8 Mart 2013 Cuma

Dalga Enerjisi Teknolojisi

Dalga enerjisi direk olarak dalga yüzeyinden veya yüzey altındaki dalga basınçlarından elde edilir. Dalgalar deniz veya okyanusların yüzeyinde esen rüzgârlar tarafından üretilir. Dünyanın birçok yerinde rüzgâr sürekli dalgalar oluşturacak kadar düzenli ve sürekli eser. Deniz ve okyanus dalgalarında çok büyük enerji vardır. Dalga enerjisi makineleri dalgaların yüzey hareketlerinden veya dalga basınçlarından direk olarak enerji üretir.

Dalga enerjisini kullanmak için birçok çeşit teknoloji projelendirilmiştir. En elverişli tasarımlardan birkaçının ticari kullanım için uygulama testleri yapılmaktadır. Dalga enerji teknolojileri kıyıda, kıyıdan biraz uzakta ve açık denizde kurulmak için tasarlanmıştı. Denizden biraz uzakta kurulacak sistemler suyun 40 metreden fazla derinine yerleştirilir.

Bütün dalga enerji teknolojileri su yüzeyinde veya su yüzeyinin yakınında kurulmak için tasarlanmış olsa da, etkileştikleri, uyum sağladıkları dalgaya ve dalga enerjisini çevirdikleri enerjiye göre farklılık gösterirler. Aşağıda sıralanan dalga enerjisi teknolojileri son gelişmelerin hedefleridir.

                                                    

Sonlandırıcı makineler dalgaların hareketi yönünde dikey olarak uzanır ve dalga enerjisini yansıtır veya yakalar. Bu tür makinelerin son sürümleri denize yakın yerlere kurulmak için tasarlanmış olsa da, genelde sahilde veya sahile yakın yerlerde kurulmak için tasarlanmıştır. Titreşen su sütunu sonlandırıcı makinenin başka bir çeşididir. Bu makinede su yüzey altında bulunan yukarısında sıkışmış hava bulunan bir bölmeye girer. Dalga hareketi giren suyun yukarıya ve aşağıya bir piston gibi hareket etmesini sağlar ve havayı bağlı bulunan türbine doğru iter.

Noktasal soğurucu dalga hareketiyle birbirlerine bağlı olarak hareket eden bileşenleri bulunan yüzey bir yapıdır. Bağlantılı hareket elektromekanik veya hidrolik enerji çeviricilerinin sürülmesi için kullanılır.

Azaltıcılar dalgaların yönüne paralel olarak yönelmiş uzun çok parçalı yüzer yapılardır. Makine boyunca dalgaların yükseklik farkı parçaların birleştiği noktalardan bükülmeye neden olur ve bu bükülme hidrolik pompalara veya diğer çeviricilere bağlıdır.

Yükseğe Çıkan Makinelerin makineyi çevreleyen deniz veya okyanusun ortalamasını aşan seviyede dalgalar tarafından gelen suyla dolan rezervuarları vardır. Su yükseldikten sonra yer çekimi deniz yüzeyine doğru geri çekilmesine neden olur. İçeriye dolan suyun enerjisi su türbinlerini döndürmek için kullanılır. Özel olarak üretilen açık deniz tekneleri kıyının biraz açığındaki dalgaların enerjisini depolarlar. Bu yüzer platformlar dalgaları dahili bir türbinden geçirerek ve tekrar denize dönmesini sağlayarak elektrik üretirler.

6 Mart 2013 Çarşamba

Aydınlatma

Aydınlatma Teknolojileri
Teknolojinin ortaya koyduğu en büyük aydınlatma araçlarından biri olan ampulün icat edilmesinin üzerinden yaklaşık 150 yılı aşkın bir zaman geçti. Oluşan elektrik akımının geçişine direnç gösteren elektrik tellerinin yanması yöntemiyle ışık üreten ampulün ürettiği enerjinin yüzde 93'ü boşa giderek kızılötesi ışınıma dönüşmektedir. Bu nedenle gelişen teknoloji ile birlikte enerjinin daha verimli kullanılabilmesine olanak sağlayan alternatif çözümlere ihtiyaç duyulmuştur. Uygulanan alternatif yöntemlerin en önemlisi, işleyişi basit bir temele dayanan flüoresan lambalardır. Bu yöntemde lamba içindeki gazın çevresinde dolaşan elektrik akımı, gazı harekete geçiyor ve ışık üretiliyor. Ampulle kıyaslandığında daha uzun ömürlü olan flüoresan, 6.000 saat dayanırken enerjinin yüzde 25'ini ışığa çevirebilmektedir.

Bir asırdır temel mantığı değişmeyen aydınlatma teknolojileri artık enerji tasarrufu sağlayan ampuller, flüoresanlar, lazerli halojen lambalar ve LED teknolojisiyle gelişmiş ve bu çözümler birçok alanda kullanıma girmiştir.

