12 Ekim 2012 Cuma

YEŞIL BINALAR LÜKS DEĞIL

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının desteğiyle, 20 – 21 Şubat 2012 tarihlerinde İstanbul Swissotel’de gerçekleşen zirvenin 16 maddelik sonuç bildirgesinde ‘’Yeşil konutların lüks konut demek olmadığı,  sosyal konutların da yeşil bina statüsüne dönüştürülmesi ve inşa edilmesi gereği’’ vurgulandı.
 
Sürdürülebilirlik kent ölçeğinde ele alınmalı; parsel ya da bina bazındaki çalışmalarla kısıtlı kalmamalıdır. Kentsel sürdürülebilirlik açısından belediyelerin daha etkin roller üstlenmesi gerektiğinin de altı çizilen bildirgede şu görüşlere yer verildi: 
 
1. Türkiye’nin kalkınma stratejisi, sürdürülebilir kentsel dönüşüm, enerji verimliliği ve yeşil bina uygulamalarını da içermelidir.
 
2. Sürdürülebilirlik kent ölçeğinde ele alınmalı; parsel ya da bina bazındaki çalışmalarla kısıtlı kalmamalıdır. Kentsel sürdürülebilirlik açısından belediyeler daha etkin roller üstlenmelidir.
 
3. Kentsel dönüşüm ve dar gelirliler için konut konuları “enerji verimliliği” ve “yeşil bina” uygulamalarıyla birlikte ele alınmalı, kentsel dönüşümde, mevcut binaların yıkılması ve yeniden yapılmasının yanı sıra, elverişli olanlar da iyileştirilerek değerlendirilmelidir. Sürdürülebilirlik kavramı, mevcut yapılar ve toplu konutlar için “işletme giderleri” açısından da ele alınmalıdır.
 
4. Yeşil binaların maliyeti, gün geçtikçe standart maliyetlere yaklaşmakta ve bazı durumlarda eşdeğer olmaktadır. Sanılanın aksine yeşil binalar, inşaat maliyetlerini kayda değer oranda artırmamaktadır. Proje geliştirme sürecinde, yatırımcılar tarafından bu durum göz önünde bulundurularak yatırım kararları verilmelidir.
 
5. Üniversiteler müfredat ve araştırma açısından Yeşil Binaları gündemine almalı, Yeşil Kampüsler desteklenmelidir.
 
6. Kamu yatırımlarına sürdürülebilirlik koşulu getirilerek sürdürülebilirlik konusunda devlet öncü rol üstlenmelidir. Devlet, mevcut kamu binalarının yeşile dönüştürülmesini ivedilikle programına almalı ve bu konuda kamuoyuna öncülük etmelidir.
 
7. SPK, gayrimenkul değerlemelerinde, yeşil bina belgeli binaların daha değerli olarak nitelendirilmesi için çalışma yürütmelidir. Bu çerçevede, Gayrimenkul sektörü değer tablosunda yeşil olan ve olmayan binalar ayrı liglerde değerlendirilmelidir.
 
8. Büyük bir hızla veri ve istatistik toplanarak, ilgili kurum ve kuruluşların işbirliği ile, tabanında enerji verimliliği kriterlerine yer veren, yeni gayrimenkul değerleme modelleri geliştirilmelidir.
 
9. Yeşil konut demek lüks konut demek değildir. Sosyal konutlar da yeşil bina statüsüne dönüştürülmeli ve inşa edilmelidir.
 
 
10. Aylık bazda elektrik, su, doğalgaz gibi giderleri düşen yeşil bina sahiplerine azalan ödeme riskleri ve artan hane halkı gelirlerine endeksli olarak daha düşük faizli konut kredisi verilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. 
 
11. Yeşil binaların sağladığı tasarruf Türkiye ekonomisi bakımından son derece önemlidir. 
 
12. Ülkemizde yeşil binaların yapımı düşük faizli krediler ve indirimli KDV, emlak vergileri vb. uygulamalar ile teşvik edilmelidir.
 
13. Ülkemizin karbon envanteri bir an önce çıkartılmalıdır.
 
14. Yeşil Binalar Zirvesi’nde duyurulan “Yeşil Konut Sertifikası” yasayla zorunlu tutulmalıdır.
 
15. Çevre dostu malzeme ve ekipman olmadan yeşil bina yapmak mümkün değildir. Bu nedenle inşaat malzemesi üreten firmalar da ivedilikle kendi bünyelerinde değişim geçirmeli ve bu sürece hızla ayak uydurmalıdır.
 
16. Atık ve karbon azaltımını hedef alan “Beşikten Mezara” yaklaşımı yerine atık kavramını ortadan kaldıran, doğal ve doğru malzeme kullanımını daha iyi yöneten, çevreye tamamen zararsız ve %100 geri dönüşebilen ürünler üretilmesini savunan “Beşikten Beşiğe” yaklaşımı ele alınmalıdır. Sanayi sistemi önümüzdeki 10 yıl içinde tamamen değişmeli ve Beşikten Beşiğe sistemi üzerine yeniden tasarlanmalıdır.
 
Türkiye’de ve dünyada yeşil bina sektörünün önde gelen paydaşlarını, gayrimenkul ve inşaat şirketlerinin üst düzey yöneticilerini ve konusundaki en uzman kişileri bir araya getiren zirvede, sürdürülebilir inşaat malzemeleri üretimi, kentsel dönüşüm ve sürdürülebilirlik, bölgesel yeşil bina uygulamaları, yeşil binaların değerlemesi, sürdürülebilir kentler gibi konular tartışılmış hazırlanma aşamasında olan Türkiye’nin yerel “Yeşil Konut Sertifika” sistemi de tanıtılmıştı.
 
Yeşil bina ve değerlendirme sistemleri konusunda farkındalık yaratmak, bilgi ve bilinç düzeyini yükseltmek amacıyla kurulmuştur. Türkiye’de yeşil binaları yaygınlaştırmak ve inşaat sektörünün sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda dönüşümüne öncülük etmek için çalışan Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği 2007 yılından beri hizmet vermektedir.

