16 Aralık 2011 Cuma

Enerji Veimliliği nedir ?

Enerji Verimliliği

Enerji verimliliği, tüketilen enerji miktarının, üretimdeki miktar ve kaliteyi düşürmeden, ekonomik kalkınmayı ve sosyal refahı engellemeden en aza indirilmesidir. Daha geniş bir biçimde enerji verimliliği; gaz, buhar, ısı, hava ve elektrikteki enerji kayıplarını önlemek, çeşitli atıkların geri kazanımı ve değerlendirilmesi veya ileri teknoloji ile üretimi düşürmeden enerji talebini azaltması, daha verimli enerji kaynakları, gelişmiş endüstriyel süreçler, enerji geri kazanımları gibi etkinliği artırıcı önlemlerin bütünüdür.

Türkiye için büyümek ve gülcü bir ekonomiye sahip olmak yaşamsal bir öneme sahiptir. Büyümek icin sanayileşmeye, sanayileşme için ucuz, temiz ve kesintisiz enerjiye, enerji için ise finans, teknoloji ve insan kaynağına ihtiyacımız bulunmaktadır.

Endüstri çağını, bilgi çağını anlamaya, yakalamaya çalışırken yepyeni bir çağın eşiğine geldik. Bir çok uzmana göre bu çağa enerji ve iklim çağı deniyor. Endüstri çağı kömür enerjisinin buhara dönüştürülerek dişlilerin hareket etmesiyle başlamıştı. Petrolun tekerlekleri çevirmesinin, elektriğin bitlere dönüşmesinin arkasındaki gerçekleri anlamakta geciktik. Bu öyle bir gecikme oldu ki; kategorik olarak ülkemizi 3. dünya ülkesi veya iyimser yaklaşımla gelişmekte olan ülkeler sınıfında ikmale bıraktı. Bakiyesi üzerinde yaşadığımız imparatorluğumuz kömürün gücünü rakiplerine göre neredeyse 100 yıl sonra fark etmeye başladı. Petrolun 20. yüzyılın en büyük gücü olacağını ise anlayamadığı için yanlış cephelerde tüm enerjisini tüketti.

Düşük karbon ekonomisi veya yeşil ekonomi diyebileceğimiz bu yeni olguyu anlamak, kavramak, içselleştirmek ve sonsuz bir ihtirasla bu yeni yarışa katılmak ve var gücümüzle çalışmak zorundayız...

Son 10 yıllık performansımıza baktığımızda dış ticaret açığımızın yarısının, yani 154 milyar USD’lik tutarın enerji ithalatından kaynaklandığı görülecektir. Türkiye’nin ihracatını arttırdığı ölçüde ithalatı da artmaktadır. Ülkemizin bu kompozisyonu değiştirmekten başka çaresi yoktur. Bu kompozisyonun değişmesi için enerji eksenli sanayileşme ve kentleşme politikalarımızın gozden geçirilmesi şarttır. Türkiye OECD ülkeleri içinde 1000 USD GSYH için 0,38 TEP enerji kullanımı ile rakiplerine göre enerji yoğunluğu yüksek ülkeler içindedir.

Türkiye Sera Gazı Emisyonu
Enerji 258 Milyon Ton
Sanayi Prosesleri 27 Milyon Ton
Arazi Kullanımı ve Ormancılık 76 Milyon Ton
Atık 30 Milyon Ton
Tarım 16 Milyon Ton
TOPLAM 407 Milyon Ton
Türkiye CO2 salınımı en hızlı artan ülkelerdendir. Kyoto sonrası sera gazı azaltma taahhütleri düşünüldüğünde sektörlerimizi önemli zorluklar beklemektedir. Türkiye’nin muhtelif büyüme senaryolarına göre yapılan hesaplarda her yıl en az 12 milyar kWh ek enerjiye ve yılık 4-5 milyar USD yatırıma ihtiyacı olduğu öngörülmektedir. Bu yatırımların finansmanı tarifeler ve kamu alım garantileri üzerine kurulmuştur. Öte yandan dağıtım özelleştirmelerinde ödenen bedeller düşünülürse Türkiye sanayisi orta vadede ucuz enerji beklentisi içine girmeden rekabetçi olmanın yollarını bulmalıdır. Başta demir çelik, çimento,taş toprak işleme gibi enerji yoğun ihracatçı sektörlerimizde enerji girdi maliyetleri rekabet denkleminin en çapraşık değişkeni olmaya devam edecektir.


