10 Temmuz 2012 Salı

Türkiye’deki Enerji Verimliliği Çalışmaları-Bina


Türkiye'de enerjinin yaklaşık % 30’u, toplam elektrik tüketiminin ise yaklaşık % 43’ü
konutlarda kullanılmaktadır. Konut sektörü, enerji  tüketiminde sanayi sektöründen sonra
ikinci sırada yer almaktadır. Dolayısıyla binalarda enerji tasarrufuna yönelik çalışmalar, enerji
kaynaklarının etkin kullanımı açısından önemlidir.
Ancak, Türkiye’de  çok sayıdaki eski binanın enerji tasarrufuna yönelik olarak inşa
edilmeyişi, hızlı kentleşme olgusuyla yeni binaların  enerji verimliliği standartlarına uygun
olarak yapılmayışı gibi nedenlerle binalarda enerji kayıpları yüksektir. Yapılan bir çalışmada,
konutların yalnızca % 14’ünün merkezi ısıtma sistemine, % 10’unun  çatı ısı yalıtımına ve %
9’unun çift cama sahip olduğu belirtilmektedir (Turan, 2004: 93).
Türkiye’de konutlarda tüketilen enerjinin yaklaşık %  80’i ısıtma amacıyla
kullanılmaktadır. Ancak binaların ısıtmasında, enerjinin verimli kullanıldığı  söylenemez.
Yapılan bir çalışmada, Türkiye’de ısınmak için yaygın olarak soba kullanıldığı, ancak büyük
kentlerde kaloriferli binaların arttığı belirtilmektedir. Yerli olarak üretilen sobaların çok düşük
yanma verimine sahip oldukları, aynı biçimde kalorifer kazanlarında da tasarımdan
kaynaklanan verim düşüklüğünün olduğu, kalorifer kazanlarının işletimlerinden kaynaklı
verimsizlik de dikkate alındığında kayıpların daha da arttığı ifade edilmiştir (Keskin, 2000: 10).
Türkiye'de binalarda birim alanı veya hacmi ısıtmak için harcanan enerjinin  Avrupa
Birliği ülkelerine göre 2-3 kat daha fazla olması nedeniyle 1985 tarihli  binalarda ısı
yalıtımını kurallarını belirleyen Türk Standardı TS 825  güncellenmiştir. Yeni standart, 14
Haziran 2000 tarihinden itibaren zorunlu standart olarak uygulamaya girmiştir.
Ayrıca Bayındırlık ve İskân Bakanlığı yönetmeliğinin de yeni standartla paralellik
sağlayacak şekilde değiştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış ve yeni yönetmelik
(Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği) 8 Mayıs 2000 tarihinde Resmî Gazete'de  yayımlanarak
14 Haziran 2000 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Belirtilen standardın uygulanması
ile yeni inşa edilen binalarda  bina  dış kabuğundan kaynaklı ısı kayıplarının yarı yarıya
azaltılması hedeflenmektedir (EİE, 2006a).
Bu doğrultuda, 2002 yılında Almanya ile Türkiye arasında Teknik İşbirliği programı
çerçevesinde “Binalarda Enerjinin Verimli Kullanılması-Erzurum İlinde Uygulama” adlı bir
proje başlatılmıştır. EİE/UETM,  Alman Teknik İşbirliği Kurumu (GTZ) ve Erzurum
Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek proje, çeşitli bina etütleri, eğitim programları,
yasal düzenleme ihtiyaçlarının belirlenmesi, belediyelerde danışmanlık merkezlerinin
oluşturulması gibi birçok etkinlik yer almaktadır (EİE, 2006a).

Konutlarda tüketilen elektrik enerjisinin yaklaşık % 60-70’i ev aletlerinde, % 30-40’ı
aydınlatmada kullanılmaktadır. Ancak bu alanda, elektrik kullanımını azaltmaya yönelik çok
fazla çalışmanın olmadığı görülmektedir.
Elektrikli ev aletleri ve klima cihazlarının enerji verimliliğinin artırılması amacıyla
yapılan çalışmalara, klima ve beyaz eşya üreticilerine, bu üreticilerin birliklerine ve
ithalatçılarına gerekli katkılar, ilgili kamu kuruluşları ile EİE/UETM tarafından sağlanmıştır.
Bu çalışmalarla buzdolabı, çamaşır, bulaşık, çamaşır kurutma ve kurutmalı çamaşır makineleri
ile ampullerin etiketlenmelerine ilişkin yönetmelikler, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 2002
yılında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelikler,  evlerde kullanılan  buzdolabı,
çamaşır ve bulaşık makinelerinin daha az enerji tüketir hale  gelmesi hedeflenmiştir (EİE,
2006b).

Hiç yorum yok: