14 Mayıs 2013 Salı

9.3 milyar dolar havaya savruluyor


Sanayi devriminden beri fosil yakıt tüketiyoruz! Ormanları yok ettik. Şehirleşmenin katkısıyla atmosferde sera gazı biriktikçe birikiyor. Birtakım yeni riskleri açığa çıkarıyor. Hafta sonu ABD ve Kanada‘yı buz bastı. Küresel ısınmayla birlikte çevre sorunları da ağırlaşıyor. Dünya nüfusu 7 milyar. Büyümek isteyen ülkeler enerjiye saldırıyor. Petrol ve gazda dışa bağımlıyız. Her yıl bütçeden ayırdığımız pay artıyor. Bu da cari açığı tetikliyor. İthal ettiğimiz enerjiyi verimli kullanmalı, tasarruf etmeli, geleceği tüketmemeliyiz.
Sorumlu vatandaş ne yapabilir? Doğalgaz faturasının gelmediği, soba yakılmayan, ısınmada ampulün yeterli olduğu, klima kullanılmayan bir evde oturma şansı var mı?
***Makro akıl devreye girmeden mikro çözüm üretilmiyor.
Almanya, 1988′de işi çözdü. İki profesör, Bo Adamson ve Wolfgang Feist, ısıtma ve soğutmada yüzde 90 daha az enerji kullanılan pasif ev sistemini kurdu. En düşük yatırım maliyetiyle en yüksek konfor sağlanıyor. Metrekare başına yılda sadece 15 kw/h enerji harcanıyor, ortalama 3 ton da daha az karbondioksit salınıyor.
İşin sırrı düşük enerji tüketimi için binanın dış cephesine iyi bir ısı yalıtım sistemiuygulanması.
Konutlarımızda ip gibi ince ısı yalıtımı kullanılıyor, pasif evde ise kalınlık 16 cm.
AB, eski evleri bu standartla elden geçiriyor. 2019′dan itibaren tüm binaları pasif ev standardıyla yapacak. Kamu binalarına da tükettiği kadar enerji üretme zorunluluğu getiriyor.
***Peki, her yere gökdelen diken, rezidans furyası estiren, AVM yarışını sürdüren,19 milyon konutu olan Türkiye ne yapıyor?
Maalesef konut karnemiz kırık.
Konutta pasif en üst, A iyi, F ve G ise en kötü demek. Türk halkı F tipi cezaevi gibi“F ve G” tipi konutlarda yaşıyor. Konutların yüzde 85‘i yalıtımsız. Binaları ısıtmak ve soğutmak için yüzde 50 daha fazla enerji tüketiyoruz. İthal ettiğimiz enerjininyüzde 34‘ünü konutlarda tüketiyoruz. Yalıtımsızlık yüzünden 18,5 milyar doların yarısı olan 9,3 milyar doları havaya savuruyoruz. Başbakan Erdoğan, ekmek israfını önleme kampanyası gibi bu defada enerji israfını önleme kampanyasınaöncülük etmeli. Kentsel dönüşüme tasarruflu bina, cari açığın panzehiri olmaz mı? Ne yazık ki biz yalıtım eksikliği sorununu çözemedik ama Avrupa hiç enerji harcamayan, çevreci binaları inşa ediyor.
Ders alalım ders.
Zengin olan hangimiz?

(Meliha Okur / Sabah)

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Isı Pay Ölçer Hakkında


1-) Şehir içinde averaj bir evde (Pay Ölçer Takılmamış) ölçümlenen SAR değeri 0,0014 W/Kg. Buna neden olan etkenler FM radyo yayını, bölgedeki wireless modemler, binadaki floresan ışıklar, televizyonlar ve bilgisayar ekranları.
2-) Bir cep telefonun tek başına yaydığı SAR değeri: 1 ila 2 W/Kg.
3-)Radyo frekansları ile çalışan cihazlar için AB normlarına göre belirlenmiş maksimum SAR değeri limiti 4 W/Kg.
4-) 1 Pay ölçer cihazının yaymış olduğu SAR değeri 0.000028 W/Kg.
5-)71.428 adet Pay Ölçer cihazını yanyana koyarsanız 1 saatte yaymış olduğu SAR değeri 1 adet cep telefonunun 1 sattte yaymış olduğu SAR değeri ile aynı.
6-)1 Adet floresan ampülün yaymış olduğu SAR değeri 0.00072. Yani 25 adet pay ölçer cihazının 1 saatte yaymış olduğu SAR değeri, 1 floresan ampül'ün 1 saatte yaymış olduğu değer ile aynı.
Daire sahibimizin de çalıştığı ve konu hakkında yukarıdaki bilgileri veren resmi merci ile ilgili iletişim bilgilerini aşağıda bulabilirsiniz.