10 Ekim 2012 Çarşamba

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Enerji Verimliliği Dairesi Isı Pay Ölçer haberleri ile ilgili açıklamada bulundu


Basın Açıklaması
02.05.2007 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereğince merkezi veya bölgesel sistemle ısıtılan ve birden fazla bağımsız bölüme sahip olan binalarda ısı paylaşımının tesisini sağlayacak ekipmanların kullanımı 02.05.2012 tarihi itibarı ile tüm merkezi ısıtma sistemli binalar içim uygulamadadır. Mevcut veya yeni binalar için farklı yükümlülükler yoktur. Bu sistemlerin kullanımı 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu gereği olup bina yönetimlerinin, kat maliklerinin aksi yönde tasarrufta bulunmaları söz konusu değildir.
02.05.2012 tarihine kadar merkezi veya bölgesel ısıtma sistemli binalarda ısı paylaşımının tesisini sağlayacak ekipmanların bağımsız bölümlere takılmaması durumunda 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununun İdari Yaptırımlar ve Uygulama başlıklı maddesinde herhangi bir ceza öngörülmemiş ise de aksi tutumlar kanuna muhalefet kapsamında sayılabileceğinden, kişiler tarafından açılabilecek olası davalarda mahkemece bir ceza öngörülmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir. Binalarında ısı paylaşımının tesisini sağlayacak ekipmanlarının kullanımı uygulamasına geçilmemesi durumunda sorumluluk bina sahibi, bina yöneticisi ve yönetim kurullarındadır.
Binalarda ısı ölçüm ve paylaşımı bina yönetimlerince veya yükleniciler vasıtasıyla gerçekleştirilebilir. Yükleniciler Yetkilendirilmiş Ölçüm Şirketi adıyla anılmakta olup bina sahibi, bina yöneticisi, bina yönetim kurulu veya enerji yöneticisinin ölçümleri yapabilecek yeterli personel ve donanıma sahip olmadığı durumlarda ölçüm yapmak üzere Bakanlık tarafından yetki belgesi verilmiş kuruluşlardır. Ölçüm ve paylaşım işinin yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerince yaptırılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak, yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerinin yetkilendirilmesi aşamasında bir çok kriterin göz önüne alınması sebebiyle uygulama safhasında sıkıntıya düşülmemesi için eğer ölçüm ve paylaşım işi bina yönetimlerinin kendi imkanıyla yapamayacaklarına karar vermişlerse bu şirketlerden hizmet satın alabilirler.
Yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerin listesi www.bep.gov.tr adresinden edinilebilir.
Basında çıkan bazı haberlerde olduğu şekilde bina yönetimlerinin ısı paylaşımının tesisini sağlayacak ekipmanlarının kullanıldığı sistemlere geçtiğine, geçeceğine dair kurumumuza veya herhangi bir kamu kurumuna başvurmaları gibi bir durum söz konusu değildir.    

7 Ekim 2012 Pazar

Küresel Isınma Ve Alınacak Tedbirler


Küresel iklim değişimi ve onun en önemli işaretlerinden biri olan küresel ısınma zamanımızın en önemli problemlerinden. Bunun çözümünde birey olarak bize de önemli görevler düşüyor. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde bireyi hedef alan kampanyalar, küreselleşen dünyada artık dışarıda yemek yemeyi, uzak mesafelere gezmek ve alış veriş amaçlı seyahatleri kısıtlayıp, yerli malı kullanılmasını salık veriyor!.. İşte birey olarak küresel ısınmayı durdurmak için yapmamız tavsiye edilen en önemli 10 şey:


1.Bilgilen!     Anlamadığınız bir şeyi çözemezsiniz. Ne konuştuğunuz hakkında bilgilenin, araştırmacı olun, daha fazla ve sürekli öğrenin. Herkes doğruyu söylemiyor! Her okuduğunuza ve gördüğünüze de inanmayın. Doğru kaynaklardan iklim değişimi problemini ve çözüm yollarını öğrenin ki insanlara onun hakkında bir şeyler anlatabilesiniz ve birilerinden çözüme yönelik istekte bulunabilesiniz.


2. Ağaç dik.  
   Varsa kendi bahçenize, evinizin etrafına veya komşularınız ile birlikte yerel yönetimlere başvurarak yollara, vb boş yerlere ağaç dikin. Ağaçlar, havadaki karbonu alıp oksijen verirken aynı zamanda kışın rüzgârı kesip buharlaşma ile olan soğumayı önleyip evlerimizin ısıtma faturasını; yazın ise gölge yaparak soğutma ihtiyacını azaltıp enerji faturası ve dolayısı ile fosil yakıtı kullanımını azaltabilir. 

3. Enerjiden tasarruf et.     Kışın eviniz çok sıcak olunca serinlemek için pencereleri açmayın; kaloriferleri kısın. Isıtıcıyı daha fazla açmak yerine sizi sıcak tutacak giysiler giyin. Normal ampulleri floransan vb tasarruflu ampuller ile değiştirin. Böylece yılda 1.5 ton sera gazı üretmemiş olursunuz. Aynı zamanda hem elektrik faturanızı azaltabilirsiniz, hem de sık sık ampul değiştirmek zorunda kalmazsınız. Kısa duşlar alın. Çamaşır makinesini kullanmak için yeterince çamaşırın birikmesini bekleyin. Yazın kavurucu güneşin içeriye girmesini perdeleri kapatarak önleyin. Sıcak günlerde klimayı açmak yerine daha hafif, bol giysiler giyin ve vantilatör kullanın.

4. Elektrikli aletleri düğmesinden kapat.    
   Kullanmadığımız zaman ışıkları, televizyonu, bilgisayarı, ısıtıcıları, vb elektrikli aletleri açık bırakmayın. Tembellik edip TV, bilgisayar, vb. elektrikli aletleri standby’da da bırakmayın. Bilgisayar ve TV’leri de kullanmadığınız zaman düğmesinden kapatın. Şarj aletlerini saatlerce fişte bırakmayın. Nadiren kullanılan veya kullanılmayan elektrikli aletlerin ise fişini çekin. Böylece ailece karbon dioksit emisyonunuzu yaklaşık olarak yüzde 10 veya daha fazla azaltabilirsiniz. 