Aydınlatmada Kullanılan Yeni Teknolojiler
Led İle Aydınlatma
LED (Light Emitting Diode) 'ışık saçan diyot' anlamına gelir. Çok sayıda diyotun seri paralel guruplar halinde birleştirilmesiyle oluşturulan, yüksek ışık veren LED aydınlatma sistemleri her geçen gün daha yaygın biçimde kullanılmaktadır. Birkaç tipte üretilen LEDler birleştirilerek veya tek tek kullanılarak çok canlı ve parlak renklere sahip aydınlatma elemanları üretilmektedir. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, yeşil2, mavi ve beyaz renklerde üretildikleri gibi, her LED chip iki (bi color) renkli veya üç renkli (RGB) olarak da üretilebilirler.

Son zamanlarda aydınlatma teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde birçok yerde kullanılan Led aydınlatma sistemleri, ışık etkisiyle farklı atmosferler yaratarak, yenilikçi ve çağın ötesinde çözümler sunmaktadır. Mavi, yeşil, kırmızı, amber ve beyaz renk seçenekleri ile tasarım dünyasına sunulmuş olan, uzun ömürlü, dayanıklı ve kolay uygulanabilir Led Aydınlatma Sistemleri, mimarlara ve aydınlatma tasarımcılarına yaratıcı fikirlerini gerçekleştirme imkânı veriyor.

LED’ler çok az elektrik tüketimleri, cok uzun ömürleri (100.000 saat), düşük voltaj avantajları ve inanılmaz darbe dayanıklılığı ile önümüzdeki yıllarda çok daha sıklıkla karşılaşacağımız bir aydınlatma elemanıdır.

                                                            

LED ler, TV kumandalarımızdan cep telefonlarına, oyuncaklardan gece görüş sistemlerine, otomobilimizin gösterge lambalarından trafik ışıklarına kadar her alanda kullanılırlar. Aydınlatma sektöründe ise, merdiven basamakları, zemin, dış mekân, bahçe aydınlatmaları, duş kabini - hamam - sauna aydınlatmaları, gece kulüpleri, sahne dekoru, vitrin - cam - zemin ve duvar aydınlatmaları, tabela, yön levhaları, yürüyüş yolu, kapı girişleri gibi birçok yerde kullanılabilirler.

Gün Işığı İle Aydınlatma
Doğal güneş ışığı; estetik açıdan çevremizi gerçek renkleriyle görmemizi, mekânların geniş ve ferah görünmesini sağlar ve böylelikle göz ve sinirsel yorgunluğumuzu azaltır, ruhumuzu rahatlatır, psikolojimizi ve her açıdan verimliliğimizi olumlu olarak etkiler. Ayrıca, gündüz saatlerinde suni elektrik enerjisine olan ihtiyacımızı azaltır.

Bu hayati gerçeklere rağmen, günümüz koşullarında en son teknolojilerle inşa edilmiş de olsalar, binalarımızda güneş ışığından yeteri kadar yararlanabildiğimizi söylemek maalesef mümkün değildir.

                                                            

Oysa iç mekânlar gün içerisinde ışık tüpleri ile aydınlatılabilirler. Örneğin fiber optik ışık tüpleri, çatıya yerleştirilmiş güneş ışınlarını toplayıcı bir çanağa bağlanarak, iç mekânlarda aydınlatma kaynaklı enerji giderlerini azaltarak, daha doğal bir aydınlatma yaratabilirler.

Fiber Optik İle Aydınlatma
Işığı, fiber kablolarla elektrik veya ısı enerjisinin olumsuz etkilerini barındırmaksızın taşıma olarak ifade edilen yeni bir aydınlatma tekniğidir. Fiber optik sistemlerde ışığın Ultraviyole(UV) ve infrared(IR) ışınımlar içermemesi nedeniyle değerli nesnelerin ve patlama riski yüksek yerlerin aydınlatılması için en iyi alternatiftir. Işık kaynağı ile armatürün farklı yerlerde olması, ulaşılması ve bakımı zor noktaların aydınlatılmasında kolaylık sağlar. Ayrıca efekt ve farklı modelleme seçenekleriyle tasarımda önemli bir yeri vardır.

                                                                          

Müze ve sergi alanlarında, cephe, anıt ve heykel aydınlatmasında, patlama riski olan yerlerde, ulaşılması zor olan yerlerde ve özellikle estetik tasarımın önem kazandığı yerlerde fiber optik ile aydınlatma kullanılmaktadır.

Enerji Verimli Lamba ve Aletlerin Seçimi
Yeni bir ev için veya mevcut olanın değiştirilmesi amacıyla yeni lambalar ve aletler satın alınacağında, ekonomik gücün yetebileceği en verimli olanlar alınmalıdır. Karar verirken dikkat edilecek birkaç önemli nokta vardır. Aletlerin verim oranlarının bilinmesi, nerede bulunabileceği, satın alma ve kullanım süresince enerji maliyetinin kullanıcıyı nasıl etkileyeceği önemli noktalardır. Aynı zamanda, evlerde kullanılan hangi aletlerin en fazla enerjiyi tükettiği ve belirli aletlerin enerji maliyetlerinin nasıl tahmin edileceği bilinmelidir.

