9 Ocak 2014 Perşembe

Merkezi Isıtma Sistemlerinde Isı Kontrol Cihazlarının Kullanımı

MERKEZİ ISITMA SİSTEMLİ BİNALARDA
ISI KONTROL CİHAZLARININ KULLANIMI

Merkezi ısıtma sistemli binalarda ısıtma giderlerinin ısı veya sıcaklık kontrol cihazları ile ısınma maliyetlerinin ısı kullanım miktarına bağlı olarak paylaşımının sağlanması 2 Mayıs 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ile zorunlu hale getirilmiştir. Kanun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olan binalara 5 yıllık geçiş süreci verilmiş ve bu süre 2 Mayıs 2012’de sona ermiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 42 nci maddesinde değişiklik yapılarak ısınma giderlerinin paylaştırılmasının 14.04.2008 tarih ve 26847 sayılı “Merkezi Isıtma ve Sıhhi Sıcak Su Sistemlerinde Isınma ve Sıhhi Sıcak Su Giderlerinin Paylaştırılmasına İlişkin Yönetmelik” esaslarına göre yapılacağı hükmü getirilmiştir.
Buna göre merkezi ısıtma sistemli binalarda yakıt giderlerinin arsa payına göre değil Yönetmelikte belirtilen formulasyona göre belirlenmesi gerekmektedir. Merkezi sistemli binalarda verimliliğin sağlanması
Merkezi sistemle ısıtılan binalarda ‘Isı Kontrol ve Ölçüm Ekipmanları’’nın kullanımı ile her bağımsız bölüm; 
 daha kontrollü ısı ve sıcak su tüketecek 
 kullandığı kadar enerji ücreti ödeyecek 
 
Yapılan uygulamalarda binalarda bulunan merkezi ısıtma ve sıcak su sistemlerinde enerji kullanma veriminin %20 iyileştirilebileceği tespit edilmiştir. 
 
Merkezi sistemle ısıtılan ve birden fazla bağımsız bölüme sahip tüm binalarda ölçüm ekipmanlarının kullanılması yasal zorunluluk olup kat maliklerinin, bina yönetimlerinin aksi yönde tasarrufta bulunmaları mümkün değildir. Oy birliği, oy çokluğu ile karar alarak ısıtma gider paylaşımına ilişkin ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri dışında bir uygulama yapılamaz. Ayrıca yönetmelik hükümlerine göre bina yöneticisi, ısı ve sıhhî sıcak su giderlerinin tüketim ölçümlerini yaparak yönetmeliğe uygun olarak bağımsız bölüm kullanıcılarına paylaştırılmasını sağlamakla yükümlüdür. 
Merkezi sistemli binalarda yönetimler, ölçüm ve gider paylaşım belgesi düzenleme işlemini ya kendi yapabilir ya da Bakanlıktan yetki almış “Yetkilendirilmiş Ölçüm Şirketine” yaptırabilir. 
Ölçüm ve paylaşım işinin yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerince yaptırılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak, yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerinin yetkilendirilmesi aşamasında bir çok kriterin göz önüne alınması sebebiyle uygulama safhasında sıkıntıya düşülmemesi için eğer ölçüm ve paylaşım işi bina yönetimlerinin kendi imkanıyla yapamayacaklarına karar vermişlerse bu şirketlerden hizmet satın alabilirler. 
Yetkilendirilmiş ölçüm şirketlerin listesi www.bep.gov.tr adresinden edinilebilir. 
 
Yönetmelik ve Kanun Nasıl Uygulanacak: 
Isıtma ve sıhhî sıcak su tüketimlerini ölçmek için bağımsız bölümlerdeki mahallerde ısı 
kontrol ve ölçüm ekipmanlarının kullanılması gerekmektedir. 
 
‘Isı Kontrol ve Ölçüm Ekipmanları’ndan kasıt; her bir radyatör üzerine yerleştirilecek ve radyatörün sıcaklığını ayarlayacak termostatik vana ile ölçüm okuma ve faturalandırma işlemi için kullanılacak ısı ölçer (pay ölçer) veya ısı sayacı (kalorimetre)’dır. 

Termostatik Vana: 
 
Radyatör üzerinde sıcaklığı ayarlanarak sıcaklık seviyesi sabitlenebilir. Termostatın içindeki sıvı dolgu sıcaklığa hassas olduğundan vananın açılıp kapanmasını sağlar. 

Isı Pay Ölçer: 
 
Merkezi sistem ile ısıtılan konutlarda her radyatöre monte edilerek bireysel bazda tüketim değerlerini kaydeder, bağımsız bölümlerin gerçek tüketim değerlerine göre gider paylaşımı yapılabilmesini sağlar. 

Isı sayacı (kalorimetre): 
 
Radyatör suyunun bağımsız bölümlere tek bir kolondan gönderildiği yapılarda kullanılır. Üzerine yerleştirildiği ısıtma hattından geçen ısı enerjisi miktarını debi ve sıcaklık farkına göre ölçer. Her türlü montaj çapına ve şekline uygun şekilde üretimleri vardır. Kartlı ve faturalı tipleri bulunmaktadır. Faturalı sayaçlar Radyo-Frekans (RF) sistemiyle uzaktan okumaya ve otomasyona elverişlidir.

