24 Haziran 2013 Pazartesi

Obama’dan iklim değişikliğiyle mücadele sözü

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, salı günü Georgetown Üniversitesi’nde yapacağı konuşmada, iklim değişikliğiyle nasıl mücadele etmeyi planladığını açıklayacak.
Obama, bu planların karbon kirliliğini azaltma ve iklim değişikliğiyle küresel mücadelede liderlik rolü üstlenmeyi de içereceğini söyledi.
Obama, başkanlığı süresince defalarca iklim değişikliğiyle mücadele edeceğini söylemiş ancak girişimleri Amerikan kongresi tarafından engellenmişti.
Barack Obama’nın, yeni planlarını uygulamaya sokmak için Kongre’nin onayını bypass ederek Başkanlık yetkisini kullanmayı planladığı düşünülüyor.
Başkan Obama, yayınladığı video mesajında, iklim değişikliğinin etkilerini geri çevirebilecek tek bir formül bulunmadığını söyledi ve “Ama çocuklarımıza bırakacağımız dünya söz konusu olunca, elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” dedi.

Başkanlık Kararnamesi

Barack Obama, ikinci başkanlık dönemine başlarken düzenlenen yemin töreninde ve bu yılki Ulusa Sesleniş konuşmasında da benzer açıklamalar yapmıştı.
Obama 2009 yılında başkan seçildiğinde de iklim değişikliğiyle mücadele konusunda çeşitli vaatlerde bulunmuştu.
Ancak Kongre’deki muhalefet, Obama’nın uygulamaya sokmayı istediği, ‘karbon salımında sınırlama ve karbon kotalarında alışveriş’ sistemini engellemişti.
Pek çok Cumhuriyetçi Kongre üyesi, Obama’nın planlarının gereksiz harcamaya neden olacağını ve devlete çok fazla güç ve yetki vereceğini savunuyor.
Amerikan basını, Kongre’den destek bulamayan Obama’nın, bu kez, Kongre’nin onayına ihtiyaç duymayacak şekilde, ‘Başkanlık Kararnamesiyle’ planlarını uygulayacağını belirtiyor.
Obama’nın planları arasında, kömürle çalışan enerji santrallerinin daha sıkı denetlenmesi ve rüzgâr ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için daha fazla toprak tahsis edilmesi de var.
Beyaz Saray’ın Enerji ve İklim Danışmanı Heather Zichal, birkaç gün önce yaptığı açıklamada, ‘yeni planlar çerçevesinde enerji santralleri konusunda odaklandıklarını’ söylemişti.

19 Haziran 2013 Çarşamba

Biyokütle Enerji Kaynakları

BİYOKÜTLE ENERJİ KAYNAKLARI
 
Biyokütle kaynaklarını, karalardan denizlere kadar hemen her yerde bulmak olanaklıdır. Doğal olarak yetişen kaynakların ylanı sıra, son yıllarda yalnız bu kaynağı elde etmeye yönelik çalışmalar da başlamıştır. Doğada var olan ormanlar, hayvan dışkıları ve bitki atıkları zaten uzun yıllardır, özellikle gelişmekte olan ülkelerin  kullandığı temel biyokütle kaynakları arasında olduğu için, burada daha çok, enerji bitkileri kısa dönemli enerji ormanları atıklar ve denizlerdeki algler üzerinde durulacaktır.
Türkiye'de bu gün değerlendirilemeyen bir çok tarım atığı bulunmaktadır. Bunun başlıca nedenleri arasında, dağınık şekilde bulunan bu atıkların taşıma ve işçilik maliyetleri gelmektedir. Bunların yanında nispeten çorak arazilerde kurulacak enerji tarlalarından alınacak ürünle bunların birlikte değerlendirilmeleri maliyetleri düşürecektir. Biyokütle kaynağı olan bazı tarım atıkları ile enerji üretimine yönelik olarak yetiştirilen tatlı sorgum bitkisi üzerinde yapılan analiz sonuçları aşağıda verilmiştir.

Yüksek verimli enerji bitkileri
Son yıllarda, yüksek büyüme hızlarına sahip  ve oldukça verimsiz topraklarda bile yetişebilen enerji bitkileri üzerine yapılan çalışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bitkilerle, günümüzde enerji tarımı olarak da tanımlana bilen yeni bir tarım türü geliştirilmiştir. Bu tarımda kullanılan bitkilerin bazılarının tohumları artık genetik mühendisliği yardımıyla geliştirilmektedir. Bu bitkiler arasındaşekerkamışı, mısırşeker pancarı gibi iyi bilenen ürünler yanında, ülkemizde fazla tanınmayan Miscanthus, sorgum gibi bazı ürünlerde bulunmaktadır. Bu bitkilerin özellikleri Ctipi bitki gurubu olarak adlandırılmaktadır.  C4 bitkilerinin genel özellikleri aşağıdaki şekilde verilebilir.

