7 Mayıs 2013 Salı

3 bankaya 201 milyon dolar enerji verimliliği kredisi



Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, KOBİ Enerji Verimliliği Projesi kapsamında Dünya Bankası'ndan Hazine geri ödeme garantisi altında Halk Bankası, Vakıflar Bankası ve Ziraat Bankası'na 67'şer milyon dolar olmak üzere toplam 201 milyon dolar kredi sağlandığı belirtildi. Söz konusu krediye ilişkin anlaşmaların bugün imzalandığı kaydedildi. Açıklamada, proje çerçevesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile aracı bankalar tarafından KOBİ'lere enerji verimliliği yatırımları hakkında teknik danışmanlık hizmeti verilmesi için Küresel Çevre Fonu'ndan 3,64 milyon dolar hibe sağlandığı da bildirildi.

4 Mayıs 2013 Cumartesi

TÜRKİYE ENERJİ VERİLERİ


BİRİNCİL ENERJİ ARZI (TÜKETİMİ)
2009 106.138 bin tep
2010 109.266 bin tep
2011 114.480 bin tep (Doğal Gaz %32, Kömür %29, Petrol %27,
Diğer
Yenilenebilir %5, Hidrolik %4, Odun+Çöp %3)
Dünya’nın birincil enerji tüketimi 2011 yılında 12,3 milyar tep’dir. Türkiye birincil enerji tüketiminde Dünya’da 23. sıradadır.

BİRİNCİL ENERJİ ÜRETİMİ
2009 30,2 milyon tep
2010 32,5 milyon tep
2011 32,2 milyon tep
Birincil enerji üretimi, tüketimin %28’ini karşılamaktadır. Enerjide dışa bağımlılık 1990’da %52, 2000 yılında %68 iken 2011 yılında %72 olmuştur. Enerjide dışa bağımlılık giderek artmaktadır.

ENERJİ KAYNAKLARI
                                                         Kaynak Rezerv                                2011 Yılı Üretimi
Bitümlü Kömür (Taşkömürü)              523 milyon ton                                      2,6 milyon ton
Linyit                                                 12,1 milyar ton                                      72,5 milyon ton
Ham Petrol                                        44,4 milyon ton                                      2,4 milyon ton
Doğal Gaz                                         7,1 milyar m3                                         0,8 milyar m3
Hidrolik                                             170.000 Gwh/Yıl                                  57.472 Gwh/Yıl
Rüzgar                                               48.000 MW                                          4.726 Gwh
Jeotermal (Potansiyel)                        600 MWe                                               699 Gwh
Güneş (tahmini potansiyel)                  380 Gwh                                                        -

Biyokütle, kaya gazı ve diğer enerji kaynakları konusunda çalışmalar tamamlanamamıştır



TÜRKİYE’NİN ENERJİ İTHALATI
2009 82 milyon tep
2010 87 milyon tep
2011 90 milyon tep (Taşkömürü %15, Petrol %36, Doğal Gaz %36, Diğer %13)

ENERJİ İTHALATI İÇİN YAPILAN ÖDEMELER
2009 29,9 milyar dolar (Toplam İthalat İçindeki Pay %21)
2010 38,5 milyar dolar (Toplam İthalat İçindeki Pay %21)
2011 54 milyar dolar (Toplam İthalat İçindeki Pay %23)

ENERJİ İTHALATININ YAKIT TÜRLERİ VE BEDELİ
                                   2009 Yılı                            2010 Yılı                                2011 Yılı
Kömür                        13,5 milyar $                    17,0 milyar $                            19,6 milyar $
Petrol&Doğal Gaz       16,4 milyar $                    21,5 milyar $                            34,4 milyar $

ELEKTRİK ÜRETİMİ, KURULU GÜÇ, PUANT GÜÇ VE ARTIŞLARI
           Kurulu Güç (MW)   Artış (%)   Puant Güç Talebi (MW)   Artış (%)   Üretim (Gwh)   Artış (%)
2009     44.761                   7,0               29.870                           -2,1            194.079           -2,0
2010    49.524                   10,6              33.392                            11,8           210.434            8,8
2011    53.211                    7,4               36.122                             8,2            229.319             9

DÜNYA ENERJİ KONSEYİ TÜRK MİLLİ KOMİTESİ HAKKINDA (DEK-TMK)

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi 25.08.1949 gün ve 3/9805 Sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile merkezi Londra’da bulunan Dünya Enerji Konferansı’nın Türk Milli Komitesi
olarak kurulmuştur.
Ticari amacı olmayan ve hükümetler dışı uluslararası bir organizasyon olan Dünya Enerji
Konferansı 1923 yılında Londra’da Dünya Güç Konferansı olarak kurulmuştur.
Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Derneği “Demokrasi ve insan hakları evrensel
ilkelerine bağlı; girişim ve düşünce özgürlüklerine saygılı, Atatürk’ün çağdaş uygarlık
hedefi ve ilkeleri doğrultusunda demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin güçlenmesine
katkıda bulunan, ulusal ve uluslararası boyutta enerjinin erişebilirliği, sağlanabilirliği ve
kabul edilebilirliği ilkeleri doğrultusunda, sürdürülebilir, ekonomik ve sosyal kalkınmayı
teşvik eden, ülkemizde enerji tüketiminin ekonomik büyüme ile ilişkilerini göz önünde
bulundurarak enerji kaynakları potansiyeli, enerjinin zamanında, güvenilir, çevre ile
uyumlu, verimli ve ekonomik şartlarda üretimi, çevrimi, iletimi, dağıtımı, ticareti ve kullanımı
konularında teknik, ekonomik, bilimsel ve sosyal nitelikli çalışmalar yapan, çalışma
sonuçlarını, görüş ve önerilerini Dernek üyelerine, ilgililere ve kamuoyuna sunmak, tüm
faaliyetlerini tarafsız, bağımsız, bilimsel nitelikte ve ülkemiz çıkarları doğrultusunda
gerçekleştirmek amacını güden bir sivil toplum kuruluşudur (WORLD ENERGY COUNCIL)

29 Nisan 2013 Pazartesi

Enerji Verimliliği İçin Devlet Teşviki

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin düzenlediği Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nin açılışına katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kentsel dönüşümün afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamıyla bütünleştirerek yaygınlaşacağını, dönüşümde ‘çevre dostu’ olmasına önem verileceğini açıkladı. Bayraktar, yeşil binaların yaygınlaşması açısından binaların yapımı ve doğa dostu malzemelerin üretilmesi konusunda vergi ve kredi yönünden teşviklerin verileceğini de söyledi.

Kentsel dönüşüm yaygınlaşacak

Türkiye’de bulunan yaklaşık 19 milyon konut stokunun 14 milyonunun enerjiyi savuran, depreme dayanıklılık bakımından istedikleri ölçüde dizayn edilmediğini belirten Bayraktar, “Fakat 1999’dan itibaren adım adım yönetmeliklerle, tüzüklerle, yeni teknolojilerle yapım usullerini geliştiriyoruz. Çok net ifade ediyorum, dünyanın en ileri ülkelerinde üretilen çevre dostu inşaat malzemeleri Türkiye’de de üretiliyor. Şu anda her bakımdan dünyada ilk 5’in içerisindeyiz” diye konuştu. Hükümetin planlı kentleşme ve konut üretimi programı kapsamında TOKİ’nin bir taraftan konut ürettiğini bir diğer taraftan da şu anda Türkiye’nin 170 noktasında kentsel dönüşüm yaptığını belirten Bayraktar, kentsel dönüşümü afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamıyla bütünleştirerek Türkiye’de daha da yaygınlaştıracaklarını vurguladı.
Belediyelerle başlayacak
Bayraktar, bugüne kadar Türkiye’nin bir çok yerinde Erzincan’da, Kars’ta, Ankara’da, İstanbul’da Küçükçemece’de, Diyarbakır’da ve İzmir’de kentsel dönüşümler yaptıklarını belirterek, şunları söyledi: “Şimdi tüm Türkiye’de yoğun nüfus olan yerden başlamak üzere ve deprem aksı üzerinden başlamak üzere, Marmara Bölgesi’nden başlamak üzere doğuya doğru önemli olan vilayetlerimizde becerisi olan belediye başkanlarımızla beraber hareket etmek üzere afet riski altındaki alanların dönüştürülmesini başlatacağız.”