 Bina yöneticisi veya bina yönetim kurulu, ısı ve sıhhî sıcak su giderlerinin tüketim 
ölçümlerini yaparak Yönetmelikteki hesap yöntemine göre bağımsız bölüm kullanıcılarına 
paylaştırılmasını sağlar. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yetkilendirilmiş 
ölçüm şirketlerinden hizmet satın alınabilir. 
 Türkiye genelinde Bakanlıkça 60 firmaya Yetkilendirilmiş Ölçüm Şirketi belgesi 
verilmiştir. 
 Merkezî sistemlerle ısıtma yapılan bağımsız bölümlerdeki mahal sıcaklıkları, en az 15 °C 
olacak şekilde ayarlanır. 
 Arıza ve bakım halleri hariç olmak üzere bağımsız bölüm kullanıcıları ölçüm 
ekipmanlarına müdahale edemez. Termostatik vanaları 15°C sıcaklığın altına düşüremez. 
 Merkezî ısıtma sistemlerinde toplam ısıtma giderlerinin % 70’i bağımsız bölümlerin 
ölçülen ısı tüketimlerine göre paylaştırılır. Kalan % 30’u ise ortak kullanım mahalleri, 
sistem kayıpları, asgari ısınma ve işletme giderlerinden kaynaklı ısı giderleri olarak 
bağımsız bölümlerin kullanım alanlarına göre paylaştırılır. 
 Merdiven sahanlığı, giriş holü, ısıtma merkezleri ve benzeri ortak kullanım mahallerinde, 
tüketim ölçülmez. 
 Kullanıma bağlı ısı veya sıhhî sıcak su tüketimi çok olan yüzme havuzu, sauna, kapıcı 
dairesi ve benzeri mahaller için ise tüketimin ölçülmesi mecburidir. 


20 Kasım 2013 Çarşamba

Doğalgaz faturasını kabartan 7 neden

1-Usulsüz Kullanım Ücretine Dikkat: Resmi olmayan bir şekilde doğalgaz kullanılırsa, onay olmadan doğalgaz sayacı ya da tesisatı değiştirilirse, sözleşmede kullanıcının adı olmadığı halde doğalgaz kullanırsa ve kapatılan sayacı kullanıcı açarsa ceza uygulanıyor. “3 ay önce yerleşmiş olduğum daireme 2 ay fatura gelmeyince, geçen ay doğalgaz dağıtım firmasına giderek durumu anlattım. Sayacın müteahhit firma üzerine kayıtlı olduğunu ve üzerime almam gerektiğini söylediler. Ben de gerekenleri yaptım. Fakat bu ay ilk defa gelen doğalgaz faturamda, 70 TL güvence bedelinden hariç, 63 TL ‘usulsüz kullanım bedeli’ diye bir ücretin faturalandırıldığını gördüm. Doğalgazı usulsüz kullanmak gibi bir şey yapmadım. Mağduriyetimin giderilmesini arz ediyorum.”

2- Tesisat Kontrol Bedeli Faturaları Kabarttı: 21 TL’den başlayan bu bedel tüketicilerin gözünden kaçmadı. Birçok tüketici hem bu ücreti hem de bu bedele uygulanan KDV’yi şikayet etti. “Evime doğalgaz sözleşmesi yaptırdım. Doğalgaz kullanım sözleşmesinde belirtilmeyen ve daha sonra faturama yansıyan 21 TL + KDV tutarındaki ‘Tesisat Kontrol Bedeli 'nin neden yansıtıldığını yetkililere sormak istiyorum. Az önce müşteri temsilcisine bu tutarın neden yansıtıldığını sorduğumda bu tutar sözleşmede belirtilmiştir cevabını alıyorum.”

3- Faturada Endeks Hatasına Dikkat Edin: Kullanmadığınız gazın parasını ödüyor olabilirsiniz. Doğalgaza abone olacaklar evde sizden önce doğalgaz tüketimi varsa endeksleri kontrol edin. “Bir önceki abonenin endeksi yeni aboneden tekrar tahsil ediliyor. Doğalgazın açılması için sözleşme imzaladım. Gaz açma sözleşmesinde endeks 1501 m3. Benden önce kullanıp da gazi kapattıran abonenin son endeks 1501 m3 iken dun sayaç okumaya gelen görevli ilk endeksi 1206 girerek ya da sistemden görerek bana 12 günlük sadece mutfakta kullanılan gaz için 295, 60 m3 kullanım ve 267, 10 TL fatura düzenlemiş. Firma kullanmadığım, benden önceki abonenin kullanıp da ödemesini yaparak kapattırdığı gazın ücretini bir de benden mi tahsil edecekti?”