Bazen enerji verimli aletler satınalarken daha fazla, bazen ise daha az ödenir. Fakat her iki durumda da enerji verimliliği uzun süre kullanımlarda tasarruf sağlar. Kullanıcı başlangıçta tasarruf etmeyi düşünerek ucuz ama verimi düşük bir aleti tercih edebilir. Fakat bunun sonucunda her ay daha yüksek elektrik faturası ile karşılaşacaktır. Bir alete sahip olunduğu sürece kullanma maliyetini ödeme yükümlülüğüne girilir. Bu kullanma maliyetleri katlanarak artabilir. Örneğin; bir buzdolabını 13-15 yıl kullanmak genellikle satın alma maliyetinin 1,5-2 katına mal olur. Verimli bir aletin satın alma ve kullanımı süresince maliyetlerinin toplamı düşük verimli bir aletin toplam maliyetinden azdır.

Aydınlatmada Enerji Tasarrufu
Evlerde aylık elektrik faturalarının yaklaşık %20'si aydınlatma amaçlı kullanıma aittir. Verimli aydınlatma hem faturalarda hem de gözlerde rahatlama sağlayacağından daha düşük faturalar ve daha kaliteli aydınlatma ile memnun edici sonuçlar elde edilecektir.

Aydınlatmada enerji tasarrufunun basit tedbirlerle sağlanması bizim için önemli bir avantajdır. Burada önemli olan konuya gereken ilginin gösterilmesidir. Aydınlatmada enerji tasarrufu, aydınlatmanın kalitesini düşürmeden iyi bir aydınlatmanın gereklerini yerine getirerek yapılmalıdır. ıyi bir aydınlatma daha verimli aydınlatma elemanlarıyla sağlandığı için, sonuçta aynı aydınlatma seviyelerini daha az enerji tüketimi ile sağlamış oluruz.

Düşük verimli ışık kaynakları yerine yüksek verimli ışık kaynakları kullanılarak uygun aydınlatma ve enerji tasarrufu sağlanabilir.

Ülkemizde yaygın olarak kullanılan lamba tipleri aşağıda yer almaktadır:
Akkor Lambalar
Işık elde etme biçimi ısıl ışıma olan akkor lambada, tungsten telden geçen elektrik akımı teli ısıtarak akkor duruma getirir ve telin ısınmaya başlamasıyla elektrik enerjisi ışınım enerjisine dönüşür. Bu lambaların yayımladıkları ışınımların çok büyük bir bölümü ısı, küçük bir bölümü görünür ışınımlardır. Bu nedenle, verimleri çok düşüktür.(h=10-20 lm/W)

Akkor Halojen Lambalar
Akkor halojen lamba, akkor lambanın atmosferindeki gaz karışımının değiştirilmesi (halojen eklenmesi) ile oluşturulmuş bir ısıl ışır kaynaktır. Bu tür lambaların atmosferinde kullanılan halojen moleküllerinin tungsten teli yenilemeleri nedeniyle, tel sıcaklığı artabilmektedir. Bunun sonucunda da, aynı güçteki akkor lambaya göre, hem ışık verimi hem de renk sıcaklığı biraz yükseltilebilmektedir.

Fluoresan Lambalar
Işınım elde etme biçimi ısıl ışıma olan fluoresan lambalarda, ışık üretimi iki aşamada ortaya çıkar. Birinci aşama, alçak basınçlı civa buharı ortamında lambanın iç yüzeyine fluoresan madde sürülerek elektrik akımı geçirilmesi ile gerçekleştirilen 'elektrik deşarj' olayı ile ışınım oluşturulmasıdır. Fluoresan lambaların verimi temelde lamba gücü arttıkça artmaktadır. Ancak, aynı güçteki lambalar ele alındığında, verim değişimi doğrudan doğruya fluorışıl tozun yapısına bağlı olmaktadır.

Işık kaynaklarının enerji tasarruflu üretilmesi doğrultusunda yapılan çalışmalar sonucunda tüp şeklindeki fluoresan lambalarda da büyük gelişmeler gerçekleştirilmiştir. 38 mm çaplı 20 W, 40 W, 65 W' lık lambalar yerine, 26 mm çaplı sırasıyla 18 W, 36 W ve 58 W' lık fluoresan lambalar kullanıma sunulmuştur. Lambaların çapları küçültülüp ışık akıları artırılmış, çok değişik renk sıcaklıklı ve renk ayırım özellikli lambalar üretilmeye başlanmıştır. Küçük çaplı lambalar daha ekonomiktir.

Kompakt Fluoresan Lambalar
Kompakt fluoresan lambalar konutlar ve ofisler için uygun olup, akkor lambaları kompakt fluoresan aydınlatmaya dönüştürmek kolaydır. Akkor lamba kullanılan hemen hemen her yerde kompakt fluoresan lambalar kullanılabilir. Örneğin 75 Watt'lık akkor flamanlı lamba yerine, 15 Watt'lık bir kompakt fluoresan lamba kullanarak, aynı aydınlatma %80 daha az enerji tüketerek elde edilir.