Taner Yıldız
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
“Türkiye, özellikle bu ülkenin idare edilmesi adına irade koyan hükümet; enerji verimliliği ile alakalı çalışmalar yapılması ve bunun yönetilmesi üzerine çalışmalar yürütülmesi gerektiğinin farkındadır.
Burada sivil inisiyatiflerin ve sivil toplum örgütlerinin bulunması son derece önemlidir. Tüketicilerin, ür eticilerin, siyasi iradenin, hükümetlerin ve politika koyucuların beraber olduğu bir ortamda ancak bu tur problemler çözülebilmektedir.
Bütün üretim kaynaklarını harekete geçirmek için yaptığınız işlemler aslında enerji verimliliği ile ilgili yapacağınız işlemlerden daha kolay değildir. Bir araştırmacımızın güzel bir sözü vardır. “Hemen yakın ağaçtaki yere en yakın olan seviyedeki meyveyi toplamaktır enerji verimliliği”. Bu değişimin topluma bir kültür olarak yerleşmesi gerekmektedir. Bunun sivil toplum inisiyatifleri ile yapılmasının ve bir kültür olarak yerleşmesinin büyük bir önemi vardır.”

Verimli Enerji Verimliliği

ENERJİ VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ

Tahminlere göre 2030’a gelindiğinde dünya nüfusunun %70’i şehirlerde yaşayacak. Tüm dünyada küçük şehirlerden büyük şehirlere/megapollere doğru büyük bir göç var. Kimilerine göre bu modernitenin yeni bir evresi. İnsanoğlunun buharın gücüyle makine kollarını çevirmeyi öğrenmesinden bu yana, bol miktarda eğilmiş bükülmüş metal, kıvrılmış plastik, pişirilmiş toprak yaşamımızın her alanını kuşattı.
Kömür, petrol ve nehirler moderniteye hizmet etti. Ardından radyoaktif elementler, binlerce metre derinlikten çıkarılan gazlar, gökte esen rüzgarlar, kaynayan sular ve güneşin sıcaklığı insanoğlunun modern yaşamın nimetlerinden yararlanması için seferber edildi.
Enerji her şeydir. Enerji maddenin özüdür. Modern insan için enerji, güzel evler ve yaşamı konforlu hale getiren eşyadır. Binlerce kilometre uzaklara gidebilmenin yoludur. Dünyada olan biteni anlamanın, bir bakıma var olmanın aracıdır... Ne yazık ki; enerji kaynakları sonsuz değildir.
Artan nüfusa paralel olarak dünyanın enerji ihtiyacı da artmaktadır. Ayrıca artan enerji ihtiyacı ve endüstrileşme, şehirleşme büyük çevresel sorunlara yol açmaktadır. Dünyanın her yerinde,ülkeler enerji üretiminin ve kullanımının yeni yollarını keşfetmek için birbirleriyle adeta yarış içerisindedir. Bu yarışta önde gelen ülkeler, dünya ekonomisine yön verecektir. Artık sadece fosil yakıtlara dayalı enerji ile modern yaşamın sürdürülebilir olmadığı kanıtlanmıştır.
Sürdürülebilirliğin üç yönü; enerji güvenliği, rekabetçilik ve cevre başlıklarıyla karşımızda durmaktadır. Bu yeni konsept daha düşük karbonlu bir ekonomiye dönüşümü sağlayabileceği gibi aynı zamanda enerji güvenliğine ve ekonomilerin rekabetçiliğine de hizmet edecektir.
Arz sorunları ve artan enerji maliyetleri enerji verimliliği kavramını ön plana çıkarmaktadır. Enerji verimliliği, sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabetçiliğin en önemli bileşenidir. Dünyanın ekolojik kapasitesi düşünüldüğünde enerji verimliliğinin artırılması şarttır.
Ülkemizde gerek kamu, gerek özel sektör gerekse sivil toplum kuruluşları; verimliliğin artırılması için yeni teknolojilerin ve yöntemlerin yaygınlaştırılmasında öncu rol oynamalı, işbirliği halinde hareket etmelidir. “Ortak Akıl” ortaya koyarak uzun vadeli bir plan etrafında çalışmalıdırlar.
Enerji arz güvenliğini sağlamak, enerji maliyetlerini rekabet edilebilir seviyeye çekmek, enerji verimliliğini arttırarak makro ekonomik dengeleri sağlamlaştırmak ve düşük karbon ekonomisinin gereklerine göre uçtan uca yeniden yapılanmak Türkiye’nin önünde duran en önemli problemlerin başında gelmektedir.
Kaynak : gelecegiaydinlatin

Enerji Veimliliği nedir ?