7-) ısı pay ölçer cihazların tüketim değerleri enerji birimi değil " ısı pay ölçer birimi" olarak adlandırılan deneysel birimdir.

8-) Isı pay ölçer cihazları radyatörün enden %50 ortası boydan üstten %25 oranında aşağıdan monte edilir.

9-) Isı pay ölçer cihazları yeni nesil cihazlar uyandırıldığı zaman hemen eski model cihazlar ise ayda 4 kez sinyal vermeye ayarlıdır.Her sinyal 10-15 sn arası sürer.

10-) Isı pay ölçer cihazlarında lityum pil bulunur ve bu pil 10+1 yıl ömre sahiptir.Bunun sonunda pil 15 USD bedel ile değiştirilebilir ve kullanılmaya devam eder.

11-) Isı pay ölçerler montajı yapıldıktan sonra mutlaka ilgili firmadan montaj kartını isteyin.Bu sayede radyatör verilerinizi doğru alınıp alınmadığını öğrenebilirsiniz.Bunu firma vermek zorundadır.

12-)Pay ölçer sisteminde ısı kayıpları ve ortak alanların ısıtılması gibi faktörler göz önüne alınarak toplam kazan faturasının %30 luk kısmı tüm dairelere metrekareye göre eşit olarak paylaştırılmaktadır. Ayrıca %30 luk kısım binanın cephe ve kat farklarından dolayı olan kayıpları binanın tamamına yedirerek adaletli ödemeye de olanak sağlayacaktır.

13-) Isı pay ölçer taktırmak sadece kendi başına çözüm değildir. Mutlaka radyatörlere Termostatik Radyatör Vanası takılması gerekli.Esas tasarruf sağlayan Termostatik Radyatör vanalarıdır.

14-) Radyatörlerin geri dönüş vanaları aktif ise mutlaka bu vanaları iptal ettirin.Aksi takdirde daire sahipleri radyatörleri tamamen kapayıp binanın soğumasına sebep olabilir.
15-) ısı pay ölçerlerde iki adet sensör olması gereklidir.Bir adet oda sensörü bir adet radyatör sensörü.
16-) ısı pay ölçer radyatöre takıldıtan sonra ısı pay ölçerin önüne bir karış mesafeden daha yakın koltuk,dolap,gibi ısı köprüsü oluşturacak engeller koymayın.Bu ısı pay ölçeri manipulasyon moduna alacaktır ve tek sensörlü saymasına sebep olup yüksek tüketim yansıtılacaktır.
17-) Bir binada ısı pay ölçer sistemine geçilmesi için tüm dairelere ısı pay ölçer cihazı takılması gerekli.


10 Mayıs 2013 Cuma

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bütçesinin 22,5 katı enerjiyi israf ediyoruz!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bütçesinin 22,5 katı enerjiyi israf ediyoruz!
Ülke ekonomisinin 2013 yılı bütçe planı, ısı yalıtımı olmayan binalar yüzünden boşa harcadığımız 13,5 milyar TL’yi havaya savuracak kadar zengin bir ülke olmadığımızı gösteriyor 
Bakanlıkların 2013 yılı bütçeleri açıklandı. Ülke ekonomisinin 2013 yılı bütçe planı, ısı yalıtımı olmayan binalar yüzünden boşa harcadığımız 13,5 milyar TL'yi havaya savuracak kadar zengin bir ülke olmadığımızı gösteriyor. Bütçeden en yüksek payı alan 6 bakanlığın toplam bütçesi bile ısı yalıtımsızlığı nedeniyle oluşan yıllık enerji israfımızın bedelinin altında kalıyor. XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği, binalara ısı yalıtımı yaptırarak elde edilecek tasarrufla ülkemizin öncelikli ihtiyaçları için kaynak ayrılabileceğine dikkat çekiyor.
 