Yeşil binalar olacak

Başlayacak olan dönüşümün yalnızca afet riski altındaki binaların dönüştürülmesi olmadığını kaydeden Bayraktar, bundan sonra çevre dostu, yeşil, enerjiyi savurmayan, tasarruf eden binalar yapılacağını, bunun ikinci adımı olarak fosil kaynaklı enerji yerine dönüşebilir, çevre dostu enerjilerden yararlanılacağını söyledi. Bayraktar, yeşil binaların Türkiye’de artırılması için hükümetin kolaylığının olup olmayacağının sorulması üzerine de “Tabi bunların arkasından teşvikler de gelecek. Yeşil binaların yapımı için, doğa dostu malzemenin üretilmesi noktasında arkasından teşvikler de gelecek. Hem vergi yönünden, hem kredi yönünden, diğer yönlerden bir takım kolaylıklar, bir takım teşvikler de etap etap getiriyoruz” diye konuştu.

TOKİ, 26 milyar dolar yatırım yaptı

TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel, konut yapımcılarını teşvik edip Türkiye’de sertifikalı yeşil bina sayısının artmasını hedeflediklerini söyledi. TOKİ’nin yaptığı konutların yüzde 84’ünün sosyal konut olduğunu, yüzde 16’sının da gelir getirici projeler olduğunu kaydeden Karabel, TOKİ’nin 528 bin konut rakamına ulaştığını, son 9 yılda TOKİ’nin yatırım miktarının 26 milyar dolar olduğunu söyledi.

İyi yalıtım yüzde 50 tasarruf sağlar

KARBON salınımının, sera etkisinin azaltılmasının önemine işaret eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bizim ülkemizde binalar yüzde 38-40 enerjiyi emiyor. Türkiye’nin enerjiye ödediği para 55 milyar dolar. Daha iyi yalıtımla yüzde 50’ye varan enerji tasarrufu sağlayabiliriz.”

Vahşi kapitalizm tahribata yol açıyor

SERMAYE Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’ne katılma nedenini, “çevreyi mahvedenlerin sermaye bulmalarına yardımcı olan bir kuruluşun başkanı olmam nedeniyle duyduğum sorumluluk” diye açıkladı. “Kaba tabirle vahşi kapitalizmin yol açtığı tahribat, artık döndürülemez hale geliyor ama döndürmeye mecburuz” diyen Akgiray, yeşil binaların yeşil olmayanlardan daha değerli olması gerektiğini söyledi. O değeri ortaya koyacak olanın da sermaye piyasalarında fiyatlama mekanizmaları olduğunu ifade eden Akgiray, “Yeşil bina ‘değerleme’ yapmayı düşünüyoruz. Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı’na bir ek getirip iki seviyeli değerleme sertifikası verme mantığını getirmek istiyoruz” dedi.

15 Nisan 2013 Pazartesi

İSRAFLAR OLMASAYDI TÜRKİYE NELER KAZANABİLİRDİ?