Ülkemizde, bu lambalar, pahalı olması nedeniyle gelişmiş ülkelere oranla yaygınlaşamamıştır. Verimli lamba fiyatlarında oldukça fiyat farkı görülmektedir. Fakat toplam maliyetleri göz önüne aldığımızda kompakt fluoresan lambaların kullanım ömrü süresince maliyetinin daha az olduğunu görülmektedir. İki faktör bunu doğrulamaktadır; bunlardan birincisi kullanım ömrünün akkor lambaya göre 8 kat uzun olması, ikincisi ise, akkor lambanın % 20'si kadar enerji kullanmalarıdır.

Aşağıdaki formül, 8000 saat kullanım ömrü baz alınarak ayrı ayrı lambaların toplam aydınlatma maliyetlerini hesaplayarak karşılaştırma olanağı verir.

“Elektrik Maliyeti = Elektriğin kWh Maliyeti x Watt Değeri x Kullanım ömrü (h)/1000”

Fluoresan Lambalarda Manyetik ve Elektronik Balastların Çalışma Prensibi
Balastlar, fluoresan tüpleri ve kompakt fluoresan lambalara ilk çalışma komutunu verir ve çalıştırırlar. Fluoresan lambalar civa ve argon gazı ile doludurlar. Balastdan güç alan lambanın ucundaki elektrotlar gazı iyonize etmek için elektrik deşarjı meydana getirirler. Civa atomları normal enerji seviyesine geri dönerken ultraviyole fotonlar yayarlar. Lambanın fosfor kaplaması fotonları, fluoresanları absorbe eder ve görünür ışık üretir.

Manyetik Balastlar: Manyetik veya elektromanyetik olarak adlandırılan balastlarda bir demir cevheri etrafında alüminyum veya bakır tel vardır. Bakır tel balastlar, alüminyum olanlara göre % 10 daha verimlidir. Manyetik balastlar, A.C. standart frekansta, 50 Hertz de çalışırlar. Elektrik tüketicilerinin ekstra düşük kayıplı balastları kullanmaları tavsiye edilmektedir.

Elektronik Balastlar: Elektronik balastlar, lambanın titreme ve gürültüsünü azaltan manyetik balastlara göre daha yüksek frekansta çalışırlar. Elektronik balastlar, manyetik balastlardan % 25 daha az elektrik kullanırlar. Birçok elektronik balastın lambayı kısma olanağı sağlaması ile daha fazla enerji tasarrufu mümkündür. Daha verimli aydınlatma sistemleri daha az ısı üretirler. Elektronik balastların IEC 928 ve 929 uluslararası standartlar ile uyumlu ve yüksek güç faktörüne sahip olduğundan emin olunmalıdır.

Elektronik ve manyetik balastlar daha yüksek hat kayıplarına yol açan şekil bozulması veya faz atlaması nedeniyle düşük güç faktörüne sahip olabilir. Faz güç-faktörünü düzeltmek için balastlara kapasitörler monte edilebilir veya üretim sırasında balastla birleşik olarak üretilebilir.

Doğru Aydınlatmanın Seçilmesi
Doğru ampulün seçimi, onun ne amaçla ve nerede kullanılacağına bağlıdır. Ampul seçiminde aydınlatma seviyesi, açık kalma süresi ve değiştirilme kolaylığı gibi faktörlerin yansıra aşağıdaki hususlar da göz önüne alınmalıdır. Doğru aydınlatmaya yaklaştıkça daha fazla para ve doğal kaynaklardan tasarruf edilecektir.

Saatlik maliyet verimliliği Lamba sayısı arttıkça, daha uzun ömürlü ve verimli olanlarına yatırım yapmak en doğru karardır. Yatırım daha kısa sürede geri ödeme sağlar.

Başlama Karakteristikleri Çeşitli tipteki ampullerin ilk çalışma karakteristikleri farklıdır. Örneğin, ilk çalışma esnasında manyetik balastlı fluoresan lambalar gecikmeli aydınlatırken, elektronik balastlı fluoresan lambalar anında aydınlatırlar. Manyetik ve elektronik balastlı fluoresanların her ikisi de 1-2 dakika sonra tam aydınlığa ulaşırlar.

Renk Standart akkor lambalar sıcak sarı-beyaz bir renk vermektedir. Halojen lambalar daha beyazdır. Fluoresan lambalar sıcak sarıdan soğuk beyaza kadar farklı renklerde aydınlatırlar.

Ağırlık Özellikle hafif, kırılgan armatür ve içindeki tesbit parçaları için lamba ağırlığı, karar vermede önemli bir faktör olabilir. Manyetik balastlı kompakt fluoresan lambaların ağırlığı, elektronik balastlı kompakt fluoresanlardan daha fazladır.

Yerleştirme İç mekân kullanımı için tasarlanan lambalar dış aydınlatmada kullanılmamalıdır. Örneğin soğuk su ile temas etmesi durumunda ince camlı lamba kırılabileceği için dış aydınlatmada akkor lambalar tavsiye edilmez.

Yönlendirme Lamba seçiminde ihtiyaç olan yere ne kadar faydalı aydınlatmanın yönlendirileceği göz önüne alınmalıdır. Özel (yerel) uygulamalarda düşük voltajlı halojen lambalar kısmen spot ışık istenilen özellikli yerleri aydınlatmak için uygundur.