4- “Abone Bedeli” Ne Ek Olarak“Güvence Bedeli: Abonelik sırasında alınan abone bağlantı bedeline bir başka ücret daha tahsil ediyor ki bu tüketicinin belini büküyor. “Doğalgaz aboneliğine giderken ‘Abone Bedeli’ni ödeyeceğimizi biliyorduk ama sözleşme esnasında bir de ‘Güvence Bedeli’nin tahsil edileceğini bilmiyorduk. 300-400 TL arasında değişen ücret EPDK tarafından her yıl yenileniyormuş. Abonelik bedeli, bir defaya mahsus olmak ve geri iade edilmemek üzere kdv dahil ; güvence bedeli ise sözleşme feshi halinde ilgili mevzuat çerçevesinde geri verilmek üzere kdv hariç tahsil ediliyor. Güvence bedeli abonelik sözleşmesi imzalanırken dayatılıyor. Ödemezseniz abone olamıyorsunuz.”

5- Faturalar Yanlış Okunan Sayaçlar Üzerinden Hesaplanıyor!: Doğalgaz faturanız birden bire normalin çok üzerinde gelmeye başladı ise bir hata var demektir. Abonelerin doğalgaz sayacı hatalı ve eksik okunduğu için abonelere büyük meblağlarda borç çıkartılıyor. “Doğalgaz faturam 593 TL gelince gözlerime inanamadım. Sayacı kontrol ettim ilk endeks (4040) son endeks (4561) olarak okunmuş şu anki endeks ise (4161) bu sayacı yanlış okuyan personelden şikayetçiyim.”

6-Sayacınızı Kontrol Ettirin Arızalı Olabilir!: Arızalı sayaçlar faturaların yüksek gelmesine neden oluyor. Hatta sayacınız kapalı iken bile size fatura yazılıyor olabilir. “Doğalgazı sadece duş için kullanıyorum. Kombim arıza yapınca yeni kombi taktırdım. Normalde 15-20 TL gelen faturam yeni kombi taktırdıktan sonra 40-60 TL gelmeye başladı. Akabinde kombimi takan firmayı aradım gelip kontrol ettiler. Hem mutfak hem de kombi vanasını kapatarak kontrol ettiler ve vanalar kapalı iken saatin kendi kendine çalıştığı ortaya çıktı. Sayacı ana vanasından da kapatınca sayaç çalışmayı durdurdu.”

7- İki Kere Kesilen Faturalara Dikkat!: Fatura ödemeleri için otomatik ödeme talimatı verenler hesabınızdan tahsil edilen ücreti kontrol edin. “Aralık'ta doğalgaz ödemesi için otomatik ödeme talimatı verdim. Aralık fatura bedelim olan 112.82 TL'yi iki kere bankamdan tahsil edilmiş. Bana fazladan kesilen tutarın gelecek ay faturamdan kesileceği belirtildi. Ben de böyle bir şeyi istemediğimi, fazladan alınan tutarın geri ödenmesini istedim. Kafalarına göre banka hesabımdan fazla tahsilat yapabiliyorlarsa bankama nasıl geri ödeme yapamıyorlar anlamıyorum.”

12 Kasım 2013 Salı

Enerji Borsası’nın merkezi Ankara olacak mı ??

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından hazırlanan, eylüle kadar kurulması gereken “Enerji Borsası” olarak da anılan Enerji Piyasaları İşletim AŞ’nin ana sözleşme taslağına göre, borsanın merkezi Ankara olacak...