Prof. Aziz Akgül, enerji tüketimindeki yüzde 25 oranındaki tasarruf potansiyelinin, 11.500.000 ton eşdeğer petrole karşılık geldiğini belirtti. Akgül, israflar olmasaydı Türkiye’nin neler kazanabileceği ile ilgili önemli tespitlerde bulundu.
Enerji İsrafı
Enerji tüketimindeki yüzde 25 oranındaki tasarruf potansiyeli, 11.500.000 ton eşdeğer petrole karşılık gelmektedir. Ülkemizin enerji tasarruf potansiyeli % 25 olarak tespit edilmektedir. Tüketiciler açısından konuyu daha dikkate değer kılan ise, bu tasarruf potansiyelinin konutlarda % 35’e varmasıdır. Bir diğer ifadeyle, konutlarda ısıtma ve aydınlatmada kullanılan enerjinin % 35’i israf edilmektedir.
Enerji tasarruf yöntemleri
Akkor flamanlı 100 watt’lık (W) normal bir ampulle bir ailenin aylık tüketimi 100 kilovat saate (kWh) ulaşırken, aynı ışık akışını veren kompakt fluoresan ampul kullanıldığında aylık tüketim 20 kWh’ya kadar düşüyor. Türkiye’de tüketilen toplam elektrik enerjisi içinde aydınlatmanın payının yüzde 25 civarında olduğu düşünüldüğünde, bu, Türkiye genelinde ayda 1 milyar 120 milyon kWh’lık bir tasarruf anlamına geliyor.
Elektrik ocaklarında, kullanılan tencere çapının ocak çapından büyük olması, % 30 oranında enerji tasarrufu sağlar.
Özellikle yemek ısıtmada mikrodalga fırın kullanmak, % 60-65 oranında enerji tasarrufu sağlar.
Ocaklarda tabanı düz tencere ve tava kullanılması, pişirme alanı artışı ile enerji tasarrufu sağlar.
Fırınlarda pişirme işlemini seramik ve cam tencerelerle yapmak tasarruf sağlar.
Tencere ve tavaları uygun kapaklarla iyi kapatarak, % 60 oranında buhar enerjisinden yararlanmak mümkündür
Sebze ve patates haşlamada az su kullanıp, düdüklü tencerelerin tercih edilmesi, % 50-70 oranında tasarruf sağlar.
Pişirme esnasında tencerenin kontrol amacı ile sık sık açılmaması halinde, enerji kaybı en aza iner. Pişme işlemi bitmeden önce ocağın kapatılarak, son birkaç dakika için enerji kullanmadan pişme sürecini devam ettirmek mümkündür. İlk baştaki güçlü pişirme ateşi sonradan kısılarak azaltılmalıdır.
Fırınlar istisnai durumlar dışında önceden ısıtılmamalı, fırın kapağı sık sık açılmamalıdır. Küçük tepsileri büyük fırınlarda pişirmek enerji kaybını arttırır. Fırının pişme süresinden önce kapatılması halinde 5-10 dakikalık tasarruf sağlamak mümkündür.
Yumurtalar, tencerede değil, yumurta pişiricilerde haşlanmalıdır.
Donmuş gıdalar oda sıcaklığında çözdürülmelidir.
Mikrodalga fırının iç yüzeyi temiz tutulmalıdır.
Pişirilecek malzemeler hazır tutulmalı, tenceredeki su kaynadığında ocak kısılmalıdır. Çok büyük kaplarlardaki pişirme işlemi gazlı ocaklarla, az miktar ve küçük kaplardaki pişirme işlemi de elektrikli ocaklarla yapılmalıdır.
Elektrikli fırınlarda turbo sistemliler tercih edilmelidir.
Mümkün olabildiğince israfa sebebiyet vermeden, az miktarda yemek pişirmemek gereklidir. Yemek ısıtmak, yeni yemek pişirmekten az enerji harcar.
Aşırı pişirme ve kömürleşmeyi önlemek için, fırınlarda saat (timer) ve termometre kullanılmalıdır.
Mutfağın gün ışığıyla aydınlanması, %15 oranında tasarruf demektir.
Bulaşık ve çamaşır makineleri tam dolu olarak çalıştırılmalıdır.
Yazın aydınlanmada ısı yayma özelliği az olan flüoresan lambalar kullanılmalıdır.
Klimaların bakım ve temizliğine dikkat edilmesi, 10 yaşından sonra bu cihazın değiştirilmesi % 40 oranında tasarruf sağlar.
Gece/gündüz kullanılmayan alanlar soğutulmamalıdır.
Buzdolabı, ısı yayan aletlerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır. Buzdolabının duvara uzaklığı 10 cm. den az olmamalıdır. Buzdolabının kapı contası ve izolâsyonunun sağlam olmasını sağlanmalıdır. Buzdolabının arkasındaki tel paneli (radyatör) sık sık temizlenmelidir. Buzdolabının kapısı açık tutulmamalı, içindekilerin düzenli olarak yerleştirilmesiyle kullanımı kolaylaştırılmalı, buzları düzenli olarak eritilmelidir.   Buzdolabı soğuk ve havalandırılabilen alanlarda bulundurulmalıdır. Buzdolabının soğutma sıcaklığı için -7°C, derin dondurucu için -18°C tercih edilmelidir. Uzun süreli konuttan ayrılmalarda en düşük soğutma seviyesi tercih edilmelidir. Buzdolabının içine konulan tüm gıda maddeleri kapalı kaplarda bulundurulmalıdır.
Banyo ve tuvaletlerin gün ışığı ile aydınlatılması tercih edilmelidir.
Merdiven otomatiklerinde sensörlu sistemler kullanılmalıdır.
Elektrikli araçlar stand-by konumunda bırakılmamalıdır.
Televizyon ve radyolar sürekli açık tutulmamalı, seyredilecek programlar dışında kapatılarak, hem zaman hem de enerji israfı engellenmelidir.
Terk edilen mahallin lambası, kısa bir süre sonra dönülecek olsa dahi kapatılmalıdır.
Aydınlanmada yüksek watt’lı ampüller yerine, tasarruflu ampüller tercih edilmelidir.
Ütülenecek giyecekler enerji israfını önlemek için biriktirilerek ütülenmelidir.
Az miktar suyun ısıtılması için su ısıtıcılar tercih edilmelidir.
Aydınlatmada Enerji Tasarrufu
Bir akkor lamba, kompakt fluoresan lamba ile değiştirildiğinde yüzde 80 kadar aydınlatma maliyeti azalır. Eğer kullanıcının bütçesi bir defada bir çok fluoresan lamba almaya elvermezse, geride kalanları değiştirmek için, aylık olarak sıraya konarak tamamlanması mümkündür. Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireylerinin odadan ayrılırken, lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.
Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar, doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek, elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir. Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 watt’lık bir halojen lamba, iki kat fazla watt’lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir. Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır. Duvarlar ve tavanlar açık renkli boya ile boyanmalı, dekorasyon eşyaları mümkün olduğunca açık renkli seçilmelidir. Lamba ışık çıktısı verimli olarak kullanılmalıdır. Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar. Dekoratif lambalar ışığı sizin istemediğiniz yönlere gönderir. Açık renk, şeffaf gölgelikli abajurlar ışığı daha iyi geçirirler. Zamanlayıcılar, fotoseller, ya da yaklaşım sensörleri vasıtasıyla aydınlatmanın kontrol edilmesi de enerji tasarrufu sağlar.
Elektrik ev aletlerinde enerji tasarrufu yöntemleri
Buzdolabı: Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonunu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.
Klimalar: İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebep oluyor.
Ocak ve Fırınlar: Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanı tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu süre 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor. Mikrodalga fırınlarda pişirme 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşiyor, bu nedenle geleneksel fırınlara göre yüzde 66 daha az elektrik harcıyorlar.
Çamaşır Makineleri: Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalıdır. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalıdır. Bu arada, önden yüklemeli makinalar, üstten yüklemeli makinalara göre daha az enerji tüketiyorlar.
Bulaşık Makineleri: Bulaşık makinası yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm boşluk bırakılarak, ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalıdır. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapılmalıdır. Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalıdır. Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. Tam kapasite dolmadıkça makine çalıştırılmamalıdır.
Elektrikli Süpürge: Elektrikli süpürgenin torbası sık sık boşaltılmalıdır. Bu işlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceğinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi sağlıyor. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor.
Diğer Ev Araçlarında Elektrik Tasarrufu
Küçük ekranlı televizyonlar büyük ekranlara göre daha az elektrik enerjisi tüketiyorlar. Ses düzeyinin düşük tutulması da elektrik enerjisi tüketimi azaltıyor. Saç kurutma işlemi mümkün olduğu kadar havlu ile makina kullanmadan yapılması gerekiyor. Ortalama olarak, bir saç kurutma makinasının 10 dakika çalışması 60 watt’lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer bir enerji tüketiyor. Bu arada, akıllı sayaçlar ile puant tarifesinden yararlanarak, elektrik tüketiminin indirimli ücret tarifesi uygulanan zaman dilimlerine kaydırılmasıyla, aynı miktarda tüketilen elektrik için daha az ücret ödeniyor.
Doğalgazda Tasarruf Yöntemleri
Doğalgazlı ve gazlı ocaklarda verimi yüksek olanlar tercih edilmelidir. Camlarda ısıcam (çift cam) sistemi kullanılmalıdır. Böylelikle, kışın ısı kaybında % 40-50, yazın ısı izolasyonunda ise %15 oranında tasarruf sağlamak mümkündür. Kuru havada soğuk daha çok hissedilir. Bu nedenle, kışın odalar nemlendirilmelidir. Geceleri ve konuttan uzun süreli ayrılmalarda sıcaklık ayarı düşürülmelidir.
Radyatörlerin üzeri, önü estetik sebeplerle kapatılmamalıdır. Radyatör arkasındaki duvara folyolu levhalar konulmalıdır. Böylece, %15 oranında yakıt tasarrufu sağlamak mümkündür. Pencere ve kapı izolâsyonu, %15 oranında tasarruf demektir. Kalın ve pencereyi tamamen kapatan perdeler kullanılmalıdır.