Ayarlama Ayar anahtarı mod ayarlama (kısma) yoluyla standart akkor lambalarda enerji tasarrufu olanağı verir. Fakat bütün lamba tipleri, ayar anahtarı kullanımına uygun değildir.

Belirli bir saatte otomatik olarak lambaları kapatan bir saatin monte edilmesi veya çevrede birisi olduğu zaman lambaları açacak optik veya ultrasonik sensörlerin kullanılması ile bu anahtarları alternatif şekillerde kullanmak mümkündür.

Fiyat En ucuz ampulü seçmek, uzun dönemde para tasarrufu sağlamaz. Çünkü lambanın kullanım ömrü boyunca aydınlatma enerjisi maliyeti kendisinin alış maliyetinden on kat daha fazla olacaktır. Bu nedenle enerji verimli lambalar başlangıçta pahalıya mal olurken, düşük faturalar ile yatırım kısa sürede kendini çok çabuk geri öder.

Lümen/Watt oranı Lamba seçiminde etkinlik faktörü (lümen/Watt) yüksek, uzun ömürlü, zamanla oluşan ısı akısı düşümü az olan lambalar tercih edilmelidir.

Aydınlatmada Enerji Tasarruf Noktaları
• Bir akkor lamba, kompakt fluoresan lamba ile değiştirildiğinde, %80 kadar aydınlatma maliyeti azalır.
• Eğer kullanıcının bütçesi bir defada birçok fluoresan lamba almaya elvermezse, geride kalanları değiştirmek için aylık olarak sıraya konarak tamamlanması mümkündür.
• Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerinin odadan ayrılırken lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.
• Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir.
• Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 Watt'lık bir halojen lamba, iki kat fazla Watt'lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir.
• Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. Aydınlatma sistemlerinin bakımları yapıldığında daha verimli olarak çalışırlar. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır. Tozlanan armatür ışığın %50'sini yayar, %50'sini yutar. Bunları temiz tutmakla daha fazla enerji harcamadan aydınlatma miktarı arttırılabilir. Tüm lambaların ışık çıktıları zamanla azalır. Işık çıktıları azalan yani verimleri düşen lambaların değiştirilmesi gerekir.
• Lamba seçimleri en yüksek lümen/Watt oranına göre yapılmalıdır.
• Duvarlar ve tavanlar açık renkli boya ile boyanmalı, dekorasyon eşyaları mümkün olduğunca açık renk seçilmelidir.
• Lamba ışık çıktısı verimli olarak kullanılmalıdır. Aydınlatılması gereken yüzeylere lamba ışık çıktısının maksimum oranda ulaşıp ulaşmaması aydınlatma sisteminin verimliliğini etkileyen en önemli faktörlerden biridir.
• Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar.
• Dekoratif lambalar ışığı sizin istemediğiniz yönlere gönderir. Açık renk, şeffaf gölgelikli abajurlar ışığı daha iyi geçirirler.

4 Mart 2013 Pazartesi

Akıllı Şebekeler

Elektrik şebekeleri ile bilgisayar ve ağ teknolojisinin entegre edilerek elde edilen şebeke sistemine “Akıllı Şebeke” (Smart Grid) denilmektedir. Bir akıllı şebekenin temel bileşenleri ve teknolojileri,
• Akıllı Üretim
• Akıllı İstasyonlar
• Akıllı Dağıtım
• Akıllı Sayaçlar
• Bütünleştirilmiş Haberleşme
• İleri Kontrol Metotları olarak sıralanabilir.
                                                                             
Akıllı Üretim
Şebekenin birçok noktasından alınan geri beslemeler ile enerji üretiminin optimize edilmesi; gerilimin, frekansın ve güç faktörünün otomatik olarak ayarlanabilmesi özelliklerine sahip güç üretimini sağlamak amacındadır.

Akıllı İstasyonlar
Güç faktörü performansı, kesici, trafo ve akü durumunun izlenmesi, kritik ve kritik olmayan işlem kontrolünü sağlar.

Akıllı Dağıtım
Kendi kedini iyileştiren, dengeleyici ve optimize edici yapıdadır. Otomatik izleme ve analiz etme özelliği ile hava durumu ve enerjisiz kalma geçmişine bağlı olarak arızaları tahmin edebilecek yapıya sahip sistemlerdir.

Akıllı Sayaçlar
Akıllı sayaçlar açıklaması gelecek...

Bütünleştirilmiş Haberleşme
Veri toplama (SCADA-Supervisory Control and Data Acquisition), koruma ve kontrol sistemleri bütünleştirilmiş bir sistemde kullanıcının akıllı elektronik cihazlar ile etkileşimini sağlar.

İleri Kontrol Metotları
İleri kontrol metodları açıklaması gelecek...

                                                                       

Akıllı Şebeke sisteminin iki temel ayağı vardır:
• Donanım  (Sayaçlar, ev aletleri, büyük sistemler, vb.)
• Yazılım  (Veri altyapısı, internet tabanlı sistemler, diğer yazılımlar, vb.)

Akıllı şebeke sisteminin ilk adımlarından biri olan, uzaktan sayaç okuma sistemleri Türkiye dâhil birçok ülkede bulunmaktadır. Ayrıca Google, Power Meter sistemi ile anlık tüketiminizi ve gösterebilmektedir.