Enerji Borsası'nın merkezi Ankara olabilir Eneıji Bakanı Taner Yıldız, enerji borsasma ilişkin, merkezin Ankara'da olması yönünde görüş birliğine varıldığını ancak nihai kararın verilmediğini söyledi.
Enerji Borsası'nın merkezi Ankara olabilir Eneıji Bakanı Taner Yıldız, enerji borsasma ilişkin, merkezin Ankara'da olması yönünde görüş birliğine varıldığını ancak nihai kararın verilmediğini söyledi.
 'Enerji Borsası merkezinin Ankara'da olmasında görüş oluştu' Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Enerji Borsasfna ilişkin EPİAŞ'ın merkezinin Ankara'da olmasıyla alakalı önemli bir görüş oluştuğunu, ancak nihai kararın henüz verilmediğini söyledi. ANKARA-AA Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Enerji Borsası'na ilişkin "EPİAŞ'ın merkezinin Ankara'da olmasıyla alakalı önemli bir görüş oluştuğunu bildirdi.
Yıldız, "Nihai kararımızı vermiş değiliz, Ankara'da mı İstanbul'da mı kuralım diye" dedi. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) İcra Direktörü Maria Van Der Hoeven'ı bakanlıkta kabulü sırasında basm mensuplarının sorularını yanıtlayan Yıldız, EPİAŞ'ın kurulmasına ilişkin şunları söyledi: "EPİAŞ'ın merkezinin Ankara'da olmasıyla alakalı önemli bir görüş oluştu. Nihai kararımızı vermiş değiliz, Ankara'da mı İstanbul'da mı kuralım diye. Şu ana kadar TEIAŞ'ın yüzde 30'lar civarında, Borsa İstanbul'a yüzde 30'lar civarında ve özel sektöre de pay vereceğimiz bir yapıyı kurguluyoruz. Bunun kuruluş sermayesi yaklaşık 40 milyon lira civarında olacak ve 100'ün üzerindeki özel sektör temsilciliğinin de müracaatı söz konusu. Bu yalnızca Türkiye'nin aynı zamanda bölgenin de bir borsası halinde olacaktır. Şeffaf bir rekabetçi piyasanın oluşması açısından EPİAŞ'a son derece önem veriyoruz. Merkezi ister Ankara isterse İstanbul'da olsun, bunun serbest piyasaya çok ciddi yankılarımı^ yansımalarının olacağını ve bunların olumlu manada yürütüleceğini söylemem lazım. Çalışmalarımız nihai noktasına gelmedi. Geldiğinde bunu da zaten kamuoyuyla paylaşacağız." Vergi düzenlemesinin adresi Maliye Bakanlığı Yıldız, zamla benzinin litre fiyatının 5 lirayı aşmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, bölgedeki siyasi olayların, özellikle de Mısır'daki gelişmelerin enerji arzına olumsuz etkide bulunduğunu, darbenin ekonomik yansımalarının tek tek görülebüdiğini kaydetti. Türkiye'nin eneıjiyi dövizle alıp TL ile sattığını hatırla- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından hazırlanan, "Enerj Borsası" olarak da anılan Enerji Piyasaları İşletim AŞ (EPİAŞ) Borsa İstanbul ve piyasa katılımcıları adıyla özel sektör yüzde 30'ar pay alacak, şirkette kalan yüzde 10'luk hisse ise stratejik ortaklık kurulması şartıyla Borsa İstanbul'da kalacak. TElAŞ'in yüzde 30'luk A grubu hissesinin tan Yüdız, "Bu şu demek; Türkiye hem döviz parkelerinin olumsuz olası katkılarına açık, hem de ham petrol varil fiyatlarının artısı, her ikisi beraber benzin fiyatlarının artışıyla alakalı tehdidi oluşturuyor.
Türkiye'de dolaylı vergilerin en büyük düzenleme alanlarından biri benzin ve mazottaki uygulamalar. Geçtiğimiz yıl bu sektörden 46 milyar lira civarında vergi toplanmıştı" diye konuştu. "Benzin fiyatlarının düşürülmesi için dolaylı vergilerin düşürülmesi konusunda bir düzenleme yapılabilir mi?" şeklindeki soruya da Yıldız, "Konuyu yöneten, yönlendiren Maliye Bakanımızla bunu konuşmakta fayda var" yanıtını verdi. Yıldız, uzun yıllardan beri otomatik fiyatlama mekanizmasının çalıştığım, yarısı ilerde BOTAŞ'ın ayrışma sonrası kurulacak olan Gaz Sistem İşletmecisine devredilecek, bu sayede enerji borsasının elektrik ve doğal gaz piyasasını bir arada kapsaması sağlanacak. Yeni yapıda halen yıllık 7 milyar liranın üzerinde elektrik ticaretinin yapıldığı Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezinin (PMUM), EPİAŞ bünyesinde faaliyet fiyat düşüş ve artışlarının bu şeküde yapıldığını belirterek, "Vergi ile alakalı bir düzenleme olacaksa bunun adresi Enerji Bakanlığı değildir. Bu yetki Maliye Bakanlığımızda.
 Eğer bir çalışma yapılıyorsa da Maliye Bakanlığımız yapar. Şu anda benim bu konuyla alakalı herhangi bir bilgim yok" değerlendirmesinde bulundu. 'İsteğimiz doğalgaz ve elektriğe zam gelmemesi' Bir gazetede "doğalgaza uzun vadede zam olmayacağı" ifadesinin gerçeği yansıtmadığını da dile getiren Yıldız, şunları söyledi: göstermesi planlanırken, uzun vadede çevre ülkelerin ve doğal gaz piyasasının dahil olmasıyla bu rakamın 10 kata yakın artabileceği hesaplanıyor. EPİAŞ'ta 700'ün üzerinde potansiyel müşteri şirketin yer alması beklenirken, EPDK'nın yaptığı anket sonucunda 100'e yakın şirketin EPİAŞ'a ortak olmak istediğini bildirdi, "Şu ana kadar maliyetimizdeki artışları vatandaşımıza yansıtmadık. Ama maliyetimizde bir artış olduğu kesin. Ben bunun uzun dönemde temenni etmediğimi söyledim. Hem uzun dönemde ham petrol fiyatları 108 dolarda kalmaması lazım, hem de 1,961,98'lere çıkan dolar paritesinin o noktalarda kalmaması lazım geldiğini söylemiştim. Biz her ay doğalgaz, her üç ayda bir elektrik fiyatları gözden geçiriyoruz. Benim uzun ve kısa dönemli konuşmamın doğru olmayacağını, bütün o değerlendirmelerinden sonra bunları kamuoyuyla paylaşacağımı söylemiştim. Böyle bir garanti elimizde yok. Ama bizim isteğimiz bunlara zam gelmemesi yönündedir." 'İlk çalışma alanı Kıbrıs'ın güneyinde olacak' Bakan Yıldız, Karadeniz' ve Akdeniz'de petrol aramalarının devam ettiğini belirterek, önümüzdeki dönemde özellikle Kıbrıs'ın güneyinde de yaklaşık 10 bin 500 kilometrelik bir sismik yapmayı planladıklarını kaydetti. EPİAŞ'ta 700'ün üzerinde şirketin yer alması bekleniyor

9 Kasım 2013 Cumartesi

II.Hibe Çağrısı- WWF

WWF-Türkiye, ülkemizin biyolojik çeşitliliğinin korunması amacıyla başlattığı Türkiye’nin Canı Kampanyası ile yerel sivil toplum kuruluşlarının doğa koruma projelerini hayata geçirmek için 2 Eylül’de ikinci defa hibe çağrısında bulunuyor.
Öncelikli ihtiyaç, katılımcılık, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik ve kalıcı etki yaratma gibi ölçütler ışığında değerlendirilecek olan başvurular için son tarih 29 Kasım 2013 saat 17:00. Hibe desteği almaya hak kazanan projeler, yapılacak ön değerlendirmenin ardından Seçici Kurul tarafından belirlenecek.