Enerji tüketimimizin %82 ’si ısıtma için kullanılmaktadır. Isı yalıtım önlemlerinin alınması ile bu kayıplar azaltılabilir. Binaların yalıtımı ile %25 den %50’ye varan yakıt tasarrufu sağlanması mümkündür.

Niçin Enerjiyi Verimli Kullanmalıyız?

Enerjinin fazla kullanılması sonucunda;
o DOĞAL KAYNAKLAR HIZLA TÜKENİYOR
o ÇEVRE KİRLENİYOR
o ENERJİ İÇİN YÜKSEK MİKTARDA PARA ÖDÜYORUZ

Ekonomik üretim ana unsuru olan ve hayat kalitemizi iyileştiren enerjinin kullanımından vazgeçemeyeceğimize göre
ENERJİYİ VERİMLİ KULLANALIM

Dünya'da enerji tüketiminin bu şekilde devam etmesi durumunda 2020 yılında fosil yakıt kaynaklarının yarısının tüketilmiş olacağı tahmin edilmektedir. Fosil kaynaklar, sadece yakıt olarak değil aynı zamanda başta ilaç olmak üzere kimya sektöründe pek çok alanda kullanılmaktadır. Bu yönü ile de korunması en azından tüketiminin azaltılması önemlidir.

Kömür veya petrol gibi fosil yakıtların yanması sonucu, daima CO2 oluşur. Yapılan ölçümler milyonlarca yıldır 180-280 ppm arasında değişen CO2 seviyesinin günümüzde 360 ppm seviyesine çıktığını göstermektedir. Karbondioksit diğer sera gazlarına göre %55'lik bir oranla, doğal sıcaklık dengelerinin bozulmasında en büyük etkiyi yaparak Küresel Isınma'ya neden olmaktadır.

Küresel Isınma'nın oluşumunda Sera Etkisi'nin rolü büyüktür. "Sera Etkisi"ni, güneşten gelen kısa-dalga ışınlarının geçmesine izin veren gaz tabakasının, dünya üzerinden yansıyan uzun-dalga ışınlarının büyük bir kısmını tutması sonucu meydana gelen atmosferik dengesizlik olarak kısaca açıklayabiliriz.

Atmosfere atılan diğer sera gazları ise CO, SO2, NOx gibi zehirli gazlar ve radyoaktif maddelerdir. Termik santrallarda, sanayide ve binalarda yakıt olarak kömür kullanıldığında, bu kirlilik etmenlerinin yanısıra kül de açığa çıkar. Kül civa, kurşun, arsenik ve kadmiyum içermesi nedeniyle yüksek oranda kirletici etkiye sahiptir.

Fosil yakıtların bu şekilde kullanılmaya devam edilmesi durumunda, aşırı kuraklık, deniz seviyesinde yükselme sonucu su baskınları, fırtınalar ve ultraviyolenin artması gibi küresel değişmeler sonucu, doğanın ekolojik dengesinin bozulması kaçınılmazdır.

1970'li yıllarda yaşanan petrol krizi sonrasında enerji konusuna ilgi artmış ve enerji tasarrufu konusu gündeme gelmiştir.

Enerji tasarrufu yapmak aile bütçesi için önemlidir. Enerjiyi verimli kullanırsak faturalara daha az para öderiz. Enerji tasarrufu devlet bütçesi için de çok önemlidir. Kullandığımız enerjinin yaklaşık %60'ını başka ülkelerden alıyoruz ve ödemeyi döviz olarak yapıyoruz.


Binalarda Enerji Verimliliği Çalışmaları

Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımını Projesi

Türkiye ile Almanya arasında Teknik İşbirliği çerçevesinde Binalarda Enerjinin Etkin Kullanımı alanında "Binalarda Enerjinin Verimli Kullanılması-Erzurum İlinde Uygulama" adlı proje Kasım 2002'de başlatılmıştır. EİE/UETM, Alman Teknik İşbirliği Kurumu (GTZ) ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek proje, çeşitli bina etütleri, eğitim programları, yasal düzenleme ihtiyaçlarının belirlenmesi, belediyelerde danışmanlık merkezlerinin oluşturulması gibi birçok faaliyetleri kapsamaktadır.

Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı, TS 825

Türkiye'de binalarda birim alanı veya hacmi ısıtmak için harcanan enerjinin Avrupa ülkelerine göre 2-3 kat daha fazla olması nedeniyle 1985 tarihli Binalarda Isı Yalıtımı Kurallarını belirleyen TS 825 Standardı, EİE raportörlüğünde diğer kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapılarak revize edilmiştir. Yeni standart, 14 Haziran 2000 tarihinden itibaren zorunlu uygulamaya girmiştir. Böylece, yeni inşa edilecek binalarda bina zarfından olan yıllık ısı kayıplarının yarı yarıya azaltılması sağlanabilmektedir.

Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği

TS 825 Standardı revizyon çalışmasının tamamlanması üzerine, 1985 tarihli Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliğinin yeni standartla paralellik sağlayacak şekilde değiştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış ve yeni yönetmelik 8 Mayıs 2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak 14 Haziran 2000'den itibaren yürürlüğe girmiştir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler

11.11.1997 tarihli Başbakanlık "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Enerji Tüketimlerini Azaltmak için Alacakları Önlemler" Genelgesi doğrultusunda, Ülke genelinde Kamu Kurumları 1998 yılından itibaren her yıl Mayıs ayında binalarındaki enerji tüketimleri ile ilgili yıllık raporlar hazırlamakta ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına göndermekte ve inceleme-değerlendirme çalışmaları EİE tarafından yürütülmektedir.

Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi

1997 yılı sonlarında Devlet İstatistik Enstitüsü ve EİE işbirliği ile "Konutlarda ve Ulaştırma Sektöründe Enerji Tüketimi Projesi" konulu ülke çapında bir istatistik çalışması başlatılmıştır. Finansmanı DİE, EİE ve DPT nin katkılarıyla karşılanan bu proje ile ülke çapında temsili örnekleme yapılarak coğrafi bölgeler bazında konutların yapısal özellikleri, yalıtım durumları, ısıtma sistemleri, yakıt ve elektrik olarak enerji tüketimlerinin analizleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirme DİE tarafından yapılarak sonuçları yayınlanmıştır.

Ulaştırma sektörüne yönelik istatistik çalışmaları 2001 yılı sonu itibarı ile tamamlanmış ve uluslararası kriterlere uygunluk açısından 4-5 yılda bir güncellenmesi gerekmektedir.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Enerji Tasarrufunda dikkat edilmesi gereken hususlar

Dikkat edilmesi gereken diğer hususlar:

- Dekoratif amaçlı kullanılan avize türü aydınlatma araçları akkor lambalarla çalışır ve çok enerji harcar.
- Güneş alımı kötü olan evlerde lambalar daha uzun süre açık kalmakta bu da enerji sarfiyatını artırmaktadır.
- Duvarların açık renklere boyanması aydınlatma oranını artırır.
- Lambalar temiz tutulmalı, tozlanan lambalar silinmelidir

ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ

Elektrikli ev aletler düzgün kullanılabilirse yüksek oranda enerji tasarrufu sağlanabilir.
- Buz dlaplarınızı sobalardan veya kalorifer petklerinden uzak tutun. Bilindiği gibi sıcak yaz günlerinde buz dolapları daha çok enerji harcamaktadır.
Bunun yanında buz dolaplarının manyetik bantlarının ayda bir sabunlu suyla sıkayarak pudra sürülmesi de işe yaradığı söylenmektedir(Prof. Dr. Nacaroğlu) Yine, buz dolaplarında buz kalınlığı 5 -6 mm yi geçmemelidir.
- Televizyon VCD veya uydu alıcı gibi uykuda bekleme (kumandadan kapanma) özelliği bulunan cihazların fişi çekilmelidir. Yaptığımız gözlemler bu cihazların (televizyon+VCD+Uydu) uykuda beklemede beraberce yaklaşık 20w enerji harcadıını gösteriştir.
- televizyonların yüksek parlaklık oranlarında izlemesi elektrik tüketimini artırır. elektronik cihazların etiketlerinde yazan güç değerleri azami(max) değerlerdir. Ancak tüm fonksiyonlar kullanıldığında bu değerde güç harcanaktadırlar. Örneğin 70W değerinde bir televizyon coğu zaman 60-65 watt harcar.
- Ütü kullanırken işiniz bitmeden birkaç dakika önce fişi çekerek mevcut ısıyı bir süre daha kullanabilirsiniz. 1500w bir ütüden 5dk tasarruf etmek 15 wat bir ampülün 100 saat bedava çalıştırmak demektir.
- Yaptığınız yemek fazla değilse veya kalabalık bir aile değilseniz küçük fırın kullanın
- Mikrodalga fırınları tercih edin; mikro dalga fırınlarda pişirme 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşir. Böylece % 60- 70 tasarruf yapmış olursunuz.
- fırsatınız varsa çamaşırlarınızı güneşte kurutun. ayrıca çamaşır makineleri en fazla suyu ısıtırken elektrik harcarlar bu sebeble mümkünse yıkama işlemini düşük sıcaklıklarda yapın.
- Bulaşık makinelerinin yaz aylarında sabah veya akşam kullanılmasının ısı ve nemi azaltacagı ve bununda olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.
- Elektrikli süpürgelerin torbalarının değiştirilmesi ve filtrelerinin teizlenmesi enerji sarfiyatını önemektedir.
- Çok büyük ekran televizyonlar fazla enerji harcamaktadır. 37 ekran tv ler ortalama 60 watt harcarken 70 ekran bir tv yaklaşık 100watt harcar.

7 Aralık 2011 Çarşamba

EVDE ENERJİ TASARRUFU

EVDE ENERJİ TASARRUFU
AYDINLATMA:
Evimizdeki aydınlatma sistemleri enerji tasarrufunda büyük yere sahiptir. Evlerimizde iki tip aydınlatma lambası kullanmaktayız. Bunlar akkor flamanlı ve kompakt fluoresan ampuller. Eğer evimizde kompakt fluoresan ampuller kullanırsak aydınlatmada enerji tasarrufumuz %80 lere ulaşabilir.
Ortalama büyüklükte bir oda 80wattlık akor flamanlı ampulle aydınlanırken, aynı ortamı 20Wattlık kompakt fluoresan ampulle aydınlatmak mümkündür.
Aydınlatma alanı küçük olan lavabo ve banyolarda 10Wattlık kompakt fluoresan ampuller bile yeterli olmaktadır.Aynı ortamı akkor bir ampülle aydınlatmak isteseydik en az 40Watt harcamamız gerekecekti.

>> Örneğin salonumuzu 100w değerinde bir ampüle aydınlatıyoruz diyelim. Bu ampül günlük ortalama 18:00 23:00 arası 5 saat çalışsın bu durumda;
5 x 100W = 500wh (saatte 500 vat) enerji harcamış oluruz. Bir ay sonunda;
500W x 30 =15000W yapar. Yani 15000/1000 = 15Kwh lik enerji harcarız
1 Kwh lik elektrik enerjisinin vergilerle yaklaşık fiyatı 22 kuruştur.
22 Kr x 15 Kw.h = 3,30 YTL aylık bir ampülün bize maliyeti olmaktadır.

Aynı hesabı 20W lik bir fluoresan ampülle denersek;
20w x 5 = 100W
100w x 30 = 3000w yani 3Kwh
3 x 22 Kr = 66 Kr aylık maliyet oluşur

Bu işlemi diğer ampüllerinizi katarak düşünürseniz yapacağınız tasarruf azımsanmayacak orandadır.