Bu sistemlerin en etkileyicilerinden biri Lucid Design tarafından hizmete sunulan sistemdir. Sistem gerçek zamanlı elektrik ve gaz tüketimini göstermekle kalmayıp, bunu hava durumu(sıcaklık, rüzgâr) ve maliyet gibi diğer unsurlarla da görselleştirmektedir.

Akıllı şebekeler kapsamında, günümüzde; Manuel hata yeri tespiti, bağımsız gerilim regülasyonu, optimize edilmemiş güç akışı ve kısmi güç yönetimi konularında çalışmalar yapılmakta ve çözümler üretilmektedir. Yakın gelecekte ise, gerçek zamanlı hata tespiti ve uzaktan kumandalı anahtarlar, gerçek zamanlı gerilim - güç yönetimi ve kayıpları azaltma amacıyla dinamik çözümlerin hayata geçmesi beklenmektedir.

Akıllı şebeke yapısının 3 anahtar bileşeni vardır:
1-Akıllı şebekeler daha fazla, iyi kalitede, gerçek zamanlı veri toplanması temeline oturmaktadır.
2-İkinci Özellik...
3-Üçüncü Özellik...

Bu verinin bilgisayarlar tarafından çok hızlı kararlar için analizi ve sonrasında insanlar tarafından hızlı analizi ile sistem olacak olayları önlemekte, kendisini onarmaktadır. Tüm bunlar ise gelişmiş bir sayaç yapısı ile mümkün olmaktadır.

Bir akıllı şebekenin;
• Talep yönetimi,
• Yenilenebilir kaynakların daha fazla entegrasyonu,
• Kaynakların verimli kullanımı (Hem üretim hem tüketim tarafında),
• Enerji tasarrufu ve fiyat avantajı,
• Sistem dengesi konularında faydalar sağlaması beklenmektedir.

2 Mart 2013 Cumartesi

Yeni Teknolojiler - CSP Teknolojisi Nedir?

Yoğunlaştırılmış güneş enerjisi sistemleri, aynalar ve bu aynalara bağlı güneşi izleme sistemleri vasıtasıyla geniş bir alana düşen güneş ışınlarını nispeten küçük bir alana yansıtma esasına dayanır. CSP teknolojisi, temel olarak parabolik oluk şeklindeki kolektörlerde toplanan güneş ışınları aynaların odak noktasından geçen tüpün içinden iletilen suda toplanması ve doğrudan buhar üretimi gerçekleştirilmesi esasına dayanır. Birbirine seri bağlı olan ünitelerden ısınarak geçen su ve buhar son üniteden istenilen sıcaklık ve basınç değerlerine ulaşıldığında üretilen buhar doğrudan buhar türbinine gönderilerek karbon emisyonu yaratmadan elektrik enerjisi üretilir.

                                                    
Günümüzde yaygın olarak üç çeşit yoğunlaştırılmış güneş enerji santrali tipi kullanılmaktadır. Bunlar; Yoğunlaştırılmış termal güneş enerjisi santralleri (CST), Yoğunlaştırılmış fotovoltaik güneş enerjisi santralleri (CPV) ve Yoğunlaştırılmış termal-fotovoltaik güneş enerji santralleri (CPT)’dir.

1 Mart 2013 Cuma

Isıtma ve Yalıtım

Binalardaki enerji tüketiminin yüzde 82’si ısıtma için kullanılıyor. Binalarımızın ısıtmasında kullanılan bu enerji, ülkemizde harcanan toplam enerjinin yüzde 26’sını oluşturuyor.

Enerji ihtiyacının yüzde 70’ini ithal enerji ile karşılayan ülkemizde, enerji tasarruf potansiyelinin yüksek olması nedeniyle, özellikle binaların ısıtılması amacıyla tüketilen enerjinin azaltılması yönünde yapılan çalışmalar, öncelikli konular arasında yer alıyor. Isıtma ve bunun yanı sıra soğutma konusunda enerji verimliliği sağlamanın en etkin yolu ise ısı yalıtımından geçiyor.

Evimize yalıtım yaptırmak, evi battaniye ile sımsıkı örtmeye benziyor. Bu sayede dışarıdan soğuk içeriye giremiyor ve içeriden de ısı dışarıya kaçamıyor. Bildiğimiz gibi ısınan hava yükselir ve çatıdan dışarıya kaçmaya çalışır. Bu nedenle öncelikle çatının yalıtılması gerekir. Sadece çatı yalıtımı yaparak enerji faturalarınızda yüzde 20’den daha fazla tasarruf sağlayabilirsiniz.

Ancak yalıtımın binanın tümü için gerekli bir uygulama olduğunu da unutmamak gerekiyor. Bina dış kabuğunun ısı yalıtım malzemesi ile kaplanması anlamına gelen mantolama uygulamasıyla ortalama yüzde 50 enerji tasarrufu sağlamak mümkün.

İstatistiki bilgilere göre; aynı iklim koşulları nda ve aynı kullanım alanına sahip bir konutun enerji tüketiminin Fransa, Almanya, İngiltere, İsveç gibi ülkelere göre 2–3 kat fazla olması, ülkemizde özellikle ısı yalıtımının yeterince önemsenmediğinin bir göstergesidir.