  • Düşük karbondioksit derişimi ne gereksinim duyarlar,
  • Yüksek sıcaklığa gereksinim duyarlar,
  • Daha düşük oranda suya gereksinim duyarlar,
  • Mevsimsel kuraklığa dayanıklıdırlar,
  • Başlangıçta 4 karbon atomu içeren organik molekülleri bağlarlar,
  • Işık şiddetini kullanma yetenekleri yüksektir.
Hemen her bitkinin yaşamı için gerekli olan karbondioksit in havadaki tutarı da ayrıca önem taşımaktadır. Bazı bitkiler, havadaki karbondioksit derişimi belli bir oranın altına düştüğünde, solunum yapamazlar. Fakat,  C4 bitkilerinin en önemli özelliklerinden biri  atmosferdeki her karbondioksit molekülünü soğurabilmesidir.  Bunun anlamı, kurumsal olarak dünyanın her yanında çok büyük alanlarda C4 bitkisi yetiştirildiğinde atmosferdeki karbondioksit oranının düşmesi nedeniyle sera etkisi azalacağından, dünyanın soğurma tehlikesi ile karşılaşma olasılığıdır. Bir iddiaya göre dünya da bir zamanlar yaşanan buzul çağının nedenin C4 bitkileridir. Ancak, günümüzde dünyanın hızla ısındığı göz önüne alındığında C4 bitkilerinin bu problemle iyi bir çözüm olacağı anlaşılmaktadır.
C4 bitkileri, çok sayıda enerji ürünleri için ana ham maddedir.  Son yıllarda farklı endüstri dallarında kullanımından dolayı endüstri ülkelerinin çok ilgisini çekmektedir. Bu enerji ürünleri arasında etanol, pirolotik yağ, kalitesi arttırılmış yakıtlar, mangal, sentetik gaz, bitkinin su ve şekeri alınmış posa kısmından elde edilen selülozik maddeler sayılabilir. Biyokütle ve türevi yakıtlardan enerji sağlanmasından en ümit verici bir uygulama şekli de elektrik üretmektir. Biyokütle yakılarak elde edilen elektrik üretimi maliyeti, C4 bitkileri ekiminden alınacak  yüksek verim ile büyük miktarda azaltılabilir. Bazı enerji bitkilerinin her yıl hektar başına ton olarak kuru madde üretimleri, Avrupa”da, mevcut durum ve elecek için aşağıda verilmiştir.


Mevcut üretim                      Gelecekte üretim                        Yetiştirilen
 Ton/hektar/yıl                                   ton/hektar/yıl             Avrupa Bölgeleri
    Tatlı Sorgum       25                                                        35                                         Güney             
    Miscanthus         20                                                          30                                         Güney                            
   Yer elması            20                                                          25                                         Güney
                                        Çizelge 2. Enerji Bitkilerinin Kuru Madde Verimleri
Buğday gibi C3 bitkilerinin özellikleri ise, C bitkilerine göre oldukça farklıdır. C3 bitkilerin temel özellikleri aşağıda verilmiştir.  
  • Yüksek karbondioksit derişimine gereksinim duyarlar,
  • Işık şiddetini kullanma yeteneği düşüktür,
  • Düşük sıcaklığa gereksinim duyarlar,
  • Yüksek oranda suya gereksinim duyarlar,
  • Ilıman bölge bitkileridir.
C4 bitkileri arasında Avrupa topluluğu tarafından  üzerinde önemle durulan tatlı sorgum bitkisi, ülkemizde
de ilgi görmüş ve bu bitki üzerinde yapılan ön çalışmalardan oldukça önemli sonuçlar alınmıştır. Miscanthus ise, yine Türkiye de deneme amaçlı ekilerek üzerinde çalışma yapılan bir diğer enerji bitkisidir.

Tatlı Sorgum enerji bitkisi
            Sorgum, bitki olarak, Gramine Familyasına ait Monokotiledon sınıfındandır. 113 türü vardır ve 40000”den fazla genotip temsil etmektedir. Tatlı sorgum özel ismi ise Sorgum Vulgare var. Saccaratum Moench olup, dünya da çok yaygın olarak yetiştirilmekte olan yıllık tipik bir C4 bitkisidir. Türkiye”nin iklim koşullarına da uygun olan tatlısorgum geniş çapta yetiştirilmesi ile benzine alternatif olarak düşünülen ve özellikle Brezilya da çok kullanılan etil alkol ve veya türevleri üretiminin yanısıra, bitkinin doğrudan yakılması ile enerji elde etmek olanaklıdır.
                Tatlı Sorgum, sahip olduğu yüksek fotosentez verimi her iklim koşullarında kolaylıkla yetiştirilebilmesi, fazla sulama ve gübreye gereksinim göstermemesi nedeni ile yeğlenmektedir. Örneğin, yağış gereksinimi 300-850mm olan mısır bitkisine karşılıktatlısorgum 150-300mm yağış yeterli olmaktadır. Gübreleme gereksinimine de diğer benzer türlerle karşılaştırıldığında oldukça düşüktür. Yine bir C4bitkisi olan mısıra göre sıcaklık ve kuraklığa daha dayanıklıdır. Mısıra göre %50 daha az pestisit ve gübrelemeye gereksinim duyar. Farklı iklimlerde adaptasyon yeteneği yüksek olup, düşük nitelikli topraklarda da yetişebilmektedir. Tatlı sorgum un orta ve güney Avrupa nın değişik bölgelerinde 70 çeşidi üzerindeki denemelerden elde edilen sonuçlara göre, yıllık ortalama verim hektar başına 900 ton fazla taze maddedir.

 