1 Aralık 2011 Perşembe

ısı pay ölçer hakkında bir bilgi

1. Payölçer sisteminin yasal alt yapısı nedir?
5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereği ülkemizde merkezi sistemle ısınan binalarda ısı paylaşım sistemleri zorunlu hale getirilmiştir. Konuyla ilgili uygulama yönetmeliği Bayındırlık Bakanlığı tarafından çıkarılmış olup, Kat Mülkiyeti Kanununda da gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Mevcut yönetim planlarının İlgili Kanun ve Yönetmeliğe uymayan kısımları değiştirilmiş kabul edilmektedir. Yasal sürenin sona ermesini müteakip 10.000 TL ila 50.000 TL arasında idari para cezaları uygulanacaktır.
2.Payölçer sistemini kurdurmak pahalı mıdır?
Payölçer sisteminin ilk yatırım ve kurulum maliyeti geri dönüş süresi ve sağladığı avantajlar düşünüldüğünde oldukça düşüktür. Türkiye’de yapılan uygulamalarda ısı paylaşım ve kontrol sistemine geçmiş binalarda ortalama %30 civarında yakıt tasarrufu sağladığı gözlemlenmiştir. %30 luk tasarruf düşünüldüğünde sitem kurulum maliyetini maksimum iki sezonda çıkartmaktadır.
3. Sistemlerin kurulum-teslim süresi nedir?
Kurulum-teslim süresi montaj yapılacak konut sayısına göre değişkenlik gösterir. Bir dairenin montajı yaklaşık olarak 1 adam/saat civarında sürmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kurulumun tesisata hiçbir müdahale gerektirmeden yapılması (Sadece mevcut vanaların termostatik vana ile değiştirilmesi) ve kırma-dökme gerektirmemesidir.
4. Payölçer montajı nasıl yapılır?
Radyatörümün önünü önceden dekor amaçlı kapattırmıştım, sorun çıkar mı? Radyatörlerim zarar görür mü? Payölçerler radyatörlere, radyatör tipine uygun montaj aparatları ile radyatöre hiçbir zarar vermeden ve dışarıdan müdahaleye imkan vermeyecek şekilde monte edilirler. Radyatörlerin ısıl gücüne göre programlanırlar. Payölçerlerin doğru ölçüm yapması için önünün açık olması gerekir, dekor amaçlı kapatılmış radyatörler için dekorun kalması isteniyorsa uzaktan hissedicili payölçerler kullanılabilir. Herhangi bir sorun çıkmaz.
5. Payölçer sistemi nasıl tasarruf sağlayacak?
Termostatik vanalar sayesinde her oda istenen sıcaklığa ayarlanabilecektir. Bu sayede evin kullanılmadığı zamanlarda ve az kullanılan odalarda sıcaklık düşürülebilir ve tasarruf sağlanır. Bunun yanı sıra oda istenilen sıcaklığa ulaştığında termostatik vana devreye girerek radyatördeki sıcak su akışını keser, bu da sistemdeki gereksiz enerji kullanımının önüne geçerek kazana geri dönen suyun sıcaklığının yüksek olmasını ve buna bağlı olarak tasarrufu sağlar. Ortam sıcaklığındaki her 1℃ düşme, %6 ‘lık bir enerji tasarrufu demektir.
6. Uzaktan Okuma Güvenilir midir?
RF’li (Radyo Frekansıyla) okuma dünyada milyonlarca ölçüm cihazının okunması ve faturalandırılması konusunda kullanılan defalarca denenmiş bir teknolojidir. Ölçüm cihazlarının okunmasında insan faktöründen kaynaklanan hataları tamamen ortadan kaldıran RF’li okuma teknolojisi eş zamanlı ve düşük maliyetli okuma gibi pek çok avantajı da bünyesinde barındırmaktadır. Bunların yanı sıra RF ile yapılanan okuma değerlerini cihazın üzerindeki LCD ekrandan da kontrol etme olanağı söz konusudur.
7.Evim çok güneş alıyor. Bu durum payölçerin yanlış okuma yapmasına sebep olabilir mi?
Hayır. Evinizin güneş alması payölçerin çalışmasını olumsuz etkilemez, aksine enerji tasarrufuna katkıda bulunur.
8. Payölçer sisteminin bireysel ısınma sistemlerinden (kombiden) farkı nedir?
Kombi sistemlerinde merkezi sistemin sağladığı ısınma avantajlarından faydalanamazsınız. Etrafınızdaki konutlar kombilerini kapattıklarında ısınma için çok daha fazla enerji harcamanız gerekir. Payölçer sistemi ise merkezi sistemin ısınma avantajı ile kombinin yaktığı kadar ödeme avantajlarını birleştirir. Kolonlu sistemlerde uygulanan termostatik vanalar ortam sıcaklığının minimum 15℃ nin altına düşmesine müsaade etmez ve merkezi sistemle ısınan binanızın ısıl dengesinin korunmasına olanak sağlar. Ayrıca istenilen oda istenilen sıcaklıkta tutulabileceğinden ısınma konforu ve tasarruf sağlar.
9. Telsiz sistemindeki radyo dalgaları insan sağlığına zararlı mı?
Hayır. Cihazlar RF 868 frekansıyla çalışırlar. Yayılan radyo dalgalarının insan sağlığına zarar verici düzeyde olmadığı Almanya’daki araştırmalarla kanıtlanmıştır. SAR (Specific Absorbation Rate), radyo dalgalarının veya elektromanyetik enerjinin vücut tarafından soğrulma (emilme) hızıdır. Dünya Sağlık Örgütü WHO’ya göre, bu değer, insan sağlığı açısından 0,08 W/kg sınırının altında olmalıdır. ista Telsiz Sisteminin SAR değeri 0,000028 W/kg’dır. Cep telefonlarının SAR değeri ise 0,1 ile 1,4 arasında değişmektedir.
10. Kışın uzun süre evde yokum. Tüm radyatörlerimi kapatsam o dönem için hiç para ödemeyecek miyim?
Termostatik vanalar tamamen kapatılsa dahi ortam sıcaklığını 15℃ civarında tutar, bunun için yapılan düşük harcamanın yanı sıra apartmanın ortak ısınma giderlerine katılırsınız.
11. Gönderilen ısı gider bildirimlerine güvenebilir miyiz?
Isı gider bildirimleri hatasız okuma bilgileri ile hazırlanır ve tüm gider kalemleri tek tek gösterilir. Bildirimlerdeki her değer cihazlarımızdan da kontrol edilebilir. Dolayısıyla ısı gider bildirimleri son derece şeffaf ve güvenilirdir.
12. Payölçerim arızalanırsa ve ben de fark etmezsem ne olacak?
Payölçerinizin arızalandığını siz fark etmeseniz bile okuma sırasında sistem gösterecektir. Payölçerin arızalanması durumunda işletim sistemi tarafından diğer cihazlarınız değerleri ve bozulan cihazınızın o zamana kadarki tüm tüketimleri göz önüne alınarak cihaz çalışsaydı ne kadarlık bir tüketim yapardı öngörülecektir.
13. Payölçer sisteminde ısı kayıpları nasıl faturalandırılıyor?
Payölçer sisteminde ısı kayıpları ve ortak alanların ısıtılması gibi faktörler göz önüne alınarak toplam kazan faturasının %30 luk kısmı tüm dairelere metrekareye göre eşit olarak paylaştırılmaktadır. Ayrıca %30 luk kısım binanın cephe ve kat farklarından dolayı olan kayıpları binanın tamamına yedirerek adaletli ödemeye de olanak sağlayacaktır.