                                                   

Isınmada Enerji Verimliliği İçin Gerekli Diğer Önlemler
• Diğerlerinden daha fazla güneş alan pencerelerinizin perdelerini açarak güneşten daha fazla yararlanın.
• Pencereler ve kapılar, evimizdeki ısının dörtte birinin kaybına neden olur. Tek camlı pencerelerden kaynaklanan ısı kaybı, yalıtımsız bir evden gerçekleşen kaybın yaklaşık yüzde 20’sidir. Çift cam kullanarak, bu kaybınızı yarıya indirebilirsiniz.
• Pencerenizin ve kapılarınızın kenarları ndan olan hava sızıntılarını önlemek için pencere bandı ve sünger kullanın.
• Kış aylarında, güneşli günlerde perdeleri açın. Güneş çekildikten sonra ise perdeleri mutlaka kapatın. 
• Radyatörlerin ısı akışına engel olacak şekilde uzun perdeler kullanmayın. Kapalı ve uygun perdeler pencerelerden ısı kaybını yüzde 25 oranında önler.
• Kapı çerçevesi etrafındaki çatlakları kesinlikle onarın.
• Radyatörlerden çıkan ısı, radyatörün arkasındaki duvarı ısıtır. Bu ısı kaybını önlemek için radyatörlerin arkasına alüminyum folyo kaplı ısı yalıtım levhaları yerleştirin.
• Tatil veya diğer sebeplerle evinizde bulunmadığı nız dönemlerde ısıtıcınızın veya radyatörünüzün vanasını kısın ya da kapatın.
• Isıtıcınızın veya radyatörlerinizin önüne veya üzerine kesinlikle eşya (mermer, çamaşır vb.) koymayın.
• Radyatör bağlantı borularında su sızın-tısı olmadığından emin olun.
• Odalarınızı havalandırırken ısıtıcınızı mutlaka kapatın.
• Kış aylarında odalarda mümkün olduğunca çamaşır kurutmayın.

Isı yalıtımı, 2000 yılından beri ülkemizde de zorunlu bir uygulama haline geldi. “TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği”nde Türkiye’de binanın konumu, bulunduğu iklim bölgesi gibi faktörler dikkate alınarak her binanın ısınma için harcayacağı toplam enerji miktarının hesaplama yöntemi belirlendi. “Isı İhtiyacı Kimlik Belgesi” adı verilen uygulama gereğince; binanızı yapan kişi ya da kuruluş, yapılan projeye göre hesaplayıp, “Bu bina ısınmak için şu kadar enerji harcar” diye, binanın görünür bir yerine asmak zorunda… “Enerji Verimliliği Kanunu” da bu zorunluluğa uymayanlara cezai müeyyide getiriyor.

Yalıtımın Avantajlarını Biliyor musunuz?
• Isı yalıtımıyla ısıtma ve soğutma giderlerinde yüzde 50 tasarruf sağlanır.
• Isı yalıtımının maliyeti toplam bina maliyetinin yüzde 3-5’i arasında değişir.
• Yüksek enerji tasarrufu nedeniyle yalıtım, yatırım maliyetini birkaç sene içinde karşılar.

Soğutma - Klima
Ülkemizin büyük bir kısmının yaz aylarında aşırı sıcak olması, çalışma ve yaşam koşullarını olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle de konforlu yaşam alanları sağlanması için sıcaklık ve nem oranını düşüren soğutucular ve klima cihazları kullanılıyor. Bu araçların kullanımında elektrik enerjisinden tasarruf sağlayabilmek için uygun ölçülerde klimanın tercih edilmesi büyük önem taşıyor. İhtiyaçtan büyük bir klima, para ve enerji kaybı anlamına geliyor.

                                                   

Klima Kullanımında Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar
• Klima seçimi yaparken enerji verimlilik oranı en yüksek, yani en az elektrik kullanan modeller tercih edilmelidir.
• Elektronik termostat kontrolü performansı artırabilir ve enerji kullanımının yüzde 30'u kadar tasarruf sağlar.
• Yüksek verimli bir ünite, aynı ölçüdeki daha düşük verimli bir üniteden daha ucuza satın alınabilir. Bunun için dikkatli bir fiyat araştırması yapılmalıdır.
• Dış ünite evden veya ofisten yaklaşık 50-60 cm kadar mesafede, serin, gölgeli bir yere uygun olarak yerleştirilmelidir.
• Ünitenin daha çok çalışmasına neden olacak direkt güneş ışığından sakınılmalı, ayrıca hava almasını engelleyecek çalılık veya kuytu yerlere yakın olmaması na özen gösterilmelidir.
• Binalarda çift cam ve ısı yalıtımı varsa, ısı kaybı olmayacağından düşük kapasiteli bir cihaz kullanılabilir.
• Klima ilk açıldığında birden çok düşük bir sıcaklığa getirip aniden soğutma yapılmamalı. Çünkü bu durumda klima durmadan çalışacağı için elektrik faturası kabarır ve üşütüp hastalanma ihtimalini artırır. Bunun yerine klimayı uygun sıcaklığa ayarlayıp odanın yavaş yavaş soğuması beklenmelidir.
• Klimaların temizlik ve bakımı her yıl yetkili servise yaptırılmalıdır. Klimadan istenilen performansın alınabilmesi için 2 senede bir gazı yeniletilmelidir