5. Alış verişini olduğun yerde yap.     Yerel mağaza, alış veriş merkezlerinden ve pazarlardan alış veriş yapın. Yerli malı kullanın. Alış veriş için seyahat etmek sera gazlarını artırır. Ayrıca dışarıdan getirilen malların uçak ve kamyonlar ile büyük miktarlarda fosil yakıtları kullanılarak uzun mesafeler taşındığını unutmayınız. 

6. Daha az ve kısa mesafelere seyahat et.  
   Zorunlu olmadıkça tatil için çok uzaklara gitmeyin. Uçak gibi büyük miktarda fosil yakıtı kullanan araçlar ile seyahat etmekten sakının. Aracınıza binmeyerek büyük bir fark yaratabilirsiniz; evinizin etrafında 3 km’lik mesafeleri yürüyün veya bisiklete binin. Toplu taşıma araçlarını veya özel otomobilleri ortaklaşa kullanın. Araç kullanma alışkanlıklarınızı değiştirin; unutmayın otomobiller çok hızlı sürülmediklerinde daha az benzin yakar. 

7. Güneş enerjisi kullan.    Mümkün olduğunca güneş enerjisi kullanın. Güneş enerjisi ile doğanın dengesini bozmadan sıcak su elde edebilir, evinizi ısıtabilir ve elektrik enerjisi üretebilirsiniz. Hükümetlerden temiz enerjinin yaygınlaştırılmasını ısrarla isteyin.

8. Yemek pişirmeyi öğren ve evde ye.     Evde pişirip yemek, sadece daha ekonomik değil, aynı zamanda seyahat etmeyeceğiniz için fosil enerjisinden tasarruf sağlayarak küresel ısınma probleminin çözümüne de katkıda bulunur. 

9. Az tüket, yeniden kullan, geri döndür.  
   Plastik vb maddelerin kullanımını ve çöp üretimini azaltın. Alış verişte aldığınız ürünler aşırı paketlenmiş olmasın. Mümkünse bu tür çevreye zararlı maddeleri fazlaca satın almayın. Mevcut plastik alış veriş torbaları gibi şeyleri tekrar kullanın. Alış veriş torbalarınız ve satın aldığınız ürünlerin ambalajları geri dönüşümlü olsun. Çöpleri asla yakmayın…

10. Karar vericilerine yaz ki, iklim değişimi problemine karşı duyarlı olduğunuzu bilsinler. 
   Birey olarak burada sırlananları uygulayarak önemli bir fark yaratabilirsiniz, fakat aynı zamanda idareciler, sanayiciler de üstüne düşenleri yapmalı.  Onlardan enerji verimliliği ve tasarrufu için önlem almalarını, temiz enerji kaynaklarının geliştirilmesini ve daha çevreci ulaşım araçlarının yaygınlaştırılmasını, vb şeyleri isteyen. Enerji tasarrufu, ağaç dikme, çevre koruma, vb konularda çalışan sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına da katılın…

Unutmayın kişisel tercihlerinizin küresel iklim değişimi ve bizi yönetenlerin üzerinde büyük etkisi var. Bu nedenle, tercihinizi lütfen bugünden yarını düşünerek doğru yapın…

4 Ekim 2012 Perşembe

Payölçer ( Pay Ölçer ) Nedir ? Nasıl Takılır ? Neden Takılır ?

Isı pay ölçer nedir? Nasıl çalışır?
Sistem 2 parçadan oluşmaktadır.
1. Termostatik vana 2. Isıpay ölçme cihazı (sayaç) 
Termostatik vananın işlevi radyatöre giren sıcak suyu istenilen sıcaklığın dışında sisteme geri döndürmek dolayısıyla cam açmak yerine tasarrufu teşvik etmektir. Termostatik vananın yanında bir de ısıpay ölçer adı verilen sayaç yeralmaktadır. Bu cihaz da radyatöre belirlenen zaman diliminde kaç kW ısı girdiğini ölçmektedir. Tayin edilen zaman diliminde bu cihazlardan okuma yoluyla alınan veriler değerlendirilerek yakıt faturası daha adil bir biçimde konutlara paylaştırılmaktadır. Cihazlardan okuma günümüz teknolojisinde radyofrekansı marifetiyle konutlara girmeden uzaktan yapılabilmektedir. Okuma maliyeti konut başına 1-2 civarındadır. Isıpay ölçme cihazının ithalatını yapan firmalar bu işi de yapmaktadır. Cihaz fiyatı ise termostatik vana ve ısıpayölçer dahil 40-50 dır. Burada problem bu cihazı her radyatör girişine monte etmektir. Burada handikap merkezi sistem ısıtmalarda sıcaksu boruları kazan dairesinden birden fazla kolonla konutlara dağılmasıdır. Yeni yapılan sistemlerde aynı şebeke suyu gibi her bir konuta tek bir boru ayrıldığından aynı su sayacı gibi ısı sayacı kazan dairesine konulmakta okuması da kolay olmaktadır.
100 m² bir konut için 6 grup radyatör olduğunu varsayalım. Montaj maliyetini de 20 alalım. 480 yani 900-1,000 TL gibi bir maliyet çıkar. Yıllık 1,800 TL yakıt faturası olan bir konut % 25-30 tasarruf sağlasa 6 ayda en fazla 2 yılda yapılan yatırımı geri almaktadır. Sistemin çalışma prensibi oda termostadı vasıtasıyla istenilen oda sıcaklığına ulaşıldığında termostatik vana radyatör girişini otomatik olarak kapatmakta ve tasarruf yapılmaktadır. Böylelikle konut sakinleri fazla ısındıklarında camları açamayacaklardır.
Her radyatöre takılan termostatik vanalar sayesinde, daire sakinine her odayı istediği sıcaklığa ayarlama imkanı sağlanır. Bu sayede kullanılmayan odalarda radyatör sıcaklığının düşürülmesi önemli derecede ısı enerjisi tasarrufu sağlar. Genel kural olarak, her 1°C oda sıcaklığının düşürülmesi % 6 oranında ısı enerjisi tasarrufu sağlandığı bilinmektedir. Bu da CO2 salınımının azaltılması ve de heşeyden önce yakıt giderlerinde tasarruf demektir.