Isı yalıtımı, binalarda ömür boyu enerji tasarrufu sağlarken bir yandan ülke ekonomisine diğer taraftan da çevreye katkıda bulunuyor. Buna karşılık Türkiye'deki konutların yüzde 85'inde ısı yalıtımı yok. Isı yalıtımsız binalar yüzündenher yıl 13,5 milyar TL'yi boşa harcıyoruz. Oysa bu rakamla ülke ekonomisine katkı sağlayacak pek çok şey yapmak mümkün. 2013 yılı bakanlık bütçelerine bakıldığında bu durum çok daha iyi görülüyor. Bakanlıkların bütçesi ısı yalıtımsızlığın bedeline yaklaşamıyor. 2013 yılında bütçeden en fazla pay alan 6 bakanlığın bütçelerini topladığınızda bile ısı yalıtımı olmayan binaların havaya savurduğu enerji bedelinin altında kalıyor. İsraf edilen enerjinin faturası Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın bir yıllık bütçesinin ise tam 22,5 katı.
 
Bakanlıkların 2013 yılı bütçeleriyle ısı yalıtımsız binalar nedeniyle boşa harcanan paraların kıyaslaması yapıldığında; İçişleri Bakanlığı'nın 2 milyar 888 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 5 katı, Sağlık Bakanlığı'nın 2 milyar 490 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 5,5 katı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın1 milyar 880 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 7 katı, Ekonomi Bakanlığı'nın 1 milyar 388 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 10 katı ve Avrupa Birliği Bakanlığı'nın 213 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 63 katı olduğu görülüyor. Listeyi artırmak mümkün çünkü enerji israfının bedeli tüm bakanlıkların bütçesinden çok daha fazla.
 
XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Yörük, ısı yalıtımsız binalar nedeniyle boşa tüketilen enerjinin ülke ekonomisini uğrattığı zararı göstermek için bakanlık bütçeleriyle böyle bir kıyaslama yaptıklarını söyledi. Ertuğrul Yörük: “Isı yalıtımı enerji tasarrufunda son derece önemli bir konu. Ülkemizde bu alandaki bilinç henüz yavaş yavaş gelişmeye başladığı için eskiden yapılmış, mevcut konutların birçoğunda ısı yalıtımı yok. Bu nedenle her yıl 13,5 milyar TL'yi boşa harcıyoruz. Bu bedel hepimizin cebinden çıkıyor. Isı yalıtımsız binalarda oturanlar elektrik ve doğalgaz faturalarına tam 2 katı para öderken, günün sonunda tüketilen fazla enerji çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğinden çaldığımız enerji. Yani bizim, ülkemizin ve dünyanın enerji kaynaklarını gereksiz yere tüketiyoruz. Isı yalıtımı yaptırarak binalarımızdan yani kendi cebimizden başlayarak ülke ekonomisi ve çevreye katkı sağlayabiliriz. Tasarruf edilen bu paralar da ülke ekonomisinin öncelikli konularında farklı bir alan için kaynak olabilir” diye konuştu.

Ülke ekonomisinin 2013 yılı bütçe planı, ısı yalıtımı olmayan binalar yüzünden boşa harcadığımız 13,5 milyar TL’yi havaya savuracak kadar zengin bir ülke olmadığımızı gösteriyor. 

Bakanlıkların 2013 yılı bütçeleri açıklandı. Ülke ekonomisinin 2013 yılı bütçe planı, ısı yalıtımı olmayan binalar yüzünden boşa harcadığımız 13,5 milyar TL'yi havaya savuracak kadar zengin bir ülke olmadığımızı gösteriyor. Bütçeden en yüksek payı alan 6 bakanlığın toplam bütçesi bile ısı yalıtımsızlığı nedeniyle oluşan yıllık enerji israfımızın bedelinin altında kalıyor. XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği, binalara ısı yalıtımı yaptırarak elde edilecek tasarrufla ülkemizin öncelikli ihtiyaçları için kaynak ayrılabileceğine dikkat çekiyor.
 
