: 29650.8 / 25.4
• Electricity: 73.6 / 220.7

Extend network

About 99.9% of Turks have access to electricity.

Capacity concerns

The number one priority for the Turkish electricity sector is concern about security of supply. It is now a common perception that if there are no new investments, Turkey will suffer from electricity shortages in a few years. As well as the need for additional capacity there is also a specific shortage of peaking capacity.
The limits of Turkey’s domestic energy sources in light of its growing energy demand have resulted in dependency on energy imports, primarily of oil and gas. At present, around 30% of the total energy demand is being met by domestic resources, while the rest is being satisfied from a diversified portfolio of imports.
Turkey aims at fully utilizing its indigenous hard coal and lignite reserves, hydro and other renewable resources such as wind and solar energy to meet the demand growth in a sustainable manner. Integration of nuclear energy into the Turkish energy mix will also be one of the main tools in responding to the growing electricity demand while avoiding increasing dependence on imported fuels. Nuclear power plants corresponding to a total installed capacity of 5000 MW are expected to be commissioned after 2012.
Due to the current trend for sup-optimal hydrological conditions in the country, hydro-electric power generation is forecast to decrease by up to 20% in the near future.