Tatlı sorgum yaprakları     
Bu bitkinin sap kısmında büyük oranda şeker depo etmesi etil alkol üretimi için üstünlük sağlamaktadır. Tatlı sorgum un sağladığı şeker, genellikle %70-80 oranında sakaroz ve geri kalanı früktoz ve glikozdan oluşmakta olup, şeker kamışına benzemektedir. Tatlı sorgum, konvansiyonel şeker rafinerilerine doğrudan işlenerek piyasaya verilebilir. Yapılan çalışmalara göre bir dekar tatlı sorgum dan 500 kg şeker üretilebilmektedir. Tatlı sorgum un besin maddesi olarak kullanımının dışındaki en büyük uygulama alanı,l bu maddenin mayalanması yolu ile etanola dönüşümüdür. Tatlı sorgumdan yılda hektar başına 2-3 ton petrol eşdeğeri etanol ve şekeri  alınmış posa kısmından ise 6-9 ton petrol eşdeğeri yakıt elde edilmektedir. Bu ise yılda hektar başına 30-45 ton daha az CO2nin havaya atılması demek oluyor. Etanol, taşıtların motorlarında yapılacak küçük bir değişiklikle rahatlıkla kullanılabilmektedir. Örneğin, Brezilya da etanola adapte edilmiş motorlarda %100 oranında yakıt olarak etanol kullanılmaktadır.
Tatlı sorgumun şekeri çıkarıldıktan sonra kalan kısmı posa enerji temininde ve endüstri alanında kullanılabilmektedir. Bunun kalori değeri yaklaşık olarak 3800-4300 kcal/kg dır ve doğrudan seramik gaz türbinlerinde %40 gibi yüksek dönüşüm verimi ile yakılarak elektrik üretmekte kullanılır.  Bu tür elektrik üretiminde yakıtın negativ çevresel etkileri ve üretim masrafları çok düşüktür. CO2 etkisi sıfır, kükürt salımları ise yok denecek kadar az dır. Olağan koşullarda kuru ağırlık cinsinden yılda hektar başına 25-35 ton ligno-sellülozik madde üretilmekte olup, bu da tatlı sorgumun posasının değerlendirilmesi açısından büyük üstünlük sağlamaktadır.
Miscanthus
Güneydoğu Asya”dan yayılmış çok yıllık bitki olup, Türkiye nin doğal florasında bulunmamakla birlikte, 1993 yılında deneme amaçlı yetiştirilmiştir. Miscanthus daha çok humus içeren topraklarda, yeterli su ve güneş ışığının  olduğu yerlerde verimli olarak yetişe bilmekte ve bambu kamışına benzer gövde uzunluğu 3-4 metreyi bulmaktadır. Özel olarak biyokütle  yetiştirmek amacıyla üretilen bitkilerden birisi olan Miscanthus, dikiminden birkaç yıl sonra, her yıl hasat edilerek biyokütle elde edilir. Bitki %44 selüloz, %24 hemiselüloz, %17 lignin, %15 diğer maddelerden oluşmuştur. Yakıldığında geriye %1,5 gibi küçük bir oranda kül bırakır.
Bitki verimi, kuru madde olarak hektar başına 11-25 ton arasında olmakla birlikte, bazı yerlerde 44 tona kadar verim elde edilmiştir. Miscanthus verim açısından en yüksek değerine 3. veya 4. mevsimde ulaşır ve ortalama 15 yıl üretim yapılabilir. Bitki doğrudan yakılarak enerji elde edilebildiği gibi lifleri yalıtım malzemesi ve kağıt yapımında kullanılır.
Kısa Dönemli Enerji Ormanları
Var olan ormanların kesilerek odun olarak kullanması yerine söğüt karakavak , okaliptüs, kavak ve yarı kurak alan bitkisi olarak da cynara gibi bazı hızlı büyüyen araçlar enerji amacıyla yetiştirilmektedir. Bu ağaçlar oldukça değişik iklim ve toprak koşullarında yetişebildiği gibi büyüme hızları da  diğer ağaçlara göre 10-20 kat arasında değişmektedır. Günümüzde biyoteknolajik yöntemlerle enerji  ağaçlarının büyüme hızları da ha da artırıla bilirler. Bu ağaçlar genelde her 5 yılda bir budanarak yeniden büyümeleri sağlanır ve hasat edilen dallar biyokütle kaynağı olarak kullanılır. Enerji ormanlarından elde edilen ortalama yıllık verim, hektardan 22 ton dolayında biyokütle olmaktadır. Bazı enerji ormanı ağaçlarından her yıl hektar başına ton olarak kuru madde üretimleri Avrupa”da, bu günkü durum ve gelecek için çizelge 3 de verilmiştir.
Avrupa”nın yanı sıra Amerika da enerji ormanlarına büyük önem vermektedir. Yapılan hesaplar 1 milyon hektar üzerine kurulacak enerji ormanlarından yılda yaklaşık 7 milyon ton  biyokütle enerji kaynağı elde edilebileceğini göstermektedir. Bu miktar yaklaşık 30 milyon varıl ham petrole eş değerdir. Görüldüğü gibi, enerji ağaçları ile hem var olan ormanların korunması, hem de çevre kirliliğini azaltmak olanaklıdır.

Bugünkü ÜretimTon/hektra
GelecekteYetiştirilen  TahminiTon/hektar/yıl
ÜretimAvrupa Ülkeleri
Cynara
------  
25
Güney
Okaliptüs
10-15   
 17  
Güney
Kavak 
12
16
Kuzey-Batı
Söğüt
10
15
Kuzey-Batı
Salkım
5
8
Güney
Kozalıklılar
5
8
Güney 
Çizelge 3. enerji orman ağaçlarının kuru madde verimi
Su Bitkisi                                                                                                
Yeşil ve mavi-yeşil algler gibi bir çok bitki çeşidi su içinde yine fotosentez yoluyla gelişebilmektedir. Azot, fosfor gibi bitki için besleyici olan maddelerin bol  bulunduğu lağım arıtma tesislerinin havuzlarında, bazı alg çeşitleri son derece hızla büyümektedir. Havuzlarda yetiştirilen bu algleralgler toplanarak metan gazı üretiminde kullanılmaktadır. Ayrıca, alglerden doğrudanhidrojen elde edilmesi yönünde, özellikle Japonya da yoğun çalışma yapılmaktadır.
Amerika”da okyanus tarımı olarak adlandırılan ve güney Kaliforniya kıyılarında yapılan bir çalışmada ise, deniz yosunları arasında kelp adı verilen bir cins kullanılmaktadır. Kaliforniya kelp i yüksek fotosentez verimine sahip olup, 45 metre uzunluğa kadar kısa zamanda büyüye bilmektedirler.
Kelp yosunu doğal olarak, kayalara ve ya deniz içinde bulunan her hangi bir varlığa dayalı olarak yaşamını sürdürmektedir. Ancak, bu proje 15-30 metre kare büyüklüğünde naylon dan bir ağ yaparak deniz dibine yerleştirilmiştir. Böyle bir çiftliğin ilk kuruluşu tamamlandıktan sonra normal hasat ile sürekli biyokütle elde etmek olanaklıdır. Burada hasat için özel olarak tasarlanmış gemiler kullanılmakta ve bu yosunlardan biyokimyasal yöntemle metan gazı elde edilmektedir.