Kışın oda havalandırması, tam açık pencerelerle kısa süre için yapılmalıdır. Gece/gündüz kullanılmayan alanlar ısıtılmamalı, kapılar kapalı tutulmalıdır. Zaman ayarlı termostat kullanılmalıdır. Termostatlar kapı, pencere ve ısı veren aletlerin uzağına monte edilmelidir. Konuttan bir günden fazla ayrılınması halinde termostat kapatılmalıdır. Termostat 19-20 °C ye ayarlanmalıdır. Bunun üzerindeki her 1 °C, % 6 daha fazla doğalgaz tüketimidir.
Binanın çatı, duvar ve pencere izolasyonunun tam olması halinde; çatı yalıtımında % 20, dış duvar yalıtımında % 15, pencere kapı yalıtımında % 15, sızdırmazlık önlemleriyle % 10 oranında enerji tasarrufu sağlanır. Bu türden ısı yalıtımı inşaat maliyetini en fazla %3 arttırırken, yıllık yakıt tüketimi ise %50 azalmaktadır.
Doğalgaz sobasının filtreleri ayda bir kez temizlenmeli ya da değiştirilmelidir. Mümkünse evin etrafını yeşillendirilmelidir. Kullanılmayan baca delikleri kapatılmalıdır.
Doğalgazlı ısınma aracı alımında verimi yüksek olanları tercih edilmelidir. Bacalı doğalgaz cihazları dolap içerisine yerleştirilmemelidir. Bu durum cihazın ortamdan hava almasını engeller ve verimini düşürür. Doğalgaz tesisatları korunmalı ve kontrol edilmelidir. Kaçaklara karşı dikkatli olunmalıdır. Apartman kapıları kapalı tutulmalıdır. Doğalgazın yabancı kaynaklı, yabancı para birimi ile satın alınan ve ana vanası yabancıların elinde olan bir enerji kaynağı olduğunu unutulmamalıdır.
Kâğıt İsrafı
Kâğıt israfının yaygın olduğu alanlar şu şekilde belirlenmektedir:
Tek yönlü çekilen fotokopiler, tek yönlü alınan yazıcı çıktıları, bozuk yazıcılardan kaynaklanan israflar, gereksiz ve ihtiyaç fazlası bastırılan not kâğıtları ve promosyona yönelik üretilen not kâğıtları, gereksiz yere basılan, kullanılan duvara asılan kâğıt tablolar…
Kâğıdın arşivlemede kullanılması (Resmi daireler, hastaneler, okullar, şirketler), promosyon ve reklâm amacıyla ihtiyaçtan fazla basılan broşür, takvim, ajanda ve afiş, gereksiz defter kullanılması, defterlerin tamamen kullanılmaması, gereksiz basılan dergi, gazete eki, bülten, magazin ve tanıtım dergileri, marketlerin fiyat dergileri, “daha çok sayfa daha ucuza basılır” mantığıyla basılan çok sayfalı kitaplar…
Kâğıt kullanımında geri dönüşüm çok önemlidir. Bu konu, devlet politikası olarak kabul edilmeli ve kişisel kâğıt kullanımından kurumlara kadar her alandaki kâğıt kullanımında geri dönüşüm sağlanmalıdır.  Bir ton kullanılmış gazete kâğıdı geri kazanıldığında 8 çam ağacının kesilmesini önleyebilir. Bir büro elemanı, yılda ortalama 81 kg kâğıdı çöpe atmaktadır.
İsraflar Olmasaydı Türkiye Neler Kazanabilirdi?
İsraf gereksiz, amaçsız ve yararsız yere yapılan faaliyetler olarak tanımlanmaktadır ve Türkiye İsrafı Önleme Vakfı olarak, israfın alanlarını da 4 kategoride değerlendiriyoruz.  Bunlar;
Altın israf alanları: En çok israfın olduğu alanlar. Gümüş israf alanları: Birinci sınıfa nazaran nispeten daha az israf alanı olanlar. Bronz israf alanları ve Düz alanlar olarak tanımlanabilir.
Altın israf alanları; Türkiye’deki en büyük israf alanı temsil eder.  Türkiye’de altın israf alanına örnek olarak iç borç faizi verilebilir. Buna  anapara dahil değildir. Sadece iç borç faizi, 2003 yılında  52.6 Milyar YTL’den 2007 yılı sonunda 41 Milyar 540 milyon YTL’ye inmiş olmasına rağmen, hala Türkiye’nin en büyük israf alanlarındandır.
En büyük israf alanlarından 41 Milyar 540 milyon YTL iç borç faiz ödemesi yapılmayıp, tasarruf elde edilmiş olsaydı, sözkonusu meblağla;
Her biri 60 bin YTL değerinde 692 bin konut yapılabilir ve konut sorunu tamamen çözümlenme  yoluna gidilebilirdi.
Her birisi 300 yataklı ve tanesi 19 milyon YTL değerinde 2.186 hastane, ülkemizdeki sağlık sistemi tamamen rahatlatılmış olurdu.
Her birisi 1 milyon 250 bin YTL değerinde 16 derslikli yaklaşık 33 bin ilköğretim okulu yapılarak, eğitimde fiziki kapasite artırılarak, her dershane 30 öğrencinin okutulması hedefi yerine getirilmeye başlanmış olabilirdi.
Kilometresi 1 milyon 500 bin YTL olan yaklaşık 28 bin km otoyol yapılarak ülke kalkınması için gerekli ulaşım altyapısı tamamlanırdı.
İstanbul için hayal edilen ve yaklaşık 2.6 milyar dolar krediye ihtiyaç duyulan İstanbul tüp geçit projesinden 6 tanesi tamamlanırdı.
Her bir ihracatçı veya KOBİ’ye 150 bin YTL kredi verilmiş olsaydı, 276.000 işletmeye kredi verilebilirdi.
Yoksulların işadamı olması çerçevesinde, her bir dar gelirliye 3 bin YTL mikrokredi verilmesi durumunda, halen Türkiye’de yoksulluk sınırı altındaki 13 milyon 847 bin yoksul vatandaşın ülke ekonomisine katkıları sağlanıp, gelir dağılımındaki adaletsizlik önlenerek, refah seviyesi geliştirilebilirdi.
Dolayısıyla, altın israf alanı olarak Türkiye’nin en önemli israf alanı, iç borç faizi olarak görülmektedir.
İkincisi ve gümüş israf alanı olarak sosyal güvenlik sistemine bütçeden; primlere ilave olarak aktarılan kaynağı gösterebiliriz. 2003 yılında, yaklaşık 15.5 milyar YTL olarak aktarıldı. 2007 yılında ise 33 milyar 60 milyon YTL aktarıldı.
Sosyal güvenlik sistemi, esas itibariyle, prim esasına dayanan bir sistemdir. Kendi kendini finanse etmesi gerekirken, bu yeterli olmuyor. Çünkü, 1990’ların başında, yanlış uygulanan politikalar sonucunda, sistemde büyük bir açık meydana geldi. Dolayısıyla, yatırımlara, eğitim ve sağlığa ayrılması gereken kaynakların bir kısmının sosyal güvenlik sistemine aktarılması mecburiyeti hasıl oldu.
Üçüncü israf alanı olarak belirlediğimiz üçüncü büyüklük de bronz israf alanları. Kamu kesimindeki her türlü israf alanı bu çerçevede değerlendirilebilir.
Dördüncüsü ise düz alanlar. Bunlar da, evimizde, işyerimizde yaptığı israflar olarak ifade edilebilir. Enerji israfıyla ilgili, konutlarda ısıtma ve aydınlatmada kullanılan enerjinin yüzde 35’ini israf ediyoruz. Bir başka ifadeyle, enerji için harcadığımız her 100 YTL’nin 35 YTL’si israftır. Hergün 3 milyon 750 bin nüfusu olan İzmir ili nüfusu kadar ekmek israf ediliyor.
Bireysel olarak yapılan israflar içerisinde su israfına baktığımızda, damlaya damlaya akan bir musluk, yılda 6 metreküplük su kaybına sebep olmaktadır. Bunun her konuta maliyeti 12 milyon lira civarındadır. Türkiye’de 18 milyon konuttan sadece yüzde 10’unda böyle bir durum olduğunda, oluşan israf yaklaşık 20 milyar YTL’dir
Diş fırçalarken, el yıkarken ve tıraş olurken yaklaşık 2 dakika için açık bırakılan bir musluk günde 20 litre su tüketiyor, 5 kişilik bir ailede bu rakam 100 litreye ulaşıyor. Bu da aylık yaklaşık 6 milyon liraya tekabül ediyor. Bunu, nüfusumuzun yüzde 20’nin yaptığını tahmin ettiğimizde, ülkemizin toplam kaynak kaybı yaklaşık 84 milyar YTL olmuş oluyor.
Kamu Yönetiminde İsrafı Önlemenin Altın Prensipleri Nelerdir?
Gereksiz, amaçsız ve yararsız harcamaları ve faaliyetleri yapmayın ve asla kamuda tasarruf genelgesi yayınlamayın. Her birim veya kamu faaliyeti için “niçin” sorusunu sorun ve eğer bu iş veya işlem gereksiz ise, finanse etmeyin. Yardıma ihtiyacı olmayanlara çeşitli kanallardan yardım yapmayı durdurun. Şeffaflığı ve vergi adaletini sağlayın.
Olumlu kişilik yapısının kamu kesiminde hâkim kılınmasını sağlayın. Sorumsuzluğu teşvik etmeyin. Gelecek nesillere adil olmayan ve gereksiz borç yükü bırakmayın. Elektronik ortamı etkin olarak kullanarak ve piyasa şartları dâhilinde sistemin rekabetçi ve adil bir şekilde çalışmasını sağlayın. Kamu kesiminin gereksiz müdahalesini durdurun.
Herkes “önce toplumsal menfaatler” mantığıyla üzerine düşeni yapmalıdır. Performansa dayalı açık, şeffaf ve adil bir personel yönetim anlayışı hâkim kılınmalıdır. Herkese açık ve adil değerlendirmenin sonunda katma değer oluşturabilecek projeleri finanse edin. Sıfır hatayı esas alan altı yönetim yaklaşımı ile 80/20 prensibini uygulamaya koyun. Hizmet standartlarını uygulamaya koyarak, verimliliği ve etkinliği esas alın. Kamu yönetimindeki süreçlerin etkinsizliğinden veya örtüşmesinden kaynaklanan zaman ve para harcamalarını yapmayın. Gereksiz veya çağın gerisinde kalmış uygulamalara ilişicin kamu faaliyetleri ve süreçlerini ortadan kaldırın.
İsrafa Çözüm Önerisi
Gereksiz, amaçsız ve yararsız yere asla iş ve işlem ile harcama yapılmamalıdır. Bu maksatla; 80/20 Prensibi Uygulanmalıdır. Bir milyon işlemden en fazla 3 hataya izin veren Altı Sigma Yönetim Yaklaşımı Uygulanmalıdır. 80/20 Prensibi; sebepler ile sonuçlar, girdiler ile çıktılar ve gayretler ile başarılar arasında bir dengesizlik olduğunu ifade eder. 80/20 Prensibi; sebeplerin, girdilerin veya gayretlerin çok azıyla, sonuçların, çıktıların veya başarıların çoğunluğunun elde edilmesini ifade eder.
Tipik bir uygulamada; çıktıların %80’i girdilerin %20’sinden, sonuçların %80’i sebeplerin %20’sinden veya başarıların %80’i gayretlerin %20’sinden kaynaklanır. altı sigma; her ürün, hizmet, süreç ve işlemden hataların yanlışların ve kusurların tamamına yakınının elenmesini hedefleyen ve 1 milyon işlemde en fazla 3 hatayı öngören bir israfı önleme ve yönetim yaklaşımıdır.
Maliyetleri azaltır. Verimliliği iyileştirir. Vatandaş / müşteri sadakatini artırır.  Çevrim süresini azaltır.  Hataları azaltır. İsrafa yönelik kurum kültürünü değiştirir. Ürün / hizmetleri iyileştirir.

11 Nisan 2013 Perşembe

enerji verimliliği kanunu ile ilgili Sorular

Soru- ENERJİ VERİMLİLİĞİ KANUNU’un ne amacı nedir?

Cevap-MADDE 1 –(1) Bu Kanunun amacı; enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılmasıdır.

Soru-Neyi kapsar?
Cevap-MADDE 2 –(1) Bu Kanun; enerjinin üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamalarında, endüstriyel işletmelerde, binalarda, elektrik enerjisi üretim tesislerinde, iletim ve dağıtım şebekeleri ile ulaşımda enerji verimliliğinin artırılmasına ve desteklenmesine, toplum genelinde enerji bilincinin geliştirilmesine, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına yönelik uygulanacak usûl ve esasları kapsar.
          (2) Enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik önlemlerin uygulanması ile özellik veya görünümleri kabul edilemez derecede değişecek olan sanayi alanlarında işletme ve üretim faaliyetleri yürütülen, ibadet yeri olarak kullanılan, planlanan kullanım süresi iki yıldan az olan, yılın dört ayından daha az kullanılan, toplam kullanım alanı elli metrekarenin altında olan binalar, koruma altındaki bina veya anıtlar,  tarımsal binalar ve atölyeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
       
Soru-Bu yasa ile yetkilendirilmiş kurumlar hangileridir?
Cevap- MADDE 3 –f) Yetkilendirilmiş kurumlar: Düzenlenen yetkilendirme anlaşması çerçevesinde, eğitim, yetkilendirme ve izleme faaliyetlerini yürütmek üzere Genel Müdürlük tarafından, Kurul onayı ile yetkilendirilen meslek odaları ve üniversiteler…
       
Soru-Enerji Belgesi nedir?
Cevap-)Enerji kimlik belgesi: Asgarî olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeren belgeyi ifade eder.
Soru-Enerji Verimliliği nedir?
Cevap-j)Enerji verimliliği: Binalarda yaşam standardı ve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan enerji tüketiminin azaltılmasını,
       
Soru-Enerji yoğunluğu nedir?
Cevap-m)Enerji yoğunluğu: Bir birim hasıla üretebilmek için tüketilen enerji miktarını ifade eder

Soru-Enerji yöneticisi ve sertifikası ne demektir?
Cevap-n)Enerji yöneticisi ve sertifikası: Bu Kanun kapsamına giren endüstriyel işletmelerde ve binalarda enerji yönetimi ile ilgili faaliyetleri yerine getirmekle sorumlu ve enerji yöneticisi sertifikasına sahip kişi ile Genel Müdürlük, yetkilendirilmiş kurumlar veya enerji verimliliği danışmanlık şirketleri tarafından enerji yöneticileri için düzenlenen belgeyi,

Soru-Enerji yönetimi ne demektir?
Cevap-o)Enerji yönetimi: Enerji kaynaklarının ve enerjinin verimli kullanılmasını sağlamak üzere yürütülen eğitim, etüt, ölçüm, izleme, planlama ve uygulama faaliyetlerini,

Soru-Geri ödeme süresi ne demektir?
Cevap-ö)Geri ödeme süresi: Endüstriyel işletmelerin mevcut sistemlerinde enerji verimliliğinin artırılması amacıyla hazırladıkları veya şirketlere hazırlattıkları projelerde ihtiyaç duyulan yatırım harcamalarının projede öngörülen tasarruflarla geri kazanılmasını sağlayan süreyi,

Soru-Kojenerasyon ne demektir?
Cevap-p)Kojenerasyon: Isı ve elektrik ve/veya mekanik enerjinin aynı tesiste eş zamanlı olarak üretimini,

Soru-Merkezi ısıtma sistemine sahip binalarda ısı maliyetleri hangi sistem ile ölçülür?
Cevap-Uygulamalar Madde-7 c)Merkezî ısıtma sistemine sahip binalarda, merkezî veya lokal ısı veya sıcaklık kontrol cihazları ileısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımını sağlayan sistemler kullanılır. Buna aykırı olarak hazırlanan projeler ilgili mercilerce onaylanmaz.

Soru-Yönetmelik hükümlerine uyulmaz ise ne olacak?
Cevap-Uygulamalar Madde-7-ç)Toplam inşaat alanı yönetmelikte belirlenen mesken amaçlı kullanılan binalarda, ticarî binalarda ve hizmet binalarında uygulanmak üzere mimarî tasarım, ısıtma, soğutma, ısı yalıtımı, sıcak su, elektrik tesisatı ve aydınlatma konularındaki normları, standartları, asgarî performans kriterlerini, bilgi toplama ve kontrol prosedürlerini kapsayan binalarda enerji performansına ilişkin usûl ve esaslar,  Türk Standartları Enstitüsü ve Genel Müdürlük ile müştereken hazırlanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir. Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edilmesi halinde ilgili idare tarafından yapı kullanma izni verilmez.

Soru- Enerji Kimlik Belgesinin içeriği nedir?
Cevap-Uygulamalr Madde 7 d)Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmeliğe göre hazırlanan yapı projeleri kapsamında enerji kimlik belgesi düzenlenir. Enerji kimlik belgesinde binanın enerji ihtiyacı, yalıtım özellikleri, ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ve binanın enerji tüketim sınıflandırması ile ilgili bilgiler asgarî olarak bulundurulur.

Soru-Enerji Kimlik Belgesinin yenilenmesine ilişkin esaslar nasıl belirlenir?
Cevap-Uygulamalar Madde 7 d)Belgede bulundurulması gereken diğer bilgiler ile belgenin yenilenmesine ve mevcut binalar da dâhil olmak üzere uygulamaya ilişkin usûl ve esaslar, Bakanlık ile müştereken hazırlanarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.

Soru-İnşaat alanı bin metre kareden az olan binalar için enerji kimlik belgesi düzenlemesi zorunlu mudur?
Cevap-Uygulamalar Madde 7 d)Mücavir alan dışında kalan ve toplam inşaat alanı bin metrekareden az olan binalar için enerji kimlik belgesi düzenlenmesi zorunludeğildir.

Soru-Bu yasa ile Kat Maliklari Kanunu’nda  yapılan değişiklikledönüşüm ile ilgili  hangi karar mekanizması dikkate alınmıştır?
Cevap-MADDE 16 –23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 42 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
          "Kat maliklerinden birinin isteği üzerine ısı yalıtımı, ısıtma sisteminin yakıt dönüşümü ve ısıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğuile verecekleri karar üzerine yapılır.’

Soru- Toplam inşaat alanı ikibin metrekare ve üzeri olan binalarda dönüşüm ile ilgili kararlar hangi esasa göre alınır?
Cevap- Madde 16- ‘Ancak toplam inşaat alanı ikibin metrekare ve üzeri olan binalarda merkezi ısıtma sisteminin ferdi ısıtma sistemine dönüştürülmesi, kat maliklerinin sayı ve arsa payı olarak oybirliği ile verecekleri karar üzerine yapılır. Bu konuda yapılacak ortak işlerin giderleri arsa payı oranına göre ödenir. Merkezi ısıtma sistemlerinde ısınma giderlerinin paylaştırılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
          Isıtma sisteminin merkezi sistemden ferdi sisteme veya ferdi sistemden merkezi sisteme dönüştürülmesine karar verilmesi halinde, yönetim planının bu karara aykırı hükümleri değiştirilmiş sayılır."

9 Nisan 2013 Salı

Neden Merkezi sitem ile ısınma daha iyi ?

Konutlarda kömür ya da sıvı yakıt soba ile ısıtmada, konutun tek noktadan ısıtılması ve ısıl veriminin düşüklüğü enerji israfına neden olmaktadır. Kömürlü kalorifer kazanlarında %40-45 düzeyindeki ısıl verim, kazan doğalgaza dönüştüğünde % 70-74'lere çıkmaktadır. Ekonomik ömrünü yitirmiş kazanların doğalgaza uyumlu kazanlarla yenilenmesi durumunda ise verimi %80-110'lara yükselmektedir.

Doğalgazla çalışan kazanların işletilmesinde insan faktörü minimuma indiği için kontrolleri son derece kolaydır, rasyonel ve dengeli ısıtma imkânı sağlamaktadır. Ayrıca doğalgaz cihazları çok fonksiyoneldir. Merkezi ısıtma sisteminde yakıt ekonomisini sağlamak için, tesisatınızda bir otomatik kontrol panelinin bulunması önerilmektedir. Doğal gazlı kazanlarda yer alan kontrol panelleri vasıtası ile iç ve dış ortam sıcaklığına göre ısıtma imkânı sağlanmaktadır. Doğal gazlı cihazlarda ısı geçişi oldukça hızlı olduğundan verimli ısıtma sağlayarak ekonomik kullanıma olanak sağlar. Ancak bu panel kömürlü merkezi sistemlere monte edilememektedir. Bu panel için gerekli olan sisteme konulacak ekipmanlar (üç veya dört yollu karışım vanası, şönt pompa, vb) ilgili kazan imalatçı ve/veya ithalatçı firmaların önerileri ve istekleri doğrultusunda kullanılmalıdır. Kömür veya fuel-oil ile ısıtılan binalarda yanma derecesi elle ayarlanmaya çalışılmaktadır. Ancak dış ısı değişikliklerinde kazanın alevini arttırmak veya azaltmak gerektiğinde geç ısınma sağlanmakta veya çok ısınma sağlanıp yakıt tüketimi arttırılmaktadır. 

Doğalgaza henüz geçmeyen apartmanlar genelde kömürlü ya da fuel-oilli kalorifer kazanları ile ısıtılmaktadir. Ekonomik, temiz ve kullanışlı olması açılarından bu kazanlarda doğalgaz yakılması çok daha avantajlıdır. Ortak bir kalorifer kazanı ile ısıtma yapıldığında daireler, sıcak su sayacı gibi ek ölçme cihazları kullanmak suretiyle kazanın girişine takılan sayaçta okunan gaz giderinden kendilerine düşen miktarı tam olarak pay edebilirler. Ancak, böyle bir ek masrafa girilmemesi halinde, kömür veya fueloil kullanmada olduğu gibi belli bir takım kıstaslar (metrekareye bölmek gibi) kullanılacaktır.

Doğalgazın radyatörlerde termostatlı vana kullanılması ile son derece kontrollü olarak yakılabilmesi sonucunda hem konfor hem de büyük miktarda yakıt tasarrufu sağlar.
Genellikle 8-10 veya daha fazla bağımsız bölüm içeren binalarda ilk yatırım maliyeti ve tesisatın işletme şartları açısından tavsiye edilir. 

Bilindiği üzere, Bireysel ısınma sisteminin maliyete, merkezi ısınma sistemini maliyetine göre yüksektir. Merkezi sistemin avantajlı olmasının nedeni kütlenin ısıtılıyor olmasıdır. Yani binanın her tarafı ısınıyor. Sadece altınız yada üstünüz değil. Çaprazınız da ısındığı için verimlilik artıyor. Bireyselde ise mekânı ısıtıyorsunuz. Bu durum verimliliği düşürmektedir. Sıcak su kullanımının mümkün olmadığı yönünde bir inanış vardır. Hermetik şofben aracılığıyla da sıcak su kullanılabilir. İyi bir kazan dairesi, bugün kombi fiyatlarıyla hemen hemen aynı rakamdadır. Bireysel sistem ise tüm teçhizatlarıyla ortalama 3.500-4.000 TL. ye mal oluyorsa, merkezi sistemde Daire başına bu rakam 1.000-1.250 TL. civarına gelmektedir. Bireysel ısıtma sisteminin tercih edilmesinin sebeplerinden biride insanların toplu yaşamayı bilmemeleri geliyor. Merkezi sistemde en önemli çekincesi de aidatların ödenmemesi konusundaki güvensizlikleri. İnsanımız kontrolün kendisinde olmasını tercih ediyor ve bağımlılığı istemiyor.
Basit bir örnek verirsek; ortalama 100 m² lik, 20 daireli bir binanın kazan ihtiyacı yaklaşık 250.000 kcal/h kapasitelidir. Bu kazanda günde ortalama 50 m³ doğalgaz harcanır. Ama 20 kombi takarsanız, 20.000 kcal/h kapasiteli olacaktır her biri ve toplamda 400.000 kcal/h eder. Her biri 3 m³ doğalgaz harcarsa toplamda 150 m³ eder. Bu hem kişinin hem de devletin cebinden çıkan bir maliyettir.

Piyasadaki doğal gazlı cihazlar arasında çok büyük bir fiyat farkı olmamasına karşın, kaliteler arasında büyük farklılıklar mevcut. Doğal gazlı cihaz alırken buna mutlaka dikkat edilmelidir. Ayrıca, tesisatın kalitesi çok önemli. Tesisatın iyi ya da kötü yapılması % 10-20 verim farkı oluşturabilir. Müşteri buna mutlaka dikkat etmelidir. Tesisatın kaliteli olması, verimliliği arttıracaktır. Bina yapısına göre tesisat ayarlanarak az veya çok yakıt yakacağınıza karar verirsiniz.