Merkezi Sistem Isıtmalarda BAĞIMSIZ ISINMA! Isı payölçerler sistemi ile istediğiniz kadar ısının, ısındığınız kadar ödeyin, tasarrufunuzu kendiniz belirleyin. Isı Payölçer Sistemleri Türkiye'de... Merkezi sistem ısıtmalarda, herkesin kullandığı ısı tüketimini ölçen, Herkesin kendi ısısını kendisinin ayarlamasını ve böylece kendi kullandığı enerjinin parasını ödemesini sağlayan, Sistem tadilatı gerektirmeyen ve kolaylıkla monte edilebilen, Isı Payölçer'leri ile; * İhtiyacınız kadar tüketin, * Sıcaklığı kendi konforunuza göre ayarlayın, * Isı tüketim kontrolü sizin elinizde olsun, * Paranız cebinizde kalsın. Telsizli Isı Payölçer Isı payölçer, bir radyatörün ortama yaydığı ısı miktarının tespit edilmesini sağlayan cihazdır. Elektronik Isı Payölçerler, radyatör ve ortam sıcaklığının denetlenmesi için iki adet son derece hassas sıcaklık algılayıcısına sahip olan modern cihazlardır. Cihazlar, programlanmış olan okuma tarihindeki tüketim değerini hafızasına alır ve bu bilgileri telsiz frekansı yoluyla okuyucuya aktarır. Bu sayede tüketim değerlerinin okunması için hiçbir zaman eve girilmesi gerekmez. Elektronik ısı payölçerleri, 10 + 2 yıl ömürlü bir adet pil ile çalışır ve manüplasyon girişimlerini algılayan bir hissediciye sahiptir. Isı Payölçer Sistemi ile tasarruf nasıl sağlanır? Her radyatöre takılan termostatik vanalar sayesinde, daire sakinine her odayı istediği sıcaklığa ayarlama imkanı sağlanır. Bu sayede kullanılmayan odalarda radyatör sıcaklığının düşürülmesi önemli derecede ısı enerjisi tasarrufu sağlar. Genel kural olarak, her 1 C oda sıcaklığının düşürülmesi %6 oranında ısı enerjisi tasarrufu sağlandığı bilinmektedir. Termostatik vana neden zorunludur? Sistemin diğer önemli unsuru olan ısıtma kontrolünün sağlanabilmesi için her radyatöre termostatik vana takılır. Böylece her odada istenilen ısı derecesinde ısıtma sağlayabilecek bir altyapı oluşturulur. Aksi halde mevcut aç/kapa vanalar ile oda sıcaklığı üzerinde bir kontrol oluşturulamaz. Termostatik vanalar oda sıcaklığını istenilen derecede tutar


Termostatik Vana TTermostatik vanalar ısı kontrol ve ölçüm sistemlerinin vazgeçilmez parçasıdır. Termostatik vana, ortam sıcaklığının kullanıcıların istedikleri düzeyde kalmasını sağlar. Kullanıcılar her radyatöre takılan Termostatik vana sayesinde istedikleri gibi sıcaklık ayarı yapabilirler. Termostatik vana ortam sıcaklığını hissederek radyatöre su akışını ayarlar. Bu sayede kullanıcılar hem istedikleri kadar ısınır hemde tasarruf yaparlar.

PAY ÖLÇER NEDİR?
Payölçer merkezi ısınma sistemlerinde kullanılan PAYLAŞTIRMA metodudur. Diğer bir adı ile “Isı Pay Ölçer” olarak adlandırılan cihazlar yardımı ile yakıt giderleri kullanım oranına göre paylaştırılır.
PAYÖLÇER NASIL ÇALIŞIR?
Tescilli marka PAYÖLÇER elektronik bir cihaz olup her petek grubuna 1 adet cihaz bağlanarak peteğin dönem içinde ne kadar kullanıldığını tespit eder.
CİHAZ YANLIŞ ÖLÇERMİ veya CİHAZDA HİLE YAPILABİLİRMİ?
Hayır. Bu cihazlar hassas ölçme yaparlar, kullanıcının veya bir başkasının Payölçer üzerinde yanıltıcı değer sağlaması mümkün değildir.
PAYÖLÇER SİSTEMİNİN TAKILMASI MECBURİMİDİR?
Evet , diğer sayfada yer alan kanun metnini okuyunuz. 2012 yılına kadar süre tanınmış ve bu tarihe kadar binalardaki kalorifer peteklerine payölçerlerin takılmış olması zorunludur.
PAYÖLÇER (PAY ÖLÇER) FAYDALIMIDIR VE FAYDASI NEDİR?
Yurt dışında Avrupa ülkelerinde 1984 yılından beri kullanılan ve merkezi sistemlerde kullanılmak zorunda olan pay ölçerler ilk donanım ve sonraki bakım işlem masrafları bakımından oldukça ekonomiktir. Kullanım süreci başladıktan çok kısa bir süre içinde sayısız fayda ve menfaatler sağlar. Kısaca şu faydaları ilk etapta sayabiliriz:
• Tasarruf sağlar. Kalorifer enerji tüketiminde %30 kadar tasarruf sağlar. Tasarruflu kullanıma dikkat edilmesi demek ısınmamak anlamına gelmemektedir. Daha iyi ısınıp daha az bedel ödemek mümkündür.
• Tasarruf sağlanması sonucu kalorifer sisteminin de daha verimli çalışması ve daha az yıpranması sağlanmaktadır.
• Binada eşit ısınmaya eşit ücret sağlanmakta yapılan tasarruf nedeni ile sıcak mekanda yaşamayı tercih edenler de yapılan tasarrufa ortak olmaktadır ve eskisinden daha az bir ücretle ayni seviyede ısınmak sağlanmaktadır.
• Boş duran veya sık sık seyahat eden daire malikleri kaloriferlerinde vanalarını kısarak tasarruf gayreti içinde olacaklardır , bu işlem sayesinde binaya gelen fatura tutarı düşecek ve boşuna enerji sarfı yapılmayacaktır. Hava sıcak olduğunda pencere açmak yerine kaloriferlerde vana kısılması veya kapatılması teşvik edilmiş olacaktır.
• Dairenin kuzeye bakması, çatı katı veya bodrum katı olması , izolasyonunun tam olmaması faktörleri hesaplama işlemlerinde faktör olarak dikkate alınabilecektir.
• Kalorifer petek sayısı, kalorifer peteklerinin cinsi ve ölçüleri hesaplamalarda dikkate alındığından herhangi bir haksızlığa imkan tanımamaktadır.
• PAY ÖLÇER sayesinde avantajlı olan merkezi tip ısınma artık daha fazla tercih edilir bir hale gelecek ve kombi sistemine ihtiyaç kalmadığından yurt ekonomisine ve binanızın ekonomisine büyük faydalar getirilmiş olacaktır.