Isı yalıtımı, binalarda ömür boyu enerji tasarrufu sağlarken bir yandan ülke ekonomisine diğer taraftan da çevreye katkıda bulunuyor. Buna karşılık Türkiye'deki konutların yüzde 85'inde ısı yalıtımı yok. Isı yalıtımsız binalar yüzündenher yıl 13,5 milyar TL'yi boşa harcıyoruz. Oysa bu rakamla ülke ekonomisine katkı sağlayacak pek çok şey yapmak mümkün. 2013 yılı bakanlık bütçelerine bakıldığında bu durum çok daha iyi görülüyor. Bakanlıkların bütçesi ısı yalıtımsızlığın bedeline yaklaşamıyor. 2013 yılında bütçeden en fazla pay alan 6 bakanlığın bütçelerini topladığınızda bile ısı yalıtımı olmayan binaların havaya savurduğu enerji bedelinin altında kalıyor. İsraf edilen enerjinin faturası Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın bir yıllık bütçesinin ise tam 22,5 katı.
 
Bakanlıkların 2013 yılı bütçeleriyle ısı yalıtımsız binalar nedeniyle boşa harcanan paraların kıyaslaması yapıldığında; İçişleri Bakanlığı'nın 2 milyar 888 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 5 katı, Sağlık Bakanlığı'nın 2 milyar 490 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 5,5 katı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın1 milyar 880 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 7 katı, Ekonomi Bakanlığı'nın 1 milyar 388 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 10 katı ve Avrupa Birliği Bakanlığı'nın 213 milyon TL'lik bütçesinin yaklaşık 63 katı olduğu görülüyor. Listeyi artırmak mümkün çünkü enerji israfının bedeli tüm bakanlıkların bütçesinden çok daha fazla.
 
XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Yörük, ısı yalıtımsız binalar nedeniyle boşa tüketilen enerjinin ülke ekonomisini uğrattığı zararı göstermek için bakanlık bütçeleriyle böyle bir kıyaslama yaptıklarını söyledi. Ertuğrul Yörük: “Isı yalıtımı enerji tasarrufunda son derece önemli bir konu. Ülkemizde bu alandaki bilinç henüz yavaş yavaş gelişmeye başladığı için eskiden yapılmış, mevcut konutların birçoğunda ısı yalıtımı yok. Bu nedenle her yıl 13,5 milyar TL'yi boşa harcıyoruz. Bu bedel hepimizin cebinden çıkıyor. Isı yalıtımsız binalarda oturanlar elektrik ve doğalgaz faturalarına tam 2 katı para öderken, günün sonunda tüketilen fazla enerji çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğinden çaldığımız enerji. Yani bizim, ülkemizin ve dünyanın enerji kaynaklarını gereksiz yere tüketiyoruz. Isı yalıtımı yaptırarak binalarımızdan yani kendi cebimizden başlayarak ülke ekonomisi ve çevreye katkı sağlayabiliriz. Tasarruf edilen bu paralar da ülke ekonomisinin öncelikli konularında farklı bir alan için kaynak olabilir” diye konuştu.
 
Ertuğrul Yörük, ısı yalıtımının sanıldığı kadar pahalı bir uygulama olmadığını da sözlerine ekleyerek şunları söyledi: “Isı yalıtımının bir binanın toplam maliyeti içindeki payı yüzde 3–5 arasında değişiyor. Yalıtım sağladığı tasarrufla birkaç yıl içinde kendini amorti ediyor. Dünya standartlarında, CE belgeli ürünlerle yapılan ısı yalıtımı, binaların ortalama yüzde 50 daha az enerji tüketerek kışın ısınmasını yazın ise soğumasını sağlıyor.”
 
Ertuğrul Yörük, ısı yalıtımının sanıldığı kadar pahalı bir uygulama olmadığını da sözlerine ekleyerek şunları söyledi: “Isı yalıtımının bir binanın toplam maliyeti içindeki payı yüzde 3–5 arasında değişiyor. Yalıtım sağladığı tasarrufla birkaç yıl içinde kendini amorti ediyor. Dünya standartlarında, CE belgeli ürünlerle yapılan ısı yalıtımı, binaların ortalama yüzde 50 daha az enerji tüketerek kışın ısınmasını yazın ise soğumasını sağlıyor.”