Deniz bitkileri
Okyanus tarımında önemli bir problem de, çiftliklerde büyük miktarda kelp yetiştirmek için, deniz yüzeyinde bunlara yetecek kadar mineral ve diğer besin maddesi bulunmamasıdır. Bundan dolayı Kaliforniya projesinde, besin maddelerinin yoğun olduğu, 150-300m deniz dibinden yukarı su pompalama yoluna gidilmiştir. Buradan deniz dibinden gelen soğuk su, kelp lerin büyümesi için fazla sıcak olan suyu soğutarak daha iyi bir büyüme sağlamaktadır. Ancak, su pompalama için oldukça büyük miktarda enerji gerekmektedir. Bu enerjinin güneş panelleri yardımıyla yine güneş enerjisi kullanarak çözülmesi, olayı daha ekonomik hale getirecektir.

17 Haziran 2013 Pazartesi

80% of the Economic Potential of Energy Efficiency in buildings still untapped

World Energy Outlook 2012, IEA
In its World Energy Outlook 2012 (WEO), launched in Brussels on 20th November, the International Energy Agency (IEA) underlines the unexploited potential of energy efficiency in terms of economic gains, energy security improvements and environmental protection.
The multiple benefits of energy efficiency could be achieved if the currently available technologies and practices to improve energy efficiency were systematically adopted, leading to “energy savings, by 2035, equivalent to nearly a fifth of global demand in 2010”, according to IEA Executive Director Maria van der Hoeven. “Energy efficiency is just as important as unconstrained energy supply” she explained. Referring to the buildings sector, the WEO deplores the fact that 80% of the economic potential of energy efficiency in buildings remains untapped, largely due to non-technical barriers.
As the EU’s increased dependence on imported energy is predicted to reach record levels of over 80% by 2035, the urgency to reduce the energy demand of the EU building stock is imminent. Indeed, as the sector responsible for 40% of all energy consumed in Europe, the buildings sector is highlighted by the WEO as the sector with the highest energy efficiency potential.
“Renovating Europe’s building stock has a significant mitigating potential and undeniable economic benefits” said Adrian Joyce, Director of the Renovate Europe Campaign. “The facts are there, and the technology is available! Let’s work together to seize this opportunity for every Member State to reap the benefits of greater energy security, increased economic activity and lower energy bills for their citizens.”
The figures released by the WEO lend further support to the Renovate Europe Campaign’s objectives of reducing the energy demand of the energy demand in buildings by 80% by 2050. The findings of the Multiple Benefits Study launched at Renovate Europe Day 2012 echo the WEO’s analysis of the need to act on the renovation of our building stock in order to harvest the economic, environmental and societal benefits that such action will bring.

11 Haziran 2013 Salı

Güneşe yatırım başvuruları bugün başlıyor

epdk gunes enerjisi basvurulari 2013
Lisanslı güneş enerjisi üretimi yapmak isteyen yatırımcıların Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna başvuruları bugün başlıyor.
Güneş enerjisine dayalı, toplam kurulu gücü 600 (altı yüz) megavat olacak üretim tesisleri için, üretim lisansı başvuruları bugün başladı ve 14 Hazirana kadar sürecek.
Lisanslı güneş enerjisi üretimi yapmak isteyen yatırımcıların Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna başvuruları bugün başlıyor.
Güneş enerjisine dayalı, toplam kurulu gücü 600 megavat olacak üretim tesisleri için, üretim lisansı başvuruları 14 Hazirana kadar sürecek. EPDK, bu yıl için yaklaşık 1.2 milyar liralık başvuru bekliyor. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri, sulu tarım arazileri, çevre arazilerde tarımsal kullanım bütünlüğünü bozan alanlarda güneş enerjisine dayalı üretim tesisleri için lisans başvurusu alınmayacak.
Güneş enerjisine dayalı lisans başvurusunda bulunacak tüzel kişiler tarafından her bir tesisin bağlantı noktası için ilan edilen bölgelerden yalnızca bir bölge tercih edilecek. Bağlantı noktası ve gerilim seviyesi TEİAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından belirlenecek. Her bir ölçüm istasyonu sonuç raporu ile yalnızca bir santral sahası alanı için başvuru yapılabilecek.
Her bir megavatlık proje için azami olarak 20 dönüm santral sahası için başvuruda bulunulacak. Yatay yüzeye gelen yıllık toplam güneş radyasyonu alt sınır değerini sağlamayan lisans başvurularının kabul edilmeyecek. Güneş enerjisi potansiyeli bakımından Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer alan Türkiye’de, yıllık 380 milyar kWh enerji potansiyeli bulunuyor. Türkiye’nin yıllık ortalama güneş ışınımı 1311 kWh/metrekare-yıl,ortalama yıllık güneşlenme süresi ise 2 bin 640 saat olarak gerçekleşiyor. Bu rakam günlük 3,6 kWh/metrekare güce, günde yaklaşık 7,2 saat, toplamda ise 110 günlük güneşlenme süresine denk geliyor.

10 Haziran 2013 Pazartesi

Merkezi mi Bireysel ısıtma mı ?