ısı pay ölçer hakkında bir bilgi

Doğru bilinen yanlışlar -1
Genellikle ülkemizde ısı paylaşımı hakkında çok az bilgiye sahip olunduğı için bu alanda faaliyet gösteren yabancı firmlar kullanıcıları yanlış yönlendirmekte ve tutamayacakları vaatler vermektedir.
Bu anlamda bu çok faydalı olan bu sisteme geçmek isteyen ve gerçekten doğalgaz ve enerji tüketiminde tasarruf etmek isteyen apartman sakinleri , site yöneticileri için doğru bilnen bazı yanlışları burada sizler ile paylaşacağım.

Doğru bilnen yanlış -1

ısı pay ölçerler tasarruf sağlar ve adil tüketimi gerçekleştirir. YANLIŞ!!
ısı pay ölçer kendi başına asla tasarruf sağlamaz çünki bu yönde binada ki ısı tesisat sistemine etki edecek bir teknolojiye sahip değildir. ısı payölçer sadece takıldığı radyatör üznerindeki ve radyatörün hemen önündeki ( yaklaşık 10-15cm ) havanın sıcaklık değerini ölçer ve bunu hafızasında kayıt eder.
Peki bu durumda nasıl tasarruf sağlanır ?
Aslında cevap çok basit. Radyatörlere takılan Termostatik Radyatör vanası esas tasarrufu sağlayan cihazdır. Bu sayede radyatör gerekli ve yeterli ısıda çalışır ve en son derecede sürekli yanmaz.
Isı payölçer sayesinde her dairenin enerji tüketimi hesaplanığı ve daireler radyatörlerini ne ölçüde açık bıraktıkları oranda yakıt parası ödedikleri içinde ısı payölçerler kullanıcıları tasarrufa yönlendirirler..