27 Şubat 2013 Çarşamba

Enerji / Akıllı Şehirler Ortak Arama Duyurusu


AB 7. Çerçeve Programı (7.ÇP) Akıllı Şehirler Çağrısı “ENERGY.2013.8.8.1: Demonstration of optimised energy systems for high performance-energy districts” başlığına sunulacak projeler için demonstrasyon yapılacak bölgeler sağlayacak ortaklar aranmaktadır.
Söz konusu projelerde aşağıdaki uygulamaların hepsinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
  • Atık ısı ile ısıtma ve/veya soğutma (Atık ısının bölge yakınındaki termik santral veya demir-çelik, çimento gibi bir fabrikadan elde edilmesi gerekmektedir.)
  • Fotovoltaik uygulamaları yapılması ve fotovoltaikten üretilecek elektriğin dağıtımı için yenilikçi yöntemler geliştirilmesi
  • Bölgedeki binaların enerji verimliliğinin yalıtım, yenilenebilir enerji uygulamaları gibi yöntemlerle artırılması (Bu kapsamda, Avrupa Komisyonu bina sahibi proje ortağına bina iç alanını baz alarak m2 başına 50 Avro destek sağlayacak olup bina sahibi ortağın ise Avrupa Komisyonu desteğine eş finansman olarak yine m2 başına 50 Avro sağlaması beklenmektedir. Örneğin 20.000 m2 iç alana sahip binalardan oluşan bir bölgedeki binaların renovasyonu için ortaya çıkması öngörülen 2 Milyon Avro masrafın 1 Milyon Avrosu Avrupa Komisyonu’ndan geriye kalan 1 Milyon Avrosu ise bina sahibi proje ortağı tarafından sağlanacaktır.)
Başlık detaylarına ulaşmak için tıklayınız.
Başlık bilgi notuna ulaşmak için tıklayınız.

Projede yer almak isteyen kuruluşların aşağıdaki irtibat bilgileri yoluyla 7.ÇP Enerji Alanı Ulusal İrtibat Noktası İlknur YILMAZ ile irtibata geçmesi beklenmektedir.
İlknur YILMAZ
7. ÇP Enerji Alanı Ulusal İrtibat Noktası

E-posta: ilknur.yilmaz@tubitak.gov.tr 
Tel :             + 90 (312) 468 5300       /3926

Günlük Yaşamda Enerji Kullanımı

Çağımızda, kişi başına enerji tüketimi bir gelişmişlik göstergesi olmaktan çıkmış durumda. Artık amaç; kişi başına enerji tüketimini artırmak değil, bir birim enerji ile en fazla üretimi ve refahı yaratmaktır.

Günümüzde 120 metrekarelik 4 kişilik birailenin evinde sadece yemeklerin pişirilmesi ve saklanması, bulaşık ve çamaşırların yıkanması, eğlence araçlarının kullanılması ve aydınlatma için harcanan enerji yılda 6.000 kWh civarındadır. Ve bugün Türkiye’de yaşayan herkes yılda en az 5 ton karbondioksit üreterek küresel ısınmayı artırıyor ve çevreye zarar veriyor. Ancak enerji verimliliği sağlayacak küçük önlemlerle bunun önüne geçmek mümkün.

                                                                           

Enerji verimliliği; binalarda yaşam standardıve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerdeise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan, birim hizmet veya ürün miktarı başına enerji tüketiminin azaltılması anlamına geliyor.

Enerji verimliliği iki biçimde gerçekleştirilebiliyor:
Birincisi; doğrudan enerji verimli ev, araba ve cihazları kullanmak, alışkanlıkları ve günlük davranışları enerjiyi daha verimli kullanacak biçimde düzenlemek gibi somut önlemlerden oluşuyor.
İkincisi ise dolaylı enerji verimliliği yöntemi olup; mevcut malların daha uzun süre kullanılmasını sağlayarak yeni malların üretimini azaltmak, enerji tüketimini minimize edecek biçimde yerleşim yerlerini düzenlemek, ekonomide doğrudan materyal tüketiminin olmadığı etkinliklere geçiş yapmak gibi önlemleri kapsıyor.

                                             

Enerji verimliliğini kendi hayatımızdan başlatırsak, bu yönde yapılacak geniş çaplı çalışmalara da katkıda bulunmuş oluruz. Verimli tüketmek de bir tür üretmektir. Felsefemiz, tüketici yerine kullanıcı olmak ve gerektiği kadar kullanmak olmalıdır. Enerji verimliliğini bir yaşam biçimi haline getirmek, aslında bu işin püf noktası… Yaşamın her alanında çevreye olan etkimizin farkındalığı ile hareket edip her fırsatta yaratıcılığımızı kullanarak en az zarar vermek için çabalarsak, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakabiliriz.(YEGM)