Tüm cihazların zamanı geldiğinde mutlaka bakımlarının yapılması gereklidir. Merkezi sistemde ise yoğuşma son derece fayda sağladığı gibi %30-40 civarındada tasarruf sağlıyor. Kazan içindeki suya yoğuşma yaptırdığınızda hem su soğumaz hem de yakıt tüketiminiz az olur ve verimi arttırmış olursunuz. Yoğuşmalı kazanlarda buharı yoğunlaştıran özel ısı eşanjörü ile yoğuşmadaki gizli ısı bacadan geri kazanıldığı için yoğuşmalı kombiler klasik kombilere göre daha verimlidir. Yoğuşmalı kazanlarda Baca gazı çıkış sıcaklığı 40-50°, geleneksel kazanlarda ise 140-160° dır. Baca gazı sıcaklığı yoğuşmalı kazanlarda düşük olduğu için; yanma esnasında ve kalorifer tesisatında oluşan ısı kayıpları daha düşüktür. 

7 Nisan 2013 Pazar

ısı pay ölçer nedir ? ne değildir ?



son bir yıldır özellikle merkezi sistem ile ısınan binalarda artık yılan hikayesine dönmüş , şikayet edenler ,memnun olanlar , çıkarcı satıcılar ve yanlış yönlendirmeleri ile güvensiz ortam oluşmuş ısı pay ölçerler hakkında derlenen soru cevapları bir kez daha yazmak ve paylaşmak adına aşağıda bir özet sunuyorum.

S-Isı par ölçer cihazı nedir? Asıl anlamıyla  Isı Maliyet Bölüştürücü nedir?
C- Payölçer merkezi ısınma sistemleri bulunan site ve apartmanların Yönetimlerince kullanılan PAYLAŞTIRMA metodudur. Diğer bir adı ile “Isı Pay Alma Cihazı” olarak adlandırılan cihazlar yardımı ile yakıt giderleri kullanım oranına göre ayarlanarak Yöneticilere paylaştırılır. Mikroişlemci, RAM, ROM, IR, Wireless, 2 adet sıcaklık sensörü ve Pil bulunan bir cihazdır. İçinde bulunan 2 adet sıcaklık algılayıcısından arkada bulunanı radyatör yüzeyini, diğeri ise ön taraftan oda sıcaklığını algılar. Firmadan firmaya değişmekle beraber,3-5-10 sn. gibi zaman aralıkları ile her iki sensörden algılanan ısı hafızaya kaydedilir. Neticede x-ekseni zaman, y-ekseni ısı farkı (ön-arka sensör farkı) olan bir grafik çıkar. Bu grafik fonksiyonunun belirlenen zaman aralığında integral alma işlemi microişlemcinin görevidir. Alınan integral k1,k2,...kn gibi parametreler ile çarpılarak bir değer elde edilir ve bunun hiçbir birimi yoktur. Oysa ısı sayaçları, elektrik sayaçlar vb. nin birimleri mevcuttur.

S- k1, k2,..kn ne demektir?
C-Bu değerler siz göremezsiniz,bilirkişi de göremez,doğru çalışıp çalışmadığını kontrol edemezsiniz. Bu değerlerden k1 radyatörlerin ısıl kapasitelerine göre belirlenen parametre (Bunun hangi değerde olması gerektiği bizim kanunlarımızla tanımlı değildir. Tamamen satıcı firma inisiyatifinde ve keyfi girilmektedir.) k2, oda hacmi (genelde dikkate dahi alınmaz, alınıp alınmayacağı tanımsızdır) k3, çatı-orta kat düzeltme katsayısı (tanımsız ve keyfi girilmektedir), k4, kuzey-güney cephe düzeltme katsayısı (tanımsızdır ve keyfi girilmektedir.)

S-Cihaz herhangi bir birimi yoksa enerjiyi nasıl ölçüyor?
C- Ölçmüyor. Cihazın çıkışı ALMANYA ve ismi HEIZKOSTENVERTEILER. Isı Maliyet Bölüştürücü…

S-Neden Pay Ölçer deniyor ?
C-Bu sistem uygulanacağı apartmanlarda tüm radyatörlere takılırsa birinin diğerinden az ya da çok ısı verdiğini algılıyor. Yani tüm radyatörlere takılmadan çalışmayacak bir sistem.
S-Paylaştırma nasıl yapılır?
C-Eski sisteme göre yakıt giderleri arsa payına göre alınıyordu.
S-Bir zorunluluk var mıdır?
C-Bu amaçla mevcut binalarda zorunluluk getirilmemiştir. Yeni yapılan merkezi sistemli binalarda kalorifer tesisatları bu cihazlar yerine ısı sayaçları yardımı ile gerçek bir ölçüm üzerinden çalışacak şekilde tasarlanmaktadır.

Merkezi sistemli binalarda ENERJİ BEDELİ çok yüksek değil ÇOK DÜŞÜKTÜR. Doğalgaz faturaları üzerinden inceleme yapılırsa (Yöneticilerin talepleri değil) ANKARA Eryaman ve Halkalı Toplu konutlarında yılda 6,3-7,1 TL/m2 yılda doğalgaz ödemeleri çıkmaktadır. Bu da tüm kış boyunca 100 m2 lik bir dairenin 630-710 TL ye ısındığını gösterir. (Kabaca 10 Adet Bütangazı tüp parası)
S-Isı pay ölçer ne kadar verimlilik sağlar?
C-Pay ölçer masrafına. Radyatör başı ortalama 45-55 Euro. 6 radyatör için 270-330 Euro üzerine okuma parası. Yani tüm kış boyunca ödenen doğalgaz parası kadar bir ödeme gerek. % 10 tasarruf (ki bu tasarruf termostatik vana sayesinde) gerçekleştiğinde 10 yılda amorti eder. On yıl sonra cihazların pili biteceğinden, yenilerini satın almak gerek. (Pil bittiğinde cihaz çöpe. Gerçi bazıları bizim cihazımızda pil değiştirilebilir demekte ise de kalibrasyon problemleri oluşacağından yenisi gerek)
S-Binaya Yalıtım yaptırma kararı almak için kaç oy gerekli?
C-Bugüne kadar binaya yalıtım yaptırmak için oybirliği gerekirken artık oyçokluğu ile karar alınabiliyor. Yani 10 daireli bir binada 6 kişinin “evet” demesi durumunda geriye kalan 4 kişi bu karara uymak zorunda. “Ben olumsuz oy verdim, gidere karışmam” ya da “benim bölümüme yalıtım yapmayın” deme şansı da kalmıyor.

S-Bina Yalıtımı içim gidere katılmayanlara nasıl yaptırım uygulanacak?
C-Üzerine düşen gidere katılmayanlar ise KMK’nın 20. maddesi gereğince yüzde 5 gecikme faizi talepli icra takibi ile karşı karşıya kalacak.
S-Yalıtım yapmak zorunlu mudur?
C-100 metrekareden küçük bireysel yapılar dışında kalan yapıların tamamı için de yalıtımın zorunlu hale geldi.
S-Enerji Kimlik Belgesi alma koşulu nedir?
C-Mantolama, bin metrekarenin üzerindeki binalarda Enerji Kimlik Belgesi  alınmasının zorunlu kılınmıştır.