Türkiye’nin Canı Hibe Programı’na yapılacak başvuruların Hibe Rehberi’ne göre hazırlanması ve ilgili tüm belgelerin eksiksiz doldurularak, son başvuru tarihine kadar turkiyenincani@gmail.com ve hibe@wwf.org.tradresine gönderilmesi gerekiyor.

Hibe Rehberi için tıklayınız.

Doldurulması gereken belgeler yanda Ek-1'den Ek-9'a olmak üzere sıralanmıştır. Belgeler öncelikle bilgisayara indirilmeli, sonra gerekli yerleri doldurularak yukarıda belirtilen e-mail adresine gönderilmelidir

8 Kasım 2013 Cuma

BİNALARDA ENERJİ KİMLİK BELGESİ...Evi olanlara şok..

2017 sonuna kadar bu belgeyi almayan eski binalar, tapuda görülebilecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan bilgiye göre, EKB uygulamasıyla, binalarda enerji ve kaynaklarının verimli kullanılması, enerji israfının önlenmesi ve çevrenin korunması amaçlanıyor. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ise yeni binalara enerji kimlik belgesi zorunluluğu getiriyor.
Bu kapsamda Bakanlıkça başlatılan kentsel dönüşümle inşa edilecek binaların da bu belgesinin bulunması gerekiyor. Yeni binaların yanı sıra eski binalar için de 2017 sonuna kadar Enerji Kimlik Belgesi alma zorunluluğu bulunuyor.
Bu tarihe kadar enerji kimlik belgesi almayan binalar ise tapuda görülebilecek. Böylece enerjiyi savurarak çevreye zarar veren bu binaların satışı zorlaşacak.
120 bin bina enerji dostu
Bakanlığın verilerine göre, Türkiye'de eski binalardan 814 müstakil konut, 4 bin 371 apartman, 21 rezidansın Enerji Kimlik Belgesi bulunuyor. Yeni binalardan da 12 bin 289 müstakil konut, 95 bin 880 apartman, 678 rezidans Enerji Kimlik Belgesine sahip. Türkiye'de enerji dostu eski ve yeni binaların toplam sayısı, ticari olanlarla 120 bin 618'i buluyor. Uygulamanın ülke genelinde yaygınlaşması halide ise 6,75 milyar dolar tasarruf sağlanması bekleniyor.
Enerji Kimlik Belgesi
EKB, asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri ve ısıtma veya soğutma sistemlerinin verimiyle ilgili bilgileri içeriyor. Belgeyi, sanayi alanlarında üretim faaliyetleri yürütülen, planlanan kullanım süresi 2 yıldan az olan, toplam kullanım alanı 50 metrekarenin altında bulunan binalar, seralar, atölyeler, münferit inşa edilen depo, ardiye, ahır, ağıl gibi binalar, mücavir alan dışında kalan ve toplam inşaat alanı bin metrekareden az olanlar haricindeki tüm binaların alması zorunlu tutuluyor. Enerji Kimlik Belgesinin, binaların yapı kullanım izni alınması aşamasında ilgili idarelere verilmesi gerekiyor
.