Sıcak su kullanımı içinde arzu edilir ise harcanan kaloriyi hesaplayan paylaştırma sistemi de uygulanabilir.
• Hesapların yöneticiye bilgisayar çıktısı olarak verilmesi ile yöneticinin işlem yapma yükü kalmamaktadır. Firma bu işlemi yaparak yöneticiye vermektedir. Daireler arası mahsup işlemleri ise yönetici tarafından yürütülür. 
Yukarıda kısaca faydaları sıralanan PAY ÖLÇER'in komşuluk münasebetlerini de olumlu etkilediğini söylemek mümkündür.
PAY ÖLÇER NASIL TAKILIR?
1. PAYÖLÇER kullanımına geçmek için önce binanızın genel kurul toplantısında karar almanız gerekecektir. Bu toplantı kararında şu hususların belirtilmesi faydalıdır. (Gerekiyor ise bir karar örneğini firmamızdan talep edebilirsiniz.)
• Genel kullanıma katılım payı daire başına ne kadar olacaktır. ( Önerilen oran %30 kadardır) Bu şu anlama gelmektedir: Dairede veya kalorifer bulunan mekanlardaki harcamanın %30 kadarı kullanıcılar arasında eşit oranda paylaşılacak, kalan %70 kısmı ise PAY ÖLÇER göstergesi sonucu yapılan hesaplamalar ile paylaşılacaktır. Bu oran karar da belirtilir.
• Aylık giderler önce eşit olarak yönetime ödenir . Dönem sonu PAY ÖLÇER hesaplamasına göre müteakip dönem içinde mahsup edilir.
• Umumi alanlarda bulunan (Merdiven, kapıcı dairesi vs) kaloriferlerin giderlerinin hangi oranda paylaşılması gereği hususu belirtilmelidir.
• Kuzey veya çatı katlarında iyi olmayan izolasyon varsa bu husus hesaplamalara yansıtılır / yansıtılmaz hususu belirtilir.
2. PAYÖLÇER takılması için sözleşme yapılmasını müteakip montaj için gün belirlenir. Belirlenen gün bina da ilan edilir ve ilan edilen gün PAYÖLÇER ler firmamız tarafından petekler üzerine monte edilir. Montaj işlemi daire başı takriben 15-20 dakika kadar sürmektedir.
3. Okuma işlemi: Bu işlem belirlenen tarihler arasında firma tarafından yapılır. Hesap işlemleri için dönem içinde gelen yakıt faturaları dikkate alınır. Her bir dairenin ısınma giderleri için ödediği bedeller de liste olarak yönetim tarafından firmaya verilmelidir.
KAÇ ÇEŞİT PAYÖLÇER UYGULAMASI VARDIR?
PAYÖLÇER cihazı ilk kullanıldığı eski dönemlerde mekanik olarak çalışan ve buharlaşma esası ile ölçüm yapan aletlerdi, ancak bu gün dijital göstergeli ve/veya kablosuz (telsiz) bağlantı kurulabilen aletlerle tespit yapılmaktadır.
Sıcak su harcamaları da ayni şekilde PAY ÖLÇER ile hesaplanacak ise su tesisatına bağlanacak özel PAYÖLÇER lerle yapılabilir. Yine bunlarda 2 çeşit olup dijital göstergeden manuel okumalı veya kablosuz bağlantı ile okumalı olarak çeşitleri vardır.
Harcamanın okunması işlemleri için manuel cihazlarda 1 yıllık dönemler içinde yapılmakta , kablosuz sistemlerde ise daha sık okuma işlemi yapılabilir. Kablosuz sistemde daireye girmeden haricen okuma imkanı vardır. Manuel cihazlarda ise petekler üzerindeki PAYÖLÇER değerlerinin tek tek okunması ve Payölçernin takılı olduğu peteklerin bulunduğu mekana girmek ve okumak gerekir.
PAYÖLÇER lerin merkezi sistemden ısınan tüm peteklere takılması şarttır. Bu nedenle merdivenler, bina girişi , varsa kapıcı dairesi vs alanlarda bulunan kalorifer peteklerine de PAYÖLÇER (PAY ÖLÇER) takılır. Bu peteklerin yaptığı harcama yönetimin hesabına yapılan umumi harcamalar hanesine yazılır.
PAYÖLÇERLERİN ÖMRÜ VE BAKIMI NASILDIR?
PAYÖLÇER cihazı sadece ilk donanım esnasında satın alınır. Müteakip seneler sadece okuma ve hesap işlemleri yapılır , bu işlem esnasında cihaz içindeki özel pil değiştirilir. Herhangi bir nedenle petek üzerindeki PAYÖLÇER cihazının kırılması, hasara uğraması gibi durumlarda derhal firmaya haber verilmelidir. Bu durumlarda hasara uğramış alet ücreti karşılığı değiştirilir okuma esnasında kırık cihaz tespiti halinde en yüksek değerden hesaba alınır. Cihazda oluşan bir arıza ise garanti kapsamında ücretsiz değiştirilir. 
PAYÖLÇER lerin ilk montajı , dönem okuma işlemleri ve pil değişikliği için sözleşmede yazılı ücretler alınır bu ücretlerin tahsilatı yöneticiden alınmaktadır.
GARANTİ VE İŞLEMLER NASILDIR?
PAYÖLÇER ler ilk montajı takip eden 2 yıl garanti kapsamındadır. Kullanıcı kaynaklı hasar, kırılma durumlarında garanti geçersiz olup mutlaka firma tarafından derhal değiştirilmelidir. Bu hususlar sözleşmede yer alır. Firma kayıtlarında bulunan cihazların başkası ile değiştirilmesi mümkün değildir. Değer okumalarında firma kayırları geçerlidir. Okuma esnasında daire maliki isterse nezaret edebilir. 
SİSTEM GÜVENİRLİĞİ NEKADAR?
Tüm ülkelerde kullanılan bu tip paylaşım sistemleri hata oranları çok küçük olan sistemlerdir. PAYÖLÇER ler ISO9001 , VDE Alman standartları onaylıdır. PAYÖLÇER cihazı sadece firmamız tarafından yetkili elemanlarca takılmaktadır. Ayrıca satılmaz .
-5627 Sayılı Enerji Verimliliği kanununa göre, merkezi sistemle ısıtılan binalarda "Termostatik Radyatör Vanası" kullanımı zorunludur. -5627 Sayılı Enerji Verimliliği kanununa göre, merkezi sistemle ısıtılan binalarda "Isı Sayacı" veya "Isı Pay Ölçer" kullanımı zorunludur.