7 Mayıs 2013 Salı

Pay Ölçer - Kalorimetre ( ısı Sayacı ) karşılaştırımlası

PAYÖLÇER:

ÖMRÜ: 10 YIL /20 YIL
PİL ÖMRÜ: 10 YIL+/- 2YIL
KULLANIM ALANI: ISI GİDERLERİ PAYLAŞIMI
ÖLÇÜM ORTAMI: KURU ÖLÇÜM
KALİBRASYON MECBURİYETİ: YOK
MONTAJ SORUNLARI: YOK
MONTAJ MALİYETİ: 1.50 EUR/ADET
TADİLAT: YOK
EK ÜRÜN MALİYETİ: YOK
- KABLOLAMA YOK
- KÜRESEL VANA YOK
- TESİSAT YIKAMA/ŞARTLANDIRMA YOK
- PİSLİK TUTUCU YOK
- TORTU TUTUCU YOK
- FREKANS INVERT. POMPA YOK
- KONVERTÖR YOK
- BİLGİSAYAR/LOKAL YAZILIM YOK
İŞLETİM MALİYETİ: YOK
ÖLÇÜM GÜVENİLİRLİĞİ: İYİ
VERİ AKTARIMI: 868 MHz. RF TEKNOLOJİSİ
VERİ SAKLAMA: LOKAL 18 AY
İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ: TELSİZ (RF)
OKUMA TEKNOLOJİSİ: RF, GPRS vs.
DÜNYADA YAYGINLIK ve KULLANIM ADEDİ: 200 MİLYON
ISI GİDER PAYLAŞIMINDA KULLANIM: YÜKSEK
BİNA TESİSATINA BAĞIMLILIK DERECESİ: MERKEZİ SİSTEM-DİKEY/YATAY A TİPİ/B TİPİ BİNA
FİYAT/PERFORMANS ORANI: KÜÇÜK=İYİ
CE MECBURİYETİ: VAR
MID MECBURİYETİ: YOK
ÖLÇÜM BİRİMİ: KONTÜR
GARANTİ BELGESİ: VAR
GARANTİ SÜRESİ: 2-5-10 YIL
OKUMA ve RAPORLAMA YAZILIMI: VAR
OKUMA ve RAPORLAMA HİZ.: SADECE YETKİLİ ŞİRKETLERCE VERİLEBİLİR
OKUMA ve RAPORLAMA YAZILIMI: YASAL KRİTERLERE UYGUN AVRUPA STANDT. YAZILIM KULLANILIR-ÖNÜNE GELEN OKUMA ve RAPORLAMA HİZMETİNİ VEREMEZ.
YETKİ BELGESİ MECBURİYETİ: VAR

KALORİMETRE:

ÖMRÜ: 6 YIL (KALİBRASYON MECBURİYETİ)
PİL DEĞİŞİMİ: 10 YIL+/-2 YIL
KULLANIM ALANI: BİNA OTOMASYONU/ISI YÖN.
ÖLÇÜM ORTAMI: ISLAK ÖLÇÜM
KALİBRASYON MECBURİYETİ: VAR
MONTAJ SORUNLARI: VAR
MONTAJ MALİYETİ: 30-90 EUR/ADET
TADİLAT: VAR
EK ÜRÜN MALİYETİ: VAR
- KABLOLAMA VAR
- KÜRESEL VANA VAR
- TESİSAT YIKAMA/ŞARTLANDIRMA ŞART
- PİSLİK TUTUCU VAR
- TORTU TUTUCU VAR
- FREKANS INVERT. POMPA VAR
- KONVERTÖR VAR
- BİLGİSAYAR/LOKAL YAZILIM VAR
İŞLETİM MALİYETİ: VAR
ÖLÇÜM GÜVENİLİRLİĞİ: KALİBRASYON
VERİ AKTARIMI: M-BUS veya RF TEKNOLOJİSİ
VERİ SAKLAMA: LOKAL 18 AY
İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ: KABLOLU M-BUS veya RF
OKUMA TEKNOLOJİSİ: KABLO veya TELSİZ
DÜNYADA YAYGINLIK ve KULLANIM ADEDİ: 60 MİLYON
ISI GİDER PAYLAŞIMINDA KULLANIM: DÜŞÜK
BİNA TESİSATINA BAĞIMLILIK DERECESİ: MERKEZİ SİSTEM- SADECE YATAY ve YERDEN ISITMA
FİYAT/PERFORMANS ORANI: BÜYÜK=KÖTÜ
CE MECBURİYETİ: VAR
MID MECBURİYETİ: YOK
ÖLÇÜM BİRİMİ: KONTÜR
GARANTİ BELGESİ: VAR
GARANTİ SÜRESİ: 2-5-10 YIL
OKUMA ve RAPORLAMA YAZILIMI: VAR
OKUMA ve RAPORLAMA YAZILIMI: YASAL KRİTERLERE UYGUN OLMAYAN YEREL ÖZEL YAZILIMLAR
OKUMA ve RAPORLAMA HİZ.: YETKİSİZ ÖNÜNE GELEN OKUYABİLİR, ÖNÜNE GELEN İSTEDİĞİ ŞEKİLDE RAPORLAYABİLİR
YETKİ BELGESİ MECBURİYETİ: VAR/YOK