4 Kasım 2013 Pazartesi

AB Türkiye İlerleme Raporu: Enerjide iyi düzeyde ilerleme sağlandı

ab ilerleme raporu enerji 2013
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, AB’nin 2013 Türkiye İlerleme Raporu’nun Türkçe tam metnini yayınladı. 
AB Genel Sekreterliği’nin sitesinde yer alan raporda piyasa güçlerinin etkileşimi başlığı altında şunlar yer aldı:
Yönetilen fiyatların TÜFE sepetindeki payı halen %4,5 gibi göreceli olarak düşük bir seviyededir. Ancak, sepetin %25’inden fazlasını oluşturan gıda ve alkollü ürün fiyatlarının politika ve idari kararlara duyarlılığı yüksektir. Ulaştırma ve enerji (doğalgaz ve elektrik) sektörlerinde, nihai kullanıcı fiyatlarının maliyet temelli yöntemle ilişkilendirildiği otomatik fiyat endeksleme mekanizmaları uygulanmaktadır. Bununla birlikte Hükümet otomatik fiyat endeksleme mekanizmalarını askıya alarak kullanıcı fiyatlarını belirlemeyi sürdürmektedir.
Toptan ve perakende elektrik piyasalarındaki tüketicilerin çapraz sübvanse edilmesi uygulamasında bir miktar azalma görülmüştür.
Kamu iktisadi teşekküllerinin yeniden yapılandırılması ve şeffaflığı alanında enerji üretim ve dağıtım varlıklarının özelleştirilmesi bağlamında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Kamu yatırımları genişlemeye devam ederken özel sektör yatırımlarında görülen daralma nedeniyle, özel sektörün GSYH içindeki payı bir miktar düşmüştür. 2012 yılında yatırımcıların uzun vadeli dış finansmana erişim imkânlarının iyileşmesiyle birlikte özelleştirme hızı artmış, ancak öngörülen hedeflerin gerisinde kalmıştır. Tamamlanan anlaşmalar 2011’e göre iki katına çıkarak 2,34 milyar avroya (GSYH’nin %0,4’ü) yükselmiş, ancak yine de 2005-2008 dönemi ortalamasının yarısı büyüklüğüne erişememiştir. Bir kamu bankası olan Halkbank’ın ikincil piyasa arzı toplam özelleştirme gelirinin %65’ini oluşturmuştur. Hükümetin gelen teklifleri reddetmesi üzerine otoyollar ve köprülerin özelleştirme ihalesi iptal edilmiştir. Özelleştirme ihaleleri 2013’ün başlarında özellikle enerji sektöründe devam etmiştir. Sonuç olarak, Hükümetin ana sektörlerdeki fiyat belirleme mekanizmalarına müdahalesinin sürmesi nedeniyle fiyat serbestleşmesi hususunda ilerleme olmamıştır. Özelleştirme yeniden hızlansa da göreceli olarak düşük seviyelerde kalmıştır.