PwC “Karbon Bildirim Projesi Küresel 500 Raporu’nu Açıkladı


pwc karbon piyasasi raporu
İklim değişikliğini iş stratejilerine dâhil eden şirketlerin sayısı geçen yıla göre %10 arttı. Ancak şirketlerin ortalama uzun dönem emisyon azaltmı hedefi yılda sadece yüzde 1 oranında ve bu oran küresel ısınmayı 2 derece olarak sınırlamak için ülkelerden istenen yüzde 4 oranının çok altında.
PwC tarafından hazırlanan Karbon Bildirim Projesi (Carbon Disclosure Project – CDP) “Küresel 500 [1] İklim Değişikliği” raporuna göre, tüm dünyada iş faaliyetlerini ve tedarik zincirlerini aksatan şiddetli hava olaylarının giderek artması, iklim değişikliği konusunun şirket yönetim kurullarının gündeminde üst sıralara yükselmesine neden oluyor. ABD’de tarihin en sıcak yazının yaşanması, Rusya’da yangınların İngiltere, Japonya ve Tayland’da sel baskınlarının görülmesi ve diğer şiddetli iklim olaylarının ardından sonuçları incelenen şirketlerin %81′i iklim değişikliği nedeniyle fiziksel riske maruz kaldıkları saptandı. Siz konusu şirketlerin %37′si bu riskleri gerçek ve mevcut tehlike olarak algılarken, bu oran 2010 yılına kıyasla %10 artmış durumda.
PwC tarafından 78 trilyon dolarlık varlığa sahip olan 655 kurumsal yatırımcı adına hazırlanan CDP raporu, sera gazı emisyonuna ilişkin yıllık güncel verilerin yanı sıra dünyanın halka açık en büyük kuruluşlarının iklim değişikliği stratejileri hakkında bilgiler de sunuyor. İklim değişikliğini iş stratejilerine dâhil eden şirketlerin sayısında yıllık %10′luk artış görülüyor. (2012: %78, 2011: %68). Bu durum, finansal gerilemenin başladığı 2009′da 3,6 milyar metrik tonluk sera gazı emisyonunun 2012′de 3,1 milyar metrik ton seviyesine düşmesine katkı sağlayarak şirketlerin bildirdiği sera gazı emisyonu hacminde %13,8′lik azalma yarattı. Söz konusu azalma, 227 adet doğalgaz enerji santralinin kapatılmasına veya 138 milyon arabanın trafikten çekilmesine eşit bir azalma etkisi yaratıyor. Buna karşın, şirketlerin üçte biri ise (%31) hiç bir emisyon düşüşü raporlamadılar.
Karbon Bildirim Projesi CEO’su Paul Simpson konu ilişkin açıklamasında; “Şiddetli hava olayları piyasalarda önemli mali zarara neden oluyor. Bu sebeple yatırımcılar, şirketlerin iklim olaylarına karşı dayanıklılık konusuna daha ciddi eğilmelerini bekliyor. Bu alanda sektöre liderlik eden şirketlerle olduğu gibi geride kalanlar da var. Fakat emisyon verilerini talep eden yatırımcı sayısının giderek artmasıyla şirketler açısından bu konuda harekete geçmek için ekonomik gerekçeler de çoğalıyor. Güçlü ekonomi kurmak isteyen hükümetler bu hususu göz önünde bulundurmalı” dedi.
“Uzun vadede karbon emisyonlarının azaltılması” için hükümet seviyesinde yapılan görüşmelerin gelecek turu Kasım ayı sonunda, Katar’ın başkenti Doha gerçekleşecek. PwC tarafından yapılan incelemeye göre, şirketlerin ortalama uzun dönem emisyon azatlımı hedefi yılda yüzde 1 oranında ancak bu oran küresel ısınmayı 2 derece olarak sınırlamak için ülkelerden istenen yüzde 4 oranının çok altında.
PwC’nin sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği küresel lideri Malcolm Preston konuyu değerlendirerek, “Yıllık ilerlemeye rağmen, gerçek şu ki emisyon azaltımında şirketlerin ve ülkelerin performansı gereken seviyenin yakınından bile geçmiyor. İş dünyasının maruz kaldığı yeni ‘normal’ durum, yüksek derecede belirsizliğin, büyümede yavaşlamanın ve emtia fiyatlarında dalgalanmaların yaşandığı bir süreçtir. Önemli uzun vadeli yatırım kararlarını belirleyecek yasal düzenlemelere ilişkin kesinlik yakın zamanda gerçekleşmezse, özellikle enerji, tedarik zinciri ve riskler konularında şirketlerin planlama yapma ve harekete geçme yetkinliğinin kesinlikle normal olmayacağı görülüyor.”
CDP raporu 379 şirketten aldığı emisyon verilerini derleyerek bu şirketleri iklim değişikliği şeffaflığına göre sıralıyor ve en iyi bildirimde bulunan şirketler CDP’nin Karbon Bildirim Liderliği Endeksi’nde (CDLI)[2] yer alıyor. CDP daha sonra şirketleri emisyonlarının ölçeğine ve kalitesine, emisyon azaltmalarına ve stratejilerine göre değerlendirerek belirli bir performans bandı esasında sıralıyor. En iyi performansı gösterenler ise CDP Karbon Performans Liderliği Endeksi’nde (CPLI) yer alıyorlar. Bu tür endeksler, şirketlerin ulusal ve uluslararası emisyon düzenlemeleri açısından ne kadar hazır olduklarının değerlendirilmesinde ve yatırımcıların yatırım kararlarını alma aşamalarındaki değerlendirmelerinde kullanılıyor.
Geçmişte CDLI ve CPLI’de yer alan şirketler incelendiğinde ise, iklim değişikliğinde lider pozisyonuna oturan şirketlerin daha yüksek hisse performansı gösterdiği görülüyor.[3]
CDLI’de yer alan şirketler, piyasa talebine yanıt vererek yıllık temelde daha yüksek ortalama bildirim puanlarına ulaşıyor ve iklim konusundaki hesap verebilirliklerini iyileştiriyor. Bu yıl, iki şirket, Alman ilaç firması Bayer ve İsviçre’nin tüketici yönelik ürünler devi Nestle en yüksek karbon bildirim puanı olan 100′e ulaştı.
CDLI’de Amerikan şirketleri çoğunluktayken, Finlandiya, İspanya, Hollanda şirketleri ile birlikte Almanya merkezli şirketler bu ülkelerdeki şirket sayısı dikkate alındığında oransal olarak daha fazla temsil ediliyor. Fransa, Japonya ve İngiltere ise bu ülkelerdeki şirket sayısı göz önünde bulundurulduğunda oransal olarak daha düşük temsil ediliyorlar.
CPLI’de yer alan şirketler iklim değişikliği stratejisi hakkında uzun vadeli düşünme eğilimi sergiliyorlar. Şirketlerin %85′i (CPLI dışındaki şirketler arasındaki %60 oranına kıyasla) üç yıldan daha fazla geri dönüş süreli olarak emisyon azaltım faaliyetlerine yatırım yaparken, CPLI şirketlerinin %55′i (CPLI dışındaki şirketler arasındaki %29 oranına kıyasla) iklimle ilgili riskleri on yıldan daha uzun bir zaman diliminde ele alıyorlar.
Bildirimde ve performansta dünyadaki ilk on şirket
İki indeksin birleştirilmesi sonucunda iklim değişikliği bildirimi ve performansı açısından dünyanın en iyi şirketleri aşağıda yer alıyor. İlk on listesinde Alman şirketlerinin çoğunlukta olduğu görülüyor.