3 bankaya 201 milyon dolar enerji verimliliği kredisi



Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, KOBİ Enerji Verimliliği Projesi kapsamında Dünya Bankası'ndan Hazine geri ödeme garantisi altında Halk Bankası, Vakıflar Bankası ve Ziraat Bankası'na 67'şer milyon dolar olmak üzere toplam 201 milyon dolar kredi sağlandığı belirtildi. Söz konusu krediye ilişkin anlaşmaların bugün imzalandığı kaydedildi. Açıklamada, proje çerçevesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile aracı bankalar tarafından KOBİ'lere enerji verimliliği yatırımları hakkında teknik danışmanlık hizmeti verilmesi için Küresel Çevre Fonu'ndan 3,64 milyon dolar hibe sağlandığı da bildirildi.

4 Mayıs 2013 Cumartesi

TÜRKİYE ENERJİ VERİLERİ


BİRİNCİL ENERJİ ARZI (TÜKETİMİ)
2009 106.138 bin tep
2010 109.266 bin tep
2011 114.480 bin tep (Doğal Gaz %32, Kömür %29, Petrol %27,
Diğer
Yenilenebilir %5, Hidrolik %4, Odun+Çöp %3)
Dünya’nın birincil enerji tüketimi 2011 yılında 12,3 milyar tep’dir. Türkiye birincil enerji tüketiminde Dünya’da 23. sıradadır.

BİRİNCİL ENERJİ ÜRETİMİ
2009 30,2 milyon tep
2010 32,5 milyon tep
2011 32,2 milyon tep
Birincil enerji üretimi, tüketimin %28’ini karşılamaktadır. Enerjide dışa bağımlılık 1990’da %52, 2000 yılında %68 iken 2011 yılında %72 olmuştur. Enerjide dışa bağımlılık giderek artmaktadır.

ENERJİ KAYNAKLARI
                                                         Kaynak Rezerv                                2011 Yılı Üretimi
Bitümlü Kömür (Taşkömürü)              523 milyon ton                                      2,6 milyon ton
Linyit                                                 12,1 milyar ton                                      72,5 milyon ton
Ham Petrol                                        44,4 milyon ton                                      2,4 milyon ton
Doğal Gaz                                         7,1 milyar m3                                         0,8 milyar m3
Hidrolik                                             170.000 Gwh/Yıl                                  57.472 Gwh/Yıl
Rüzgar                                               48.000 MW                                          4.726 Gwh
Jeotermal (Potansiyel)                        600 MWe                                               699 Gwh
Güneş (tahmini potansiyel)                  380 Gwh                                                        -

Biyokütle, kaya gazı ve diğer enerji kaynakları konusunda çalışmalar tamamlanamamıştır



TÜRKİYE’NİN ENERJİ İTHALATI
2009 82 milyon tep
2010 87 milyon tep
2011 90 milyon tep (Taşkömürü %15, Petrol %36, Doğal Gaz %36, Diğer %13)