 MERKEZİ SİSTEM
(Kazan)
BİREYSEL SİSTEM
(Kombi)
Kocaeli Doğalgaz
Yakıt maliyetiMerkezi sistemde kullanılan kazanların verimleri daha yüksektir. Binadaki hacimler sürekli ısıtılmaktadır. Bütün binanın sürekli ısıtılması şartında merkezi sistem daha az yakıt tüketir.Bireysel sistemde alt, üst ve yan komşuların kombilerini
çalıştırmamaları bir isi kaybına neden olmaktadır.
Cihazların çalışma ve durmaları sırasında yakıt sarfiyatı artar.
Kocaeli Doğalgaz
İlk yatırım maliyetiApartmanda mevcut merkezi kazanı bir
doğalgaz kazanı ile değiştirme, baca ve gerekli ekipmanların montajını yapma
maliyeti oluşmaktadır.
Kombi, daire içindeki radyatörleri beslemek için yatay ısıtma
boruları ve bu boruların monte edilmesi (bu boruları monte etmek
için inşaat isleri gerekir ) maliyetleri vardır.
Kocaeli Doğalgaz
Bağımsızlık ve isletme kolaylığıSistem sürekli olarak çalışmakta, yakıt ve
isletme giderleri ortak ödenmektedir. Daireler ısıtmada ortaktır ve birbirine bağımlıdır. Bir daire borcunu ödemediği zaman gaz kesilir. Dolaysıyla bütün daireler olumsuz etkilenir.
Her daire bağımsız olarak ısıtılmakta, istediği gibi ısıtma rejimi uygulanmaktadır ve yakıt isletme giderlerini kendi ödemektedir.
Kocaeli Doğalgaz
ArızaBu sistemlerde arıza olasılığı daha azdır ancak kazanda veya sistemde oluşacak arızalardan dolayı bina bir bütün olarak etkilenir.Binada kombi (ısıtma merkezi ) her daire için ayrı olması, oluşacak
ariza sayısının fazla olma ihtimalini doğurur.
Ancak ısıtma sistemleri bağımsız olduğu için arızalar birbirini etkilemez sadece arıza olan daire etkilenir.
Kocaeli Doğalgaz
Kullanım suyuKullanma sıcak suyu için bina altına ayrıca
boyler monte edilmesi veya şofben kullanılması gerekir.
Kombide ani ısıtıcı bulunmakta ve boyler / şofben gerekmemektedir.
Kocaeli Doğalgaz
Taşıma ve montaj yeriTaşınmaları işlemleri kombilere göre daha
zordur. Sadece doğalgaz kazanı için kullanılmak üzere bir kazan dairesine gerek vardır.
Az yer kaplarlar ve kolay taşınabilirler. Kombiler için özel bir yere
gerek yoktur belli alanlar  dışında her yere monte edilebilir.
Böylece kazan dairesi başka bir amaç için kullanılabilir.
Kocaeli Doğalgaz
Kullanım ömrüKazanların ortalama ömürleri; bakımlarının zamanında ve yetkili servis tarafından yapıldığında 20 yıl civarındadır.Kombilerinin ortalama ömürleri; bakımlarının zamanında ve yetkili servis tarafından yapıldığında 15 yıl civarındadır.

8 Haziran 2013 Cumartesi

MERKEZİ ISITMA VE SIHHİ SICAK SU SİSTEMLERİNDE ISINMA VE SIHHİ SICAK SU GİDERLERİNİN PAYLAŞTIRILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK İLE İLGİLİ SORULAR VE CEVAPLARI