Fasıl 15: Enerji

Arz güvenliği konusunda, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki Trans-Anadolu Boru Hattı Projesine (TANAP) ilişkin Hükümetlerarası Anlaşma ve eki olan Ev Sahibi Ülke Anlaşması Mart 2013’te onaylanmıştır. Türkiye ve Azerbaycan arasında Türkiye’ye doğal gaz satışı, doğal gazın Türkiye üzerinden transit geçişi ve doğal gazın Türkiye üzerinden taşınması için müstakil bir boru hattının oluşturulmasına ilişkin anlaşma, Ekim 2012’de Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmıştır. Haziran ayında, doğal gazın daha batıya dağıtımını sağlamak üzere, TANAP ile bağlantı kurmak amacıyla Trans-Adriyatik Boru Hattı Projesi (TAP) seçilmiştir. Şeffaf bir doğal gaz transit rejimi konusunda gelişme kaydedilmemiştir.
Türk Petrol Kanunu Haziran ayında kabul edilmiştir. Kanun’un amacı, hidrokarbon kaynakların etkili bir şekilde araştırılması, geliştirilmesi ve üretilmesi için Türk kıyılarının ve açık denizlerin üçüncü kişilere açılmasını sağlamaktır.
Türkiye elektrik şebekesinin, Avrupa Elektrik İletim Sistemi Operatörleri Şebekesi (ENTSO-E) Avrupa Kıtası Senkron Bölgesi ile deneme paralel işletme bağlantısı üçüncü ve son aşamasının nihai safhasındadır. Kalıcı bir senkron işletimi ile ilgili nihai bir kararın verilebilmesinden önce, Türk iletim sistemi operatörünün (TEİAŞ) geriye kalan bazı meseleleri ele alması gerekmektedir. Gürcistan ile asenkron elektrik bağlantısının inşası ileri düzeydedir.
Enerji iç piyasasına ilişkin olarak, piyasada daha fazla rekabet yaratmak ve AB Elektrik Direktifi (“üçüncü paket”) ile uyumu geliştirmek amacıyla, Mart 2013’te yeni bir Elektrik Piyasası Kanunu yürürlüğe girmiştir. Enerji iç piyasası ile genel uyum daha fazla geliştirilmiştir ve tatmin edici düzeydedir. Kanun’un uygulanmasına yönelik yönetmeliklerin çıkartılması süreci devam etmektedir; Kanun’un yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içerisinde, uygulama mevzuatının tamamı yayımlanmış olacaktır. Mart 2013’te, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), dağıtım sistemi ile toptan satış sisteminin ayrıştırılmasından kaynaklanan fiyat farklılıklarından tüketicilerin korunması amacıyla elektrik fiyatı eşitleme mekanizması oluşturulmasına ilişkin bir tebliğ yayımlamıştır.
Elektrik piyasalarındaki toptan satış işlemlerinin düzenlenmesi ve elektrik piyasası kapsamındaki faaliyetlerle ilgili finansal işlemlerde uzlaşma sağlanması amacıyla yeni bir kurum olan Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi kurulmuştur. Ancak, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) dağıtım şirketlerini izleme ve denetleme görevi, AB müktesebatına uygun olmayan bir şekilde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına devredilmiştir.
Aralık 2012’de yayımlanan “Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği”, elektrik enerjisi arz güvenliğini, ticaretini ve hizmetlerin teknik kalitesini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. 2013 yılı için, serbest tüketici eşiği 25.000 kWh’den 5.000 kWh’ye düşürülmüştür; bu da teorik anlamda piyasanın %85 oranında açılmasına denk gelmekte, 2015 yılına kadar tüm tüketicilerin serbest tüketici yapılması amaçlanmaktadır. Elektrik dağıtım varlıklarının özelleştirilmesi ile ilgili ihaleler, 2013 yılının ilk çeyreğinde tamamlanmıştır. Üretim varlıklarına ilişkin olarak, ihalelerin 2016 yılına kadar sonuçlandırılması amacıyla, özelleştirilecek tesisler (16.000 MW’lık toplam kapasiteli) ayrı portföy grupları olarak yeniden yapılandırılmıştır. 2016 yılına kadar ulusal tarifede çapraz sübvansiyon uygulanacağından, maliyet esaslı tarifeler konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.
Doğal gaz piyasasına ilişkin olarak, Ekim 2012’de, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB), “Doğalgaz Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” hakkında kamuoyuyla istişarelerde bulunmaya başlamıştır. Doğal gaz piyasasındaki evsel olmayan tüm tüketiciler, 2013 yılında serbest tüketici olmuşlardır. EPDK, bazı dağıtım bölgelerindeki perakende satışlarda uygulanacak tarife metodolojisini kabul etmiştir. EPDK, Aralık 2012’de Rusya ile olan sözleşmenin sonlandırılmasını müteakip, 6 milyar metreküplük Rus doğal gazının ithal edilmesi için dört özel sektör şirketine, teslimatlar Ocak 2013’te başlayacak şekilde ithalat lisansı vermiştir. İthal doğal gaz portföyündeki özel sektör payı %25’e ulaşmıştır. Boru Hatları leİ Petrol Taşıma Anonim Şirketinin (BOTAŞ) mevcut ithalat lisanslarının süresi, Haziran 2013’te EPDK tarafından 10 yıl daha uzatılmıştır. Bakanlar Kurulu Kararı ile ihale kapsamındaki doğal gaz bölgeleri dışında kalan uzak ve izole bölgelerde gerekli yatırımların yapılması konusunda BOTAŞ görevlendirilmiştir. Doğalgaz Piyasası Kanunu’nun gereklerini yerine getirmek üzere kontrat devri programı veya BOTAŞ’ın faaliyetlerinin ayrıştırılması konularında gelişme kaydedilmemiştir.
Yenilenebilir enerji konusunda, Enerji Sektörü Araştırma-Geliştirme Projeleri Destekleme Programına (ENAR) Dair Yönetmelikte yenilenebilir enerji teknolojilerinin geliştirilmesi de amaçlanarak değişiklik yapılmıştır. Elektrik Piyasası Kanunu, lisans başvuru sürecinin kolaylaştırılması amacıyla, rüzgâr ve güneş enerjisi ölçüm standartlarını revize etmiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarından lisanssız elektrik üretimi sınırı 0,5 MW’den 1 MW’ye çıkarılmıştır. 2012 yılı sonunda, elektriğin %27,2’si (2011 yılında gerçekleşen %26’yı aşarak) yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmiştir. Haziran 2013’te, EPDK, güneş enerjisi kaynaklarından elektrik üretimi için lisans başvurularını kabul etmeye başlamıştır. Bu konudaki talepler, onay için önerilen 600 MW’ın 15 katını aşmıştır. Uygulamaya yönelik mevzuatın kabul edilmesinin ardından, yenilenebilir enerji tesislerinin izin, belge ve lisans almalarına yönelik kolaylaştırılmış idari prosedürler, yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin hızlı bir şekilde devreye sokulmasına katkı sağlayacaktır.
Enerji verimliliğine ilişkin olarak, enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinin yetkilendirmeleri devam etmiştir. Enerji Verimliliği Strateji Belgesinde tanımlanan hedeflerin gerçekleştirilmesi için, strateji belgesinin etkili bir şekilde uygulanması amacıyla hâlâ iddialı ve koordineli bir eylem planının oluşturulması gerekmektedir. Yeni kurulan Genel Müdürlüğün kapasitesinin, mümkünse (AB’ye üye birçok ülkede olduğu gibi) açık bir koordinasyon işlevi olan etkili bir kurum oluşturularak, güçlendirilmesi için ilave çabalara ihtiyaç duyulmaktadır. Enerji Verimliliği Kanunu ve ilgili mevzuat, 2012 Enerji Verimliliği Direktifi ile uyumlu değildir.
Nükleer güvenlik ve radyasyondan korunma konularında, Mart 2013’te Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından, “Radyoaktif Atık Yönetimi Yönetmeliği” ile “Nükleer Tesislerde Serbestleştirme ve Sahanın Düzenleyici Kontrolden Çıkarılmasına İlişkin Yönetmelik” yayımlanmıştır. Türkiye, Karadeniz kıyısında yer alan Sinop’ta ikinci bir nükleer güç santralinin inşa edilmesine ilişkin ihalenin Japon-Fransız konsorsiyumuna verilmesi suretiyle nükleer programına devam etmiştir. Bu tesisin toplam kurulu kapasitesi 4.500 MW olacaktır. “Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı”nın TBMM tarafından kabul edilmesi beklenmektedir. 2005 yılında, Avrupa Topluluğu Acil Radyolojik Bilgilerin Değişimi Anlaşması (ECURIE) hakkında TAEK tarafından imzalanan anlaşma henüz onaylanmamıştır. Mevcut yönetmeliklerin AB müktesebatıyla uyumlu olduğunun doğrulanması gerekmektedir. Çerçeve bir nükleer kanununun kabul edilmesi konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.