ENERJİ İTHALATI İÇİN YAPILAN ÖDEMELER
2009 29,9 milyar dolar (Toplam İthalat İçindeki Pay %21)
2010 38,5 milyar dolar (Toplam İthalat İçindeki Pay %21)
2011 54 milyar dolar (Toplam İthalat İçindeki Pay %23)

ENERJİ İTHALATININ YAKIT TÜRLERİ VE BEDELİ
                                   2009 Yılı                            2010 Yılı                                2011 Yılı
Kömür                        13,5 milyar $                    17,0 milyar $                            19,6 milyar $
Petrol&Doğal Gaz       16,4 milyar $                    21,5 milyar $                            34,4 milyar $

ELEKTRİK ÜRETİMİ, KURULU GÜÇ, PUANT GÜÇ VE ARTIŞLARI
           Kurulu Güç (MW)   Artış (%)   Puant Güç Talebi (MW)   Artış (%)   Üretim (Gwh)   Artış (%)
2009     44.761                   7,0               29.870                           -2,1            194.079           -2,0
2010    49.524                   10,6              33.392                            11,8           210.434            8,8
2011    53.211                    7,4               36.122                             8,2            229.319             9

DÜNYA ENERJİ KONSEYİ TÜRK MİLLİ KOMİTESİ HAKKINDA (DEK-TMK)

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi 25.08.1949 gün ve 3/9805 Sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile merkezi Londra’da bulunan Dünya Enerji Konferansı’nın Türk Milli Komitesi
olarak kurulmuştur.
Ticari amacı olmayan ve hükümetler dışı uluslararası bir organizasyon olan Dünya Enerji
Konferansı 1923 yılında Londra’da Dünya Güç Konferansı olarak kurulmuştur.
Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Derneği “Demokrasi ve insan hakları evrensel
ilkelerine bağlı; girişim ve düşünce özgürlüklerine saygılı, Atatürk’ün çağdaş uygarlık
hedefi ve ilkeleri doğrultusunda demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin güçlenmesine
katkıda bulunan, ulusal ve uluslararası boyutta enerjinin erişebilirliği, sağlanabilirliği ve
kabul edilebilirliği ilkeleri doğrultusunda, sürdürülebilir, ekonomik ve sosyal kalkınmayı
teşvik eden, ülkemizde enerji tüketiminin ekonomik büyüme ile ilişkilerini göz önünde
bulundurarak enerji kaynakları potansiyeli, enerjinin zamanında, güvenilir, çevre ile
uyumlu, verimli ve ekonomik şartlarda üretimi, çevrimi, iletimi, dağıtımı, ticareti ve kullanımı
konularında teknik, ekonomik, bilimsel ve sosyal nitelikli çalışmalar yapan, çalışma
sonuçlarını, görüş ve önerilerini Dernek üyelerine, ilgililere ve kamuoyuna sunmak, tüm
faaliyetlerini tarafsız, bağımsız, bilimsel nitelikte ve ülkemiz çıkarları doğrultusunda
gerçekleştirmek amacını güden bir sivil toplum kuruluşudur (WORLD ENERGY COUNCIL)

29 Nisan 2013 Pazartesi

Enerji Verimliliği İçin Devlet Teşviki

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin düzenlediği Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nin açılışına katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kentsel dönüşümün afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamıyla bütünleştirerek yaygınlaşacağını, dönüşümde ‘çevre dostu’ olmasına önem verileceğini açıkladı. Bayraktar, yeşil binaların yaygınlaşması açısından binaların yapımı ve doğa dostu malzemelerin üretilmesi konusunda vergi ve kredi yönünden teşviklerin verileceğini de söyledi.