SORU:
TOKİ'den almış olduğunuz Merkezi sistemli inşaatı yapılmakta olan konutunuzda Isı Payölçer kullanımının zorunlu olup olmadığını, yada hangi konutlarda bu yönetmeliğin geçerli olduğu, yönetmeliğin geçerli olabilmesi için konut sayısı, adedi, alanı, vs. gibi konularda bu yönetmeliğin uygulaması için bir kriter var mıdır? diye sorulmaktadır.
CEVAP: 
Yönetmeliğin Amaç ve kapsam başlıklı birinci maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; mevcut ve yeni yapılacak birden fazla bağımsız bölüme sahip merkezî veya bölgesel ısıtma sistemli ve sıhhî sıcak su sistemli binalarda, ısıtma ve sıhhî sıcak su giderlerinin, bağımsız bölüm kullanıcılarına paylaştırılmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemektir." ifadesi yer almakta olup buradan anlaşılabileceği gibi yeni yapılacak olan binalarda merkezi sistemin kuruluyor ise bu yönetmelik hükümlerine uyulması gerekmektedir. Yani merkezi sisteme sahip yeni yapılacak binalarda bağımsız bölüm sayısının birden fazla olması yeterlidir.
         TOKİ'den almış olduğunuz bina mevzuatlar gereğince henüz yapı kullanım izin belgesi almamış ise; yönetmeliğin Mevcut binalarda alınacak tedbirlerin yapım süresi başlıklı GEÇİCİ BİRİNCİ MADDESİNDE de belirtildiği gibi "Bu Yönetmelik hükümlerinin merkezî ısıtma veya sıhhî sıcak su sistemine sahip mevcut binalar, inşaatı devam edip henüz yapı kullanım  izni almamış binalar ve proje değişikliği gerektiren esaslı onarımlar ile mekanik tesisat değişikliği gerektiren binalar için uygulanabilir olan maddeleri uyarınca yapılması gereken iş ve işlemler, bina sahibi veya yöneticisi, bina yönetim kurulu, enerji yöneticisi ile işletmecisi tarafından, 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c)  bendi ve geçici 6 ncı maddesi gereğince 2/5/2007 tarihi itibari ile beş  yıl içinde yerine getirilir." hükmü gereğince, almış olduğunuz konut 2/5/2007 tarihinden önce inşaat ruhsatı almış ve projeleri de bu tarihten önce ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının kullanılacağı şekilde tasarlanmamış ise 2/5/2012 tarihine kadar bu sisteme geçmeleri zorunludur. Fakat inşaat ruhsatı 2/5/2007 tarihinden sonra alınmış ve projeleri bu tarihten sonra hazırlanmış ise bu sisteme göre yapılmaları 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununu gereğince gerekmektedir.
SORU: 
Tüm toplu ısınma olan konutlarda bu yönetmelik zorunlu mudur?
CEVAP:
Eğer merkezi sistemli bina inşaat ruhsatı ve proje onayları 2/5/2007 tarihinden sonra ise yani bu tarih itibarıyla yeni yapılacak merkezi sistemli binalarda 627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununu gereğince ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının kullanımı zorunludur. Dolayısı ile bu sistemlerin kullanıldığı binalarda da gider paylaşımı için bu yönetmelik hükümlerine uyulması zorunludur.
Mevcut merkezi sistemli binalarda ise yine 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununu gereğince 2/5/2012 tarihine kadar bu sisteme geçmeleri zorunludur. Dolayısıyla da gider paylaşımı konusunda da bu yönetmelik hükümlerine uyulması zorunludur.
Yani konuyu mevcut ve yeni yapılacak merkezi sistemli binalar olarak değerlendirmek gerekir. Buna göre, yeni yapılacak merkezi sistemli binalarda zorunluluk 2/5/2007 tarihi itibarıyla varolmakta olup, mevcut merkezi sistemli binalarda ise 2/5/2012 tarihi itibarıyla bu sisteme geçmiş olunması gerekmektedir.
SORU:
Belli Bir sayıda konut malikinin onayı gerekli midir?
CEVAP:
Yönetmeliğin, Yönetim planının ve sözleşmelerin Yönetmeliğe aykırı hükümlerinin değiştirilmesi başlıklı ON DÖRDÜNCÜ MADDESİNE GÖRE "Merkezi ısıtma veya sıhhi sıcak su sistemine sahip binaların yönetim planının ve bölgesel ısı dağıtım ve satış şirketlerinin bağımsız bölüm kullanıcıları ile yaptıkları sözleşmelerin, bu Yönetmeliğe aykırı olan hükümleri  üç ay içinde bu Yönetmeliğe uygun hale getirilir." yönetim planında bu yönde bir karar yoksa bile yönetim planının yönetmelik hükümlerine göre değiştirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla yönetim planında yapılacak bir değişiklik için verilen sürede 3 ay olup buna göre yönetimin gereğini yapması gerekmektedir. Mevcut merkezi sisteme sahip binalarda bu sisteme geçilmesi için gerekli plan değişikliği yapılamaması halinde yasal anlamda yönetim bu noktada sorumlu olacaktır.
SORU:
18 daireli apartmanınızda bulunan merkezi sistemle ve her daire girişinde bulunan ısı sayaçları ile ilgili olarak;
  1. Her dairenin ısındığı oranda ısınma giderine ortak olduğu, hiç kullanmayanın hiç ödemediği ifade edilmekte olup, 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'in hükümlerine göre her dairenin ısınma kullanıp kullanmamasına bakmaksızın belli oranlarda gidere ortak olması ifadesinin doğru olup olmadığı sorulmaktadır.
  2. Isıtma sistemini kullanmadığınız halde yönetimin dediği üzere aylık 30 YTL ödemek zorunluluğunuzun doğru olup olmadığı,
  3. Yönetime nasıl cevap vermeniz gerektiği konusundaki sorularınız ile ilgili olarak;
CEVAP: 
1- 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'in Uygulamalar başlıklı Madde 5'in 5 ve 6 ncı paragraflarında; "(5) Tüketilen enerjiyi sınırlandırabilmek için merkezî ısıtma sistemi kullanılan binalarda TS EN 215’e uygun termostatik radyatör vanası kullanılır. (6) Merkezî sistemlerle ısıtma yapılan bağımsız bölümlerdeki mahal sıcaklıklarının asgari 15 °C olacak şekilde ayarlanır." ifadeleri yer almakta olup, yönetmelik, bir binada özellikle ara dairelerde yaşayan komşuların yaktığımız kadar ödeyeceğiz diye komple sistemlerini kapatarak komşularından enerji çalmalarını engellemek üzere sistemin komple kapatılmasına izin vermemektedir. Ancak, yine yönetmelik kullanılmayan dairelerde de aşırı gider israfını engellememek için daire iç mekan sıcaklıklarının ısıtılmayan iç mekan sıcaklığı olarak kabul edilen 15°C olacak şekilde termostatik vanalar ya da ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanları ile (ki bu ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının merkezi ısıtma sistemli binalarda kullanımı 02 Mayıs 2007 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Kanununda zorunlu hale getirilmiştir.) sağlanmasını istemektedir. Dolayısı ile hiç kullanmayan hiç ısıtma giderine katılmayacak olması doğru değil zaten hem komşulardan enerji çalınmasının önüne geçilmesi hem de yine yönetmelik hükümleri doğrultusunda ortak mahal ve ısının kullanım mahallerine gelene kadar ki kayıplarının ve işletme masraflarının da (ki yönetmeliğe göre giderin %30'unu kapsamaktadır ve kullanım alanı oranında tüm kullanıcılara paylaştırılmak zorundadır.) kullanıcılara paylaştırılması gerekmektedir.