2 Ekim 2012 Salı

EVİNİZİ SICAKTAN VE SOĞUKTAN KORUYUNUZ


Ülkemizde konutları ısıtmak ve soğutmak için kullanılan enerjinin payı,
diğer alanlarda kullanılan toplam enerji içinde önemli bir paya sahiptir..
Bu nedenle, evlerimizi ve çalıştığımız ortamı ısıtmak veya bazen de
soğutmak için harcadığımız enerjiden tasarruf edebilmek için, iç ortam
ısısını korumak üzere önlem alınması gereklidir. Üretilen ısının verimli
olarak kullanılabilmesi, evlerdeki ısı kayıplarını azaltarak diğer bir deyişle
ısı yalıtımı ile mümkündür. Binaların yalıtılmasıyla % 25’ten % 50’ye
varan oranlarda yakıt tasarrufu ve daha iyi ve sağlıklı bir ısınma
sağlandığı için de konfor seviyemiz artacaktır. Bu bölümde bir birey
olarak evinizde uygulayabileceğiniz basit yalıtım ve tasarruf
önlemlerinden söz edilmiştir.
• İlk olarak alınacak önlem, binamızı yapısal olarak ısı tasarrufu
sağlayacak şekilde yalıtmamızdır. Binanın dış hava ile temasta
olduğu çatı, dış duvarlar, kapı ve pencerelerin daha az ısı
geçirgen hale getirilmesi; dış duvarlara dışardan veya içerden ısı
yalıtımı yapılması ve pencere sistemlerinin iyileştirilmesi ile
mümkündür. Yüksek masraf gerektiren bu husus binanın en az
30 yıllık kullanım ömrü boyunca daha az enerji ile ısıtılmasını
sağlayacaktır.
• Çatılar uygun özellik ve kalınlıktaki yalıtım malzemeleri ile
yalıtılmalıdır. Bölgelere göre 5 ila 10 cm arasında uygun bir
yalıtım malzemesi ile yalıtılan bir çatı, % 10–15 civarında bir
enerji tasarrufu sağlamaktadır.
• Sızdırmazlığı ve ısıl geçirgenliği iyi sağlanmış pencerelerin,
yaklaşık % 15–20 oranında bir enerji tasarrufu sağlayacağı
unutulmamalıdır.
• Pencere camlarının 12 mm aralıklı çift cam yaptırılması
durumunda camlardan oluşacak ısı kayıpları yarı yarıya
azalmaktadır. İlave olarak camların özel kaplamalı (low-e)
yapılması, bu ısı kaybını bir miktar daha düşürmektedir.
Ülkemizde tüm iklim koşullarında çift cam yaptırılması önemli kazançlar sağlamaktadır. Evinizde bir tadilat yaptıracaksanız çift
cam konusuna öncelik verin.
• Pencerelerdeki hava sızıntılarını en aza indirin. Pencere
kanatlarının doğramayla birleştikleri yerleri yalıtım süngeri ile
kapatın. Pencere ve kapıların sızdırmazlığı iyi bir şekilde
sağlanmamış ise, evdeki ısının dörtte birinin kaybına neden
olabilmektedir.
• Yine aynı şekilde pencere ve kapı doğramaları ile duvar arasında
bir sızıntı varsa, mutlaka dolgu malzemeleri (alçı, sıva, macun,
silikon vb.) ile kapatın. Kırık pencere camlarını değiştirin, ya da
sızdırmaz şekilde bantlayın. Ayrıca gevşek camları macunlayın.
• Eğer pencerelerde panjur ve kepenk yoksa çift cam da
yaptıramıyorsanız, şeffaf naylon tabaka ile içten veya dıştan
koruyucu bir örtü oluşturun. Burada dikkat etmeniz gereken nokta
örtü ile cam arasının sızdırmazlığının sağlanmasıdır. Aksi
durumda camlarda buhar yoğuşması sorunu ortaya çıkmaktadır.
• Kullanılacak mekanın büyüklüğüne uygun kapasitede ısıtıcı ve
soğutucu seçin ve kullanmadığınız mekanları, boşu boşuna ısıtıp
soğutmayın.
• Apartman giriş kapılarını kapatın. Çift kapı veya otomatik kapama
sistemi uygulamaları ısının korunması için en kullanışlı yöntemlerdir.

• Konutlarda ısıtılmayan/soğutulmayan mahallere açılan kapıları
(hol, banyo, wc vb.) sadece kullanılması gerektiği zaman ve kısa
süre ile açık tutun.
• Kışın içinde yaşanılan ortam sıcaklığını gereğinden fazla
yükseltmeyin. Oturma odaları için 19–21ºC arası, yatak odası için
16–18ºC arası uygun sıcaklıklardır. Ortam sıcaklığındaki 1ºC’lik
azalma, yakıt tüketiminin % 5–7 arasında azalmasını
sağlamaktadır.
• Yazın soğutulan hacimlerin sıcaklıklarının dış hava sıcaklığından
10 ºC”en fazla fark oluşturmamasına dikkat edin. Yazın iç ortam
sıcaklığını 24 ºC’nin altına düşürmeyin.
• Evdeki sıcaklığın çok fazla olduğu durumlarda; pencereleri
açmak yerine ısıtıcının ayarlarını düşürün. .
• Isıtılan mekanları, ısıtıcıların üzerine su dolu kaplar koyarak v.b.
nemlendirin. Ortam havası aşırı kuru ise, havayı % 50–55
oranında nemlendirmek kendimizi daha iyi hissetmemize neden
olur.
• Kış aylarında, gündüzleri güneş ışığını doğrudan alan camları
daha iyi ışık alacak şekilde temizleyiniz. Güney, doğu,
güneydoğu, güneybatıya bakan pencerelerin perdelerini açık tutun.
Kuzeye bakan pencerelerin perdelerini ise (varsa panjurlar,
kepenkler) kapalı tutun.
• Yaz aylarında ise doğrudan güneş alan pencereleri mümkünse
dışarıdan gölgelendirin; bu mümkün değilse mutlaka perde,
panjur v.s. ile kapatıp güneş ışınının iç ortamı ısıtmasını
engelleyin.

1 Ekim 2012 Pazartesi

SU KULLANIMI



Yeryüzünün üçte ikisi suyla kaplı olduğu halde bunun sadece % 0,3’ünün
içilebilir su olduğunu, temiz suyun boşa akıtıldığı zaman atık suya
dönüştüğünü ayrıca içme suyu ve atık su arıtma maliyetinin yüksek
olduğunu unutmayın.
• Damlatan, sızıntı yapan muslukları ve rezervuar veya sifonları
onarın veya yenisi ile değiştirin, değeri bir bardak su bedeli bile
olmayan küçük bir onarım, bir conta değişikliği, onlarca m3 su
kaybının ve kabarık su faturalarının önüne geçecektir. Basit bir
örnek verilirse: 10 dakikalık bir sürede kahve fincanını
dolduracak kadar sızıntı yapan bir musluk, yılda 15 m³ gibi
azımsanmayacak bir miktarda su kaybına neden olmaktadır.
Özellikle bozuk rezervuarlardan olan kayıpların su faturanızı iki
katına kadar çıkarabileceğini unutmayınız.
• Su deposu kullanılıyorsa fazla su kesme düzeneğini (şamandıra)
kontrol edin. Çalışmaması durumunda depoya gelen fazla su
tahliye borusuyla atık su hattına verilerek boşa atılmış olacaktır.
Ayrıca deponun girişinde ve su saatinin çıkışında suyun geri
kaçışını engelleyen çek valf olmasına dikkat edin.
• Klasik musluklar yerine kolay ve kısa sürede açılıp kapatılan
kademeli ve hatta su tasarruflu olarak tanımlanan muslukları
kullanın.
• Diş fırçalama ve sabah temizliği sırasında musluk sürekli açık
bırakılırsa gereksiz miktarda su israf edilmiş olur.
• Banyo yaparken su tüketiminde bilinçli davranırsak hem sudan
hem de suyu ısıtmak için harcayacağınız yakıttan tasarruf ederiz.
• Açık ve yayvan bir kapta su ısıtmayın. Su ısıtmak için çaydanlık
ve kapalı kapları tercih edin. Suyu ve enerjiyi buharlaştırmayın.
• Bulaşıklarınızı yıkamak için bulaşık makinası kullanıyorsanız,
yıkanacak kaplardaki yemek artıklarını ve yağları peçete ile veya
bez kullanarak sıyırmanız yeterlidir.Çift kademeli rezervuar kullanın. Kullandığınız rezervuardaki su
ihtiyaçtan fazla akıyorsa şamandıra ayarını düşürünüz. Bu
mümkün değilse rezervuar boyutu ile uyumlu boyuttaki bir pet
şişeyi suyla doldurup ağzını kapatarak rezervuarın içine atınız.
Bu işlem rezervuarın her doluşunda, yarattığınız boşluk hacmi
kadar daha az su kullanmanızı sağlar.