Sonuç

Enerji konusunda iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir. Elektrik sektörünün serbestleştirilmesi ve Elektrik Direktifi ile uyum seviyesi ileri düzeydedir. Ancak, işleyen bir rekabetçi piyasa ve doğal gaz sektöründe mevzuat uyumunda ilerleme konusunda hâlâ eksikler bulunmaktadır. Kolaylaştırılmış idari prosedürler aracılığıyla, yenilenebilir enerji sektöründeki ilerlemenin hızlandırılması gerekmektedir. Enerji verimliliği ve nükleer enerji konularında, özellikle ilgili AB Direktifleriyle uyum bakımından ilave çabalara ihtiyaç bulunmaktadır. Genel olarak, Türkiye enerji alanında oldukça ileri bir uyum düzeyindedir.(Enerji Enst.)

30 Ekim 2013 Çarşamba

MÜKEMMEL TÜRKİYE İÇİN 6 SİGMA-İSRAFI ÖNLEYELİM

İsrafı Önleyen, Maliyeti Düşüren, Problem Çözen ve hata azaltan Yönetim Anlayışı
altı sigma felsefesi
altı sigma şirketlerin, karlılıklarını önemli ölçüde iyileştirmelerini sağlayan bir yönetim sistemidir. bu sistemde, fire ve kaynak kullanımı minimize edilirken müşteri memnuniyeti ve sadakatinin arttırlıması için iş süreçlerinin gözden geçirilip, iyileştirilmesi esastır.
altı sigma, şirket içerisinde yapılan herşeyde -üretimden sipariş almaya kadar- daha az hata yapılması yönünde rehberlik yapar. kalite kontrol sistemleri ticari, sanayi ve tasarım hatalarını yakalamaya ve düzeltmeye odaklanırken, altı sigma çok daha geniş manada, hataların ve firelerin bir daha hiç olmaması için süreçlerin iyileştirilmesine yönelik spesifik bir metod sunar. 
altı sigma çalişma şekli 
altı sigma stratejisinde ilk adım, sizi alışılmış düşünme şeklinden çıkartacak sorular sorulması ile atılır. bu sizin olağan gibi kabul edilen konuları gözden geçirmenize ve yeni bir yön edinmenize faydalı olur. altı sigma şirkette kötü alışkanlıkların ve bürokrasinin azaltılmasını sağlar. operasyonun içinde olan ve müşteriye en yakın kişiler, müşteri beklentilerini karşılamak için çok motive bir şekilde çalışırlar. belli ürünlerin şirket içinde yapılış şekilleri ve süratleri gözden geçirilmeye ve analiz edilmeye başlandığında, çalışanlar daha kaliteli ürünleri daha kısa zamanda nasıl yapacaklarını araştırmaya başlarlar.
altı sigma metodunun içerdiği zor sorular bizleri, rakamlar ile ölçülebilir cevaplar vermeye mecbur ettiği için, şirket içersinde kültür değişimi de başlar ve hızlanır. ve altı sigma sayesinde şirketler bir ürün veya hizmet üretimindeki her türlü süreçlerini, rakamlarını ve adımlarını gözden geçirmeye başlarlar. bunun sonucunda da şirketler, performansı yani başarıyı nasıl ölçeceklerine karar verirler, yani girdileri ve çıktıları ölçmeye başlarlar. çünkü ölçülemeyen birşey değişitirilemez.
sonuç olarak altı sigma sistematik bir soru sorma sürecidir; bu süreçte elle tutulur ve ölçülebilir cevaplar aranmakta, bu cevaplar ile de karlı sonuçlara ulaşılmaya çalışılmaktadır. 
altı sigma tanımı 
altı sigma müşteri beklentilerinin karşılanmasında mükemmele yakın bir performans hedefidir. istatiksel tanım olarak altı sigma, bir sürecin performansının milyonda 3.4 hata olasılığını aşmaması demektir. yani milyonda 3.4 'den daha az hata yapılması demektir. 
yönetimsel olarak baktığımızda ise altı sigma, şirketin, daha fazla müşteri memnuniyeti, karlılık ve rekabetçilik yönünde pozisyonlanmasını sağlayan tam bir "kültür değişimi" dir. bu sistemin uygulandığı şirketlerde yaşanan değişimi gözlemlediğimizde kültür değişimi tabirinin hiç de abartma olmadığını görebiliriz. 
altı sigma'nın en temel özellikleri müşteri ihtiyaçlarının çok iyi anlaşılması, verilere dayalı bir karar mekanizması kurulması ve süreçlerin disiplin içinde uygulanması olup, bunların sonucunda da; 
hatalar azalmakta 
çevrim süreleri kısalmakta 
stok seviyeleri düşmekte 
verimliliğin yükselerek, maliyetlerin de azalması sonucunda 
yüksek müşteri tatmini ve artan pazar payı ile birlikte karlılık artışı sağlanmaktadır ( www.israf.org)