Konu ile ilgili tüm açıklamalar ve uygulama esasları 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'te bulunmakta olup, resmi gazetenin internet sayfasından yönetmeliğe ulaşılabilmektedir.
2- Isıtma sistemini kullanmadığınız halde aylık 30 YTL'lik sabit gider istenilmesi durumu ile ilgili olarak da, 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'in ısıtma ve sıhhî sıcak su gider paylaşımı hesaplaması başlıklı 8 nci maddesi 1 nci paragrafında; "(1) Merkezî ısıtma sistemlerinde toplam ısıtma giderlerinin % 70’i bağımsız bölümlerin ölçülen ısı tüketimlerine göre paylaştırılır. Toplam ısıtma giderlerinin % 30’u ortak kullanım mahalleri, sistem kayıpları, asgari ısınma ve işletme giderlerinden kaynaklı ısı giderleri olarak bağımsız bölümlerin kullanım alanlarına göre paylaştırılır." ifadesi yer almakta olup, buna göre her ay sabit gider tutarı toplam tüketimler üzerinden gider paylaşımları hesaplanması gerekmekte olup, bu hesaplama sonucu çıkan gider paylaşımı kullanıcılara bildirilmesi gerekmektedir. Size ait gider paylaşımının hesaplamasını ve buna göre payınıza düşen gider tutarını görmek isteyebilirsiniz yönetimden bu şekilde doğru olup olmadığını görebilirsiniz.
3- Yönetime vermeyi düşündüğünüz cevap için yukarı nasıl ulaşabileceğinizi ifade ettiğimiz 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'e ulaşarak incelemeniz ve sizinle ilgili konular için yönetmeliğin açıklamalarını okumanız gerekir ki uygulamada yönetmelik açısından bir aykırılık var mı yok mu daha net olarak görebilir ona göre itirazınızı yapabilirsiniz.
SORU:
Apartmanınızın Merkezi Isıtma sistemine sahip olduğu ve gider paylaşımı için ısı ve sıcaklık kontrol ekipmanlarının kullanımı ile ilgili olarak;
1- Hangi Firmaların Yetki belgesi aldığı,
2- Nasıl bir sistemin tercih edilmesinin uygun olacağı konularında Bakanlığımızdan bilgi istenilmektedir.
CEVAP:
İlk olarak 14 Nisan 2008 tarih ve 26847 (Mükerrer)sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Merkezi Isıtma Ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma Ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik'e göre Bakanlığımıza yetki belgesi için başvuruda bulunan firma sayısı beş olup 31 Mart 2010 günü gerçekleştirilen yetkilendirme töreni ile TECHEM Enerji Hizmetleri San. Ve Tic. Ltd şirketine, ISTA Enerji Hizmetleri Tic. Ltd. şirketine, TERMOSAR Isı Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. şirketine, HONEYHOME Otomasyon Bilişim ve İnş. Tic. Ltd. şirketine ve TERMMARKET Isıtma Soğutma Pompa ve Teknik Malzeme San. Tic. Ltd. şirketine merkezi sistemlerde gider paylaşımı yetki belgeleri verildi.
İkinci olarak binanızın ve sisteminizin nasıl olduğunu bilemediğimiz için ve inceleme fırsatımız olmadığı için kullanılacak sistemle ilgili bilgi veremeyeceğiz. Ancak yönetmelik tüm sistemlere cevap verecek şekilde hazırlanmıştır.
Eğer binanızın ısıtma sistemi kolonlu şekilde ise (yani her odada ayrı kolonlar geçiyorsa) o zaman ısı pay ölçerlerin kullanımı uygun olacaktır. Bunlarında ya petek üzerine ya da petek girişine monte edilen tipleri mevcuttur ki bu aşamada seçim kullanıcıya bırakılmıştır.
Eğer binanızın ısıtma sistemi daire önlerine kolonlarla daire içlerine ise tek bir ana hat ile yerden yada süpürgelik üzerinden dağıtımla yapılıyor ise bu durumda da daire girişine ısı ölçer(kalorimetre) takılabilir, alttan dağıtım yada yerden ısıtma ise kolektör üzerindeki hatlara pay ölçer takılarak yada ön ödemeli sistem denilen daire girişlerine takılan ön ödemeli ısı ölçerler ile sağlanabilmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi binanızın sistemi incelenmeden nasıl bir çözüm sunulacağı konusunda bilgi verilmesi mümkün değildir. İfade edilmeye çalışılan sistem çözümleri de sadece tarafınıza bilgi amaçlıdır.
Son olarak konu ile ilgili tarafınıza danışmanız için firma bilgileri vermemiz isteniyor. Bir kamu kurumu olarak firma bilgileri vererek yönlendirme yapmamız doğru olmayacaktır. Bu sebeple firma ismi veremiyoruz. İnternet üzerinden araştırma yapıldığında zaman çeşitli firmalara ulaşılabilmektedir. Sadece yukarıda da belirttiğimiz gibi yetki belgesi için başvuruda bulunan firmanın bilgilerini verebilmekteyiz.
SORU:
Boş olan dairede ki ısınma giderlerinin paylaştırılmasına ilgili  olan  ‘’Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik’de bu sorun nasıl değerlendirilmiştir?
Cevap:
14 Nisan 2008 tarih ve 26847(Mükerrer)sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ‘’Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik’’de Uygulamalar başlıklı Madde (5) 6nci paragrafında; ‘’(6)Merkezî sistemlerle ısıtma yapılan bağımsız bölümlerdeki mahal sıcaklıklarının asgari 15 °C olacak şekilde ayarlanır’’. Bu madde gereğince boş olan dairenizi en az 15 C de ısıtmanız gerekmektedir. Bu sistemde hesaplama yöntemi iki şekildedir. Bu da Yönetmeliğin Isıtma ve Sıhhi sıcak su ve gider paylaşımı hesaplaması başlıklı Madde (8) 1nci paragrafında Isı ölçerlerin ya da ısı sayaçlarının kullanılması durumunda nasıl bir hesaplama yapılacağı belirtilmiştir.
SORU:
Bakanlığımız tarafından yayınlanan “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına Ait Yönetmelik” ilgili yetkilendirilmiş şirketlerin başvurusu sırasında izlenecek yolu nasıldır ?
Cevap:
14 Nisan 2008 tarih ve 26847(Mükerrer)sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik’’de Yetkilendirilmiş Kuruluşların Özellikleri başlıklı Madde (10) 1nci paragrafında; “Ölçüm ve gider paylaşım belgesi düzenleyecek şirketin yetkilendirilmesinde müracaatta bulunan şirketten  merkezinin bulunduğu ili belirten dilekçeye ekli olarak aşağıdaki belgeler istenir”.
a-Şirketin, Ticaret veya sanayi Odası sicil kaydı.
b-Şirketin, Yönetmelik hakkında  faaliyetlerinin bulunduğunu gösterir Türk Ticaret Sicili Gazetesi.
c-Şirketin, ölçülen verileri en az 5 yıl süre ile dijital ortamda saklayacak imkana sahip olduğuna dair beyan belgesi
d-Şirketin bünyesinde en az bir makine mühendisi olmak üzere, üniversitelerin mühendislik fakültelerinden  mezun olan en az üç adet teknik personel ile ölçüm ve gider paylaşım belgesi düzenleyecek kadar eğitimli diğer personellerinin eğitim durumunu gösteren diplomalarının onaylı suretleri, nüfus kayıt örnekleri ve ikametgâh ilmühaberleri ile yeterli teknik donanıma sahip olduğuna dair beyan belgesi.
Yukarıda ki belgeleri tamamladıktan sonra hangi ilde yapacaksanız onu belirten bir dilekçeyle müracaatınızı Bakanlığımıza yapabilirsiniz.