S-Isı pay ölçer cihazı taktırmadaki amaç nedir?
C-Yeni merkezi sistem yapılan binalar tek merkezden dairelere giriş yapılarak hazırlandığından, ISI SAYACI uygulaması ile aynen elektrik, su, doğalgaz saatleri gibi sağlıklı bir yapıya kavuşmaktadır.
S-Isı pay ölçer ya da "PAY ALMA " cihazlarında yöneticiler lehine ilgili şirket müdahalede bulunabilir mi?
C-Firmalar elemanların  yöneticilere bu anlamda teklifler yaptığı, ihaleden vazgeçilmesi durumunda faydalar sağlanacağı, böyle tekliflerin yapıldığı forum sitelerindeki açıklamalarda görülüyor. Okuma paylarından muafiyet,cihazların az yazması,satış bedelinde belirli bir yüzdelik düşüşü gibi…
S-Isı pay ölçer cihazlarına dışarıdan bir müdahale olabilir mi?
C-Bu cihazların içine kimsenin bilemediği ve okuyamadığı bazı değerler girildiği, mahkemeye gidip Bilirkişi bile çağırılsa şifreli olduğu için bakmasının mümkün olmadığı söyleniyor.
S-Peki ısı pay ölçer takılmaz ise ne olur? Bir cezası var mı?
C- Cezayı genelde firmaların cihazlarını satmak için uydurdukları bir ikna yöntemidir. Sisteme göre Yönetim'e ceza yazılması mümkün değil.

S-Eski binaların kanun kapsamında olmadığı doğru mudur?
C-Evet,kanun eski binaları kapsam dışında bıraktığı doğrudur.
S-Bulunduğumuz daireye doğalgaz almak için sadece bizim başvurmamız yeterli mi yoksa apartman olarak mı başvurmak zorundayız?
C- Apartman kat malikleri kurulundan karar alındıktan sonra, bu karar ile birlikte yönetici (İstanbul ise) igdaş'a başvuracak. İgdaş web sitesinde bilgiler var.
S-Sadece bizim başvurmamız yeterli ise bu bize yaklaşık ne kadara mal olur?
C-Maliyet afakidir. Bina içinde boru uzunluğu, geçeceği yerler vs. Bu işi yapan firmalardan bir ya da birkaçı aranıp fiyat istenmelidir.
S-Apartmanca başvuracak olsak maliyet ne olur?
C-Sorunuzun cevabı İGDAŞ ve fiyat verecek şirkettedir.
S- Isı payölçer sistemlerinin termostatik vana ile birlikte kullanılması zorunlu mu?
C- Odaların otomatik olarak istenilen sıcaklıkta kalmasını sağlamak için termostatik vana kullanımı zorunludur. Termostatik vana, ortam istenilen sıcaklığa ulaştığında otomatik olarak devreye girer ve radyatördeki sıcak su akışını keser. Böylece aşırı ısınma ile enerji israfı önlenmiş ve Isıtma giderlerinde tasarruf yapılmış olur. Binanın konumu ve diğer özelliklerine bağlı olarak %40 lara varan oranlarda tasarruf sağlamak mümkündür. Örneğin: Sıcaklayınca camı açan bir daire sakini artık termostatik vanadan değeri düşürerek odanın istediği sıcaklıkta olmasını sağlar.
S-Kuzey cepheli daireler ile çatı katlarının durumu nedir?
C-Mevcut binalar projelendirilirken (vakti zamanında) Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ısı giderleri arsa payına göre alınacağından, çatı katlara zeminden fazla dilim, kuzey cephelere güney cephelerden fazla dilim öngörülmüş olup, bu cihazlar kullanılır ve daireler eşit olarak ısıtılmak istenir ise her zaman kuzey ve çatı-zemin daireler daha fazla yakıt parası ödemek zorunda kalırlar.

S- Bir daireye kaç tane takılır?
C- Eski yeni tip fark etmeksizin daire içinde bulunan her peteğe bir adet pay ölçer takılır.
S-Nasıl Çalışır?
C- Pay ölçer cihazı, peteğin ve odanın sıcaklığını ayrı ayrı ölçer. Aradaki ısı farkına göre tüketim hesaplar.
S- Ölçümler nasıl toplanır?
C- Her pay ölçer içinde bulunan bir radyo vericisi sayesinde, topladığı verileri gönderir.
S- Okuma yapmak için eve mi giriyorsunuz?
C-Hayır. Okuma yapmak için daire içerisine girilmiyor. Radyatörünüzdeki payölçerler veya ısı sayaçları, servis elemanımızın elindeki el bilgisayarına sinyallerini göndermeye ve kullanılan ısı miktarını bildirmeye başlıyorlar. Kısa bir sürede veri toplama işlemi tamamlanıyor ve alınan veriler işlenmek üzere merkeze bildiriliyor.
S- Isı payölçerin pil ömrü kaç sene?
C-Isı payölçer cihazların pil ömrü 10-12 yıl arasındadır.

S-İlgili yasanın uygulanması ne şekildedir?
C- GEÇİCİ MADDE6 – (1) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce mevcut olan binalar ile inşaatı devam edip henüz yapı kullanım izni alınmamış olan binalar için, bu Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren beş yıl süreyle uygulanmaz. (Mevcut binalar için)

S-Faydalananlar faydalanma oranına göre ödeme yapabilir mi ?
C-Hayır, Yapamaz ! Çünkü apartman ya da sitede mevcut tüm dairelerdeki radyatörlere takılmadan sistem çalıştırılamaz. Faydalanmak istemiyorum diyen olursa da, mecbursun demeye hiç kimsenin hakkı hukuku yoktur. Pay Ölçer bir şeyi ölçmez, sadece bölüştürme yapar. Gerçek adı Isı Maliyet Bölüştürücüsü'dür.
S-Peki 2012'den sonra 5 yıl sonra uygulanır mı ?
C-Şu an ki duruma göre yeni yasa çıkmaz ya da yasa değiştirilmez ise uygulanamaz.
Ayrıca Merkezi sistem konutlarda hangi odanın kaç derce ısıtılması gerektiği ve kaloriferlerin hangi sıcaklıklarda yakılması gerektiği yönetmeliklerle belirli olup keyfi değildir.

Ayrıca edinilmiş bir paylı mülkiyet söz konusudur. Apartman ya da siteden bir daire alan kişi paylı mülkiyette paydaş olur. Yani açıkçası böyle bir sistem olmaksızın satın alınmış daireler ve bu sisteme uygun olarak yapılmamış yapılar söz konusudur.

Biliyorsunuz ki Apartman ve Sitelerde oturanlar için Kat Mülkiyeti Kanunu, Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu başta olmak üzere kanunlar mevcuttur. Hukuken böyle bir zorunluluk olmuş olsa, açılan davalarda bu sistemin kullanılamayacağına dair karar nasıl çıkar ki ? Bir tek kişinin itirazı yeterli !

Medeni Kanun ilgili bölümü :

Madde 692.- Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.

Netice : Mevcut binalarda öncelikler Yönetim Planı değiştirilir ve apartmanda kat maliklerinin tamamı evet derse sorun yok. Lakin bir tek kişi hayır derse bu sistemin uygulanması mümkün değildir.

...Burada paylı malın tamamı üzerinden tasarruf işlemi yapılmaktadır.

S- Yakıt giderleri kat maliklerinden nasıl tahsil edilir?
C-Yönetim Planı ve Kat Mülkiyet Kanunu'na göre alınması gerekir.
S-Isı Pay Ölçer cihazı ekonomik midir?
C-Bu sistem evde uzun süreler olmayankişiler için ekonomi sağlayabilir.Mesela evde bir hafta yoksun, bütün petekleri kısar ekonomi yaparsın. Ancak sabah işte akşam evde isen petekleri kısmak gibi bir lüksün yok, hele de gündüz evde kalan biri varsa, asla petekleri kısamazsın. Tabii ki üzerine mont alıp, kalın pantolon giyip, ya da her birey üzerine battaniye alırsa o zaman kısık ayarda kullanılabilir ama, normal ev kıyafetleri ile oturmayı düşünüyorsanız, vanaları kısmamanız gerekiyor.