Kentsel dönüşüm yaygınlaşacak

Türkiye’de bulunan yaklaşık 19 milyon konut stokunun 14 milyonunun enerjiyi savuran, depreme dayanıklılık bakımından istedikleri ölçüde dizayn edilmediğini belirten Bayraktar, “Fakat 1999’dan itibaren adım adım yönetmeliklerle, tüzüklerle, yeni teknolojilerle yapım usullerini geliştiriyoruz. Çok net ifade ediyorum, dünyanın en ileri ülkelerinde üretilen çevre dostu inşaat malzemeleri Türkiye’de de üretiliyor. Şu anda her bakımdan dünyada ilk 5’in içerisindeyiz” diye konuştu. Hükümetin planlı kentleşme ve konut üretimi programı kapsamında TOKİ’nin bir taraftan konut ürettiğini bir diğer taraftan da şu anda Türkiye’nin 170 noktasında kentsel dönüşüm yaptığını belirten Bayraktar, kentsel dönüşümü afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamıyla bütünleştirerek Türkiye’de daha da yaygınlaştıracaklarını vurguladı.
Belediyelerle başlayacak
Bayraktar, bugüne kadar Türkiye’nin bir çok yerinde Erzincan’da, Kars’ta, Ankara’da, İstanbul’da Küçükçemece’de, Diyarbakır’da ve İzmir’de kentsel dönüşümler yaptıklarını belirterek, şunları söyledi: “Şimdi tüm Türkiye’de yoğun nüfus olan yerden başlamak üzere ve deprem aksı üzerinden başlamak üzere, Marmara Bölgesi’nden başlamak üzere doğuya doğru önemli olan vilayetlerimizde becerisi olan belediye başkanlarımızla beraber hareket etmek üzere afet riski altındaki alanların dönüştürülmesini başlatacağız.”

Yeşil binalar olacak

Başlayacak olan dönüşümün yalnızca afet riski altındaki binaların dönüştürülmesi olmadığını kaydeden Bayraktar, bundan sonra çevre dostu, yeşil, enerjiyi savurmayan, tasarruf eden binalar yapılacağını, bunun ikinci adımı olarak fosil kaynaklı enerji yerine dönüşebilir, çevre dostu enerjilerden yararlanılacağını söyledi. Bayraktar, yeşil binaların Türkiye’de artırılması için hükümetin kolaylığının olup olmayacağının sorulması üzerine de “Tabi bunların arkasından teşvikler de gelecek. Yeşil binaların yapımı için, doğa dostu malzemenin üretilmesi noktasında arkasından teşvikler de gelecek. Hem vergi yönünden, hem kredi yönünden, diğer yönlerden bir takım kolaylıklar, bir takım teşvikler de etap etap getiriyoruz” diye konuştu.

TOKİ, 26 milyar dolar yatırım yaptı

TOKİ Başkanı Ahmet Haluk Karabel, konut yapımcılarını teşvik edip Türkiye’de sertifikalı yeşil bina sayısının artmasını hedeflediklerini söyledi. TOKİ’nin yaptığı konutların yüzde 84’ünün sosyal konut olduğunu, yüzde 16’sının da gelir getirici projeler olduğunu kaydeden Karabel, TOKİ’nin 528 bin konut rakamına ulaştığını, son 9 yılda TOKİ’nin yatırım miktarının 26 milyar dolar olduğunu söyledi.

İyi yalıtım yüzde 50 tasarruf sağlar

KARBON salınımının, sera etkisinin azaltılmasının önemine işaret eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bizim ülkemizde binalar yüzde 38-40 enerjiyi emiyor. Türkiye’nin enerjiye ödediği para 55 milyar dolar. Daha iyi yalıtımla yüzde 50’ye varan enerji tasarrufu sağlayabiliriz.”

Vahşi kapitalizm tahribata yol açıyor

SERMAYE Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’ne katılma nedenini, “çevreyi mahvedenlerin sermaye bulmalarına yardımcı olan bir kuruluşun başkanı olmam nedeniyle duyduğum sorumluluk” diye açıkladı. “Kaba tabirle vahşi kapitalizmin yol açtığı tahribat, artık döndürülemez hale geliyor ama döndürmeye mecburuz” diyen Akgiray, yeşil binaların yeşil olmayanlardan daha değerli olması gerektiğini söyledi. O değeri ortaya koyacak olanın da sermaye piyasalarında fiyatlama mekanizmaları olduğunu ifade eden Akgiray, “Yeşil bina ‘değerleme’ yapmayı düşünüyoruz. Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı’na bir ek getirip iki seviyeli değerleme sertifikası verme mantığını getirmek istiyoruz” dedi.