SORU: 
Bakanlığımız tarafından yayınlanan “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına Ait Yönetmelik” gereği mevcut binalarda bulunan merkezi  ısıtma sistemlerinden  bu sistemlere geçiş süreci ile ilgili usul ve esaslar nasıldır?

 CEVAP:
Yönetmeliğin Yönetim planının ve sözleşmelerin Yönetmeliğe aykırı hükümlerinin değiştirilmesi başlıklı on dördüncü maddesinin göre yönetim planında bu yönde bir karar yoksa ve buna göre yönetim planının yönetmelik hükümlerine göre değiştirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple yönetim planında yapılacak bir değişiklik için verilen süre 3 ay olup ve sistem için gerekli iş işlemlerin yapılması yönünde olmasıdır.       
Yine Yönetmeliğin Mevcut binalarda alınacak tedbirlerin yapım süresi başlıklı geçici birinci maddesine göre ve 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununun 6 ncı ve 7 nci maddeleri gereğince 2/5/2007 tarihi itibari ile beş yıl içinde sistem için gerekli tüm işlemler yerine getirilir. Bu Yönetmeliğin zorunluluğu  5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereğidir. Bundan dolayı  Kanuna muhalefetten  Türk Ceza Kanunu gereği yaptırımı bulunmaktadır

3 Haziran 2013 Pazartesi


Binalarımızda daha fazla enerji verimliliğiiçin, alışkanlıklarımızı değiştirmeli, teknolojiden yararlanmalı ve aşağıda değinilen teknik tedbirleri almalısınız.
  • Enerji Verimliliği konusunda eğitilmiş kişi ve kuruluşlardan danışmanlık hizmeti alınız.
  • Enerji Verimliliği Kimliği almak için yetkili kişi ve kuruluşlar ile irtibata geçiniz.
  • Enerji Verimliliği konusunda kendinizi eğitiniz ve çevrenizi bu konuda aydınlatınız.
  • Oturduğunuz bina ya da sitelerde, her şeyi yöneticiye bırakmayınız, her şeyi yöneticiden beklemeyiniz.
  • Enerji Verimliliği ile ilgili her türlü teşebbüsü, tedbiri, yatırımı destekleyiniz.
  • Çevrenizi Enerji Verimliliği, Enerji Tasarrufu konusunda cesaretlendiriniz ve uyandırınız.
  • Enerji Verimliliği ve Tasarrufu konusunu sosyal sorumluluk projeniz olarak kendinize iş edininiz.
  • Konut alırken kazan dairesini de gezmeyi ihmal etmeyiniz.
  • Brülör önlerinde daha verimli yanma sağlayan Enerji Tasarruf Cihazlarına yer veriniz.
  • Kombili konut almayınız. Müstakil evlerinizde dahi alternatif ısıtma olanaklarını değerlendiriniz.
  • Kombiniz varsa en azından verimli kullanmasını öğreniniz ve uygulayınız.
  • Gaz, su, elektrik faturalarınızı daha dikkatli inceleyiniz, bireysel ısı faturası hizmeti alınız.
  • Gaz, Su, Elektrik Sayaçlarınızı kontrol ettiriniz, ölçüm yaptırıp, denetletiniz.
  • Binanızda ki tüm sayaçların nitelikli güvenilir olmasına önem veriniz.
  • Sayaçlarınızı hileli kullanıma, yanlış ölçüme, bozulmalara karşı duyarlı sayaç markalarından seçiniz.
  • Size konut satmak isteyenlere Enerji Verimliliği konusunda ki hassasiyetinizi dile getiriniz.
  • Kombi yerine, merkezi sistem ısınmayı tercih ediniz. Alternatif enerjiden yararlanma yolları arayınız.
  • Radyatör Vanalarınızı mutlaka değiştiriniz, yerine Termostatik Ayarlı Radyatör Vanası takınız.
  • Kalorimetre ya da Pay Ölçer taktırınız. Adil yakıt parası paylaşımı ile hakkınızı arayınız.
  • Yakmadığınız yakıtın parasını ödemeyiniz. Enerji Verimlilik Yasası hakkında bilgi alınız.
  • Bina enerji tüketimi ölçüm, tespit, paylaşım işlerini sadece ehil ve yetkili kuruluşlara yaptırınız.
  • Kazan dairesi otomasyonunuzu kontrol ettiriniz, ayarlarını, tesisat bakımını yaptırınız.
  • Çatı, dış cephe ısı yalıtımını ihmal etmeyiniz. Bu yalıtımı kaliteli hizmet sunan kişi ve kuruluşlara yaptırınız.
  • Binanızın fiziki şartlarını, konumunu Enerji Verimliliği açısından daha iyi değerlendiriniz.
  • Yapı malzemesi, Isınma, Aydınlanma, sıcak su kullanımı hakkında teknik bilgi alınız.
  • Kombileri atıp, yerine Ev Sıcak Su İstasyonları takınız. Sıcak suyu kazandan kullanınız.
  • Musluklarımızda Su ve Enerji Tasarruf Kartuşları kullanınız.
  • Yaz ve kış güneş enerjisinden yararlanınız. Binalarda ısı odaları oluşturunuz.
  • Yalıtımlı ve nitelikli pencere camları kullanınız. Tüm ev aletlerini daha az enerji tüketen markalardan seçiniz.
  • LED aydınlatma teknolojilerinden yararlanınız, merdiven boşluklarını sadece kısa süre ile aydınlatınız.
  • Mecbur kalmadıkça, Klima, Soba, Elektrikli cihazlar ile ısınmaktan çekininiz. Bu tutumunuzu bir alışkanlık haline getirerek, sadece konutlarda değil ofisinizde, ulaşımda, üretimde her yerde sözde değil özde uygulamaya sokunuz.
Yukarıda değinilen tedbirlere çok daha fazla tedbirler eklenebilir. Bunlardan sadece bir kaçını yerine getirmek dahi, küçük bir adım olsa da,  sosyal sorumluluklarımız ve geleceğimiz açısından dev adımlardır.
Enerjinizi boşa harcamayın, sağlıklı, başarılı, verimli güzel günler